YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7075
KARAR NO : 2008/7700
KARAR TARİHİ : 26.12.2008
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı … Apartmanı Yöneticiliği vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, İİK’nın 67. maddesine dayalı olarak açılmış olup, icra takibine borçlu davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir.
Mahkemece, icra takip borçlusu apartman yöneticiliği hakkındaki davanın kabulüne ve Konya 7. İcra Müdürlüğü’nün 2005/3515 takip sayılı dosyasına takip borçlusunun yaptığı itirazın iptâline; davacı yararına %40 oranındaki 2.294,00 YTL icra inkâr tazminatına hükmolunmasına, dahili dava edilen 14 kişi hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş ve verilen karar, davalı apartman yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı apartman yönetiminin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Konya 7. İcra Müdürlüğü’nün 2005/3515 takip sayılı dosyası kapsamından; takip alacaklısı davacı … vekili tarafından, … Apartman Yöneticiliği hakkında adî takip yoluyla başlatılan icra takibinde, 4.470,73 YTL asıl alacak, geriye kalanı işlemiş yasal faiz ve delil tespiti masrafları olmak üzere toplam 5.736,93 YTL alacağın tahsilinin istendiği ve takip borçlusunun süresindeki itirazı sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi; takip konusu asıl alacak tutarı üzerinden itirazının iptâli istemiyle açılan davanın da bir yıllık süresi içinde olduğu saptanmış bulunmaktadır.
Davacı yükleniciyle, takip borçlusu davalı iş sahibi … Apartmanı Yöneticiliği arasında, malzemeleri davacıya ait olmak üzere, apartmanın muhtelif yerlerinin boyanması, merdiven boşluğu, balkon atık su boruları, pencere merkezleri ve dış cephe sıva tamirlerinin yapılması ile kör cephe ince sıva ve boyasının davacı tarafından yapılması için sözlü sözleşme yapıldığı tarafların da kabulündedir. Dava ve icra takibine davacı yüklenici tarafından yapılan işin bedelinin 8.970,73 YTL olduğunu bildirir ve delil tespiti incelemesi sırasında verilen 16.09.2005 tarihli bilirkişi raporu dayanak alınmış ve kabul edilen ödemelerin mahsubu ile 4.470,73 YTL alacak takip ve dava konusu yapılmıştır.
Yanlar arasında iş bedeli tutarında anlaşmazlık bulunduğundan, Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi hükmünde öngörülen yasal yönteme uygun şekilde yaptırılan inceleme sonucu sunulan 31.12.2007 günlü bilirkişi raporunda, yüklenici davacının hakettiği tüm iş bedeli tutarının 8.810,73 YTL olduğu açıklanmıştır. Davacı, icra takibinde davalı tarafından 4.580,00 YTL tutarında ödeme yapıldığı kabul edilerek mahsup yapılıp bakiye iş bedelini takip ve dava konusu yaptığına göre, 8.810,73 YTL tutarındaki toplam iş bedelinden belirtilen miktarın mahsubu halinde mahkemece 4.230,00 YTL tutarında bakiye iş bedeli alacağının istenebilir olduğu kabul edilerek bu miktar üzerinden davalı itirazının iptâline karar verilmesi gerekirken 4.470,73 YTL üzerinden itirazın iptâline karar verilmesi doğru olmamıştır.
İİK’nın 67. maddesi hükmü gereğince, davası kabul edilen takip konusu alacak üzerinden takip alacaklısı davacı yararına mahkemece icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için anılan yasa hükmünde öngörülen tüm koşulların gerçekleşmiş olması ve bu kapsamda alacağın likid yani davalı tarafından belirlenebilir olması gerekmektedir. Oysa, yukarıda da açıklandığı üzere, iş bedelinin tutarı bilirkişi incelemesi sonucu belirlendiğinden alacak, likid sayılamaz. Bu sebeple, yasal koşulları oluşmadığı halde davacı yararına yazılı şekilde ve tutarda icra inkâr tazminatına hükmolunması doğru değildir.
Diğer yandan, itirazın iptâli davası sadece takip konusu asıl alacak için açılmış olduğu halde, takip konusu işlemiş faiz ve delil tespiti masraflarına davalının itirazının iptâli ile Borçlar Kanunu’nun 104/son maddesine aykırı olarak işlemiş temerrüt faizine temerrüt faizi uygulanması sonucunu doğurur şekilde ve itiraza konu olduğu halde uygulanması gereken faiz oranı saptanmadan istenen %12 oranındaki faizin doğruluğu kabul edilerek mahkemece hüküm kurulması da kabul şekli bakımından doğru olmadığından bozma nedenidir.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde belirtilen nedenlerle davalı … Apartman Yöneticiliğinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2.) bendde açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı … Apartmanı Yöneticiliğine geri verilmesine, 26.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.