YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5695
KARAR NO : 2022/7362
KARAR TARİHİ : 25.10.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08.10.2020 tarih ve 2019/170 E. – 2020/477 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı …Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı banka ile davalı Kare Tekstil Triko San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 03.03.2010 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedildiğini ve bu şirketin ortağı olan davacının kefil sıfatıyla imzaladığı boş bir senedin bu kredi sözleşmesinin teminatı olarak davalı bankaya verildiğini, davacının hisselerini devrederek şirket ortaklığından ayrılması nedeniyle davalı bankaya keşide ettiği ihtarname ile bundan sonra kefaleti altında işlem yapılmamasını bildirdiğini, ancak kullanılan kredi borcunun davalı bankaya ödenmesine rağmen teminat senedinin iade edilmediğini ve davalı banka ile davalı Kare Tekstil Ltd. Şti. arasında yeni bir kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı bankanın yeni kredi sözleşmesinden kaynaklanan 156.994,81 TL kredi borcu nedeniyle davacıya 03.04.2012 tarihli ihtarnameyi gönderdiğini ileri sürerek davacının 03.03.2010 tarihli ve 700.000,00 TL bedelli kredi sözleşmesi nedeniyle davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti ile teminat amacıyla boş olarak verilen senedin istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Kare Tekstil Triko San. ve Tic. Ltd. Şti., …, … ve … vekili; davalıların davada taraf sıfatlarının olmadığını, istirdatı talep edilen senedin davalılarda bulunmadığını ve davacının da dava dilekçesinde davalılara yönelik bir talebinin olmadığını savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …Ş. vekili; davacının dava konusu kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davacının asıl kredi borçlusu şirketteki hisselerini devretmiş olmasının sözleşmeden doğan kefalet sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, bu sözleşmenin teminatı amacıyla boş senet verildiği iddiasının doğru olmadığını, borçluları …, …, …, …, alacaklısı Kare Tekstil Triko San. ve Tic. Ltd. Şti. olan 28.12.2011 keşide tarihli ve 03.04.2012 ödeme tarihli 280.000,00 TL’lik senedin senet alacaklısı tarafından tahsil amacıyla davalı bankaya ciro edildiğini, bu senetle ilgili talebin davalıya değil, Kare Tekstil Triko San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne yönetilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davaya konu senedin temlik cirosuyla devredilmediğini kanıtlama yükümlülüğünün davacı tarafta olduğu, davacı tarafça senedin temlik cirosu ile devredilmediğinin eldeki davada yazılı delil ile ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddine, davacı tarafın davaya konu 700.000,00 TL bedelli 03.03.2010 tarihli genel kredi sözleşmesi nedeniyle 586.225,61 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı tarafın 28.12.2011 düzenleme tarihli ve 03.04.2012 ödeme tarihli 280.000,00 TL bedelli bono nedeniyle 166.225,61 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı … Yönetimi A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, yerel mahkemenin davanın kabulüne ilişkin 2012/88 Esas – 2013/308 Karar sayı ve 24.12.2013 tarihli kararı taraflardan davalı bankanın temyizi üzerine bozulmuş olup kararı temyiz etmeyen diğer davalılar yönünden kesinleşmiş olması nedeniyle temyize konu kararın sadece davalı banka (Varlık Yönetim Şti.) yönünden tesis edilmiş bulunmasına, haklarındaki karar daha önce kesinleşen diğer davalıların tekrar karar başlığında gösterilmelerinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olmasına göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun kararın ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 1.862,30 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, (temlik alan) davalı …Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden (temlik alan) davalı …Ş.’ye iadesine, 25.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.