Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/54 E. 2008/7742 K. 29.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/54
KARAR NO : 2008/7742
KARAR TARİHİ : 29.12.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ise de miktar itibariyle duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Taraflar arasındaki uyuşmazlık 28.09.1993 tarihli asıl, 27.02.1995 tarihli ek sözleşmeler ile tarihsiz, adî protokolden kaynaklanan, davacı arsa sahiplerine ait 5 adet dairenin teslimi, 31.07.1997 tarihinden, dava tarihine kadar oluşan gecikme tazminatı ve protokol uyarınca yapılması gerekipte eksik bırakılan 6 dairenin taban tahtası bedelinin tahsili isteminden kaynaklanmıştır.
Mahkemece adî yazılı protokolün, kooperatif genel kurulunca onaylanmadığı ve BK’nın 18. maddesi uyarınca da geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Gerçekten de, BK’nın 12. maddesi uyarınca asıl sözleşmeyi esaslı şekilde değiştiren hususların geçerli olabilmesi için asıl sözleşmenin tâbi kılındığı şekle uygun biçimde yapılması gereklidir. Dolayısıyla adî yazılı protokol, tarafları bağlayıcı nitelikte değilse de, asıl sözleşmede davacı arsa sahiplerine inşaat sonunda teslim edilecek dairelerin adedi belirlenmiş, sözleşmede öngörülen miktardan fazla daire yapılması halinde ise, fazla dairelerin %15’inin arsa sahiplerine verileceği kabul edilmiştir. Dolayısıyla inşaatta fazladan daire yapıldığına göre 27.02.1995 tarihli geçerli sözleşme uyarınca en az 4 adet dairenin daha davacılara verileceğinin kabulü zorunludur. Şu duruma göre mahkemece inşaatın son durumu itibariyle kaç daire yapıldığı, asıl ve ek sözleşmeler uyarınca davacılara fazla dairelerden ne miktarının isabet ettiği belirlenmeli, asgari 4 adet dairenin davacılara ait olduğu kabul edilmeli, bunun dışında fazla dairelerden sözleşmedeki orana göre davacıların başkaca daireye hak kazanıp kazanamadıkları saptanıp dairelerin davacılara teslimine karar verilmelidir.
Ayrıca geçerli 27.02.1995 tarihli ek sözleşmede 4 adet daire de gözönünde tutularak teslim tarihi 30.08.1996 olarak belirlenmiştir. 4 adet daire dışında yapılmış fazla daire varsa inşaatın yapımı için gerekli süre bilirkişilerce belirlenmeli, 30.08.1996 teslim tarihine eklenerek teslim tarihi saptanmalıdır. Davada, 31.07.1997 tarihinden itibaren kira alacağı istenmiş ise de, bu süreye kadar olan alacak 6 adet daireye yapılacak taban tahtası ve mutfak dolaplarına karşılık talep edildiğinden bu imalâtın da gerçekleştirilip, gerçekleştirilemediği gözetilip, teslimi gereken tarih olarak saptanacak zamandan dava tarihine kadar geçecek sürenin rayiç kira bedeli belirlenerek davalıdan tahsiline karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 29.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.