Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/9628 E. 2022/15132 K. 30.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9628
KARAR NO : 2022/15132
KARAR TARİHİ : 30.11.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
No :

Dava, yaşamlarını yitiren sigortalı eş ve baba üzerinden hak sahibi sıfatıyla çift ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. 
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf isteminin kabulü ile davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davalı Kurum vekili tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının eşi …’un 04/04/2018, babası … …’ın ise 01/06/1995 tarihinde vefat ettiğini; eşinden dolayı ölüm aylığı almakta olan davacının babasından dolayı da ayrıca ölüm aylığı bağlanması için Kuruma yaptığı başvurunun kabul edilmediğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin kararlarına göre davacının hem babasından hem de eşinden dolayı aylık alma hakkının bulunduğunu belirtmek sureti ile Kurum işleminin iptali ile davacıya, eşinden dolayı almakta olduğu aylığın yanında babasından dolayı da aylık bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili, cevap dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun’un 54. ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin geçici 4/2. maddeleri uyarınca eşinden dolayı aylık alan davacıya babasından dolayı ayrıca aylık bağlanmasının mümkün olmadığını belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
“…sosyal güvenlik hakkından kaynaklanan maddi taleplerin, gerek Anayasa Mahkemesi ve gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından mülkiyet hakkı kapsamında korunduğu, davacının; mirasçısı olduğu babasının ölümü ile birlikte hak sahibi sıfatını kazandığı, ancak gerek babasının tabi olduğu ve gerekse babasından dolayı aylığın bağlanacağı 506 sayılı Kanun kapsamında babasının ölüm tarihi itibarı ile aylık bağlanma (evli olmama/boşanmış olma/ dul olma) koşuluna sahip bulunmadığı, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce ayrı tüzel kişiliklere sahip olan ………………oldukları, her bir kanunun kendi sigortalıları açısından hüküm ifade ettiği ve açıkça atıf yapılmadıkça diğer kanun hükümlerinin dikkate alınamayacağı, ilgili kanunlarda sigortalı lehine yapılan değişikliklerin gözetilmesi gerektiğini belirtir sigortalı lehine yorum ilkesi, davacının babasının 01/10/2008 tarihinden önce yaşamını yitirmiş olması ve eşinden dolayı da 1479 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlanmış bulunması nedeni ile davacıya 5510 sayılı Kanun kapsamında bağlanmış veya bağlanacak bir aylığın olmadığı / olmayacağı, babasından dolayı talep ettiği ölüm aylığının 506 sayılı Kanun hükümlerine göre bağlanması gerekeceği, 5510 sayılı Kanun’un 54. maddesinde “Bu kanuna” göre bağlanacak aylıktan bahsedildiği için 5510 sayılı Kanun’un ölüm aylığına ilişkin maddelerinin somut davada uygulama yerinin bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07/12/2021 tarih ve 2021/10-459 E. 2021/1585 K., 07/12/2021 tarih ve 2021/10-189 E. 2021/1580 K. sayılı kararlarında benimsenen görüşler, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; ölen eşinden dolayı 1479 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı alan davacının, babasından dolayı da 506 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığına hak kazandığı belirgin olup, ……………… sayılı yazı içeriği ve davanın reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde görülmemiştir…” gerekçesiyle yerel mahkeme kararı kaldırılarak, “1- … 6. İş Mahkemesinin 18/06/2021 tarih ve 2020/90 E. 2021/283 K. sayılı kararının kaldırılmasına,
2- Davanın kabulü ile; davacıya, eşi …’dan dolayı almakta olduğu ölüm aylığına ilaveten ayrıca babası … …’dan dolayı da 01/07/2018 tarihinden geçerli olmak üzere mülga 506 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine,” şeklinde karar verilmiştir.
V-TEMYİZ NEDENLERİ:
Davalı vekili, kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ
Dosya kapsamı incelendiğinde, 03.04.2018 tarihinde yaşamını yitiren sigortalı eşi üzerinden 1479 sayılı Kanun hükümleri gereğince kendisine ölüm aylığı bağlanan davacının, 01.06.1995 günü ölen 506 sayılı Kanuna tabi sigortalı babası üzerinden de ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemli işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34. maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54. maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Belirtilen açıklamalar ışığında dava dosyası incelendiğinde, babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı belirgindir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.