YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2473
KARAR NO : 2022/8018
KARAR TARİHİ : 10.11.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Aladağ Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14.01.2021 tarih ve 2019/19 E. – 2021/6 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 08.11.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av…. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kamyonu ile yük taşımacılığı yaptığını, değişik tarihlerde kooperatif adına maden, yük vs. taşıdığını, muhtelif tarihlerdeki taşıma işi ile ilgili olarak 170.007,00 TL fatura bedelinin Kooperatif tarafından ödenmemesi nedeni ile Aladağ İcra Müdürlüğü’nün 2014/50 esas sayılı dosyasından 170.007,00 TL bedelle ilamsız takip açtıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, yapılan itirazın yersiz ve hukuki olmadığını iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşıma işi ile ilgili kullanılan yakıt giderleri ve masraflar düşüldükten sonra arta kalan kısmın davacıya elden veya çek kullanmak kaydı ile ödendiğini, elden ödeme ile ilgili 2010 yılında Kooperatif Yönetim Kurulu’nun karar aldığını, buna istinaden ödemelerin yapıldığını, müvekkili Kooperatif tarafından düzenlenen TEB Bankası’na ait 67.855,00 TL çekin …’ye ciro edildiğini ve yine 20.000,00 TL TEB Bankası’na ait çekin …’ye verilmiş olduğunu, fatura bedelinden arta kalan kısmın da Ziraat Bankası kanalı ile … adına ödendiğini, 20.08.2014 tarihinde Kooperatif bünyesindeki kamyon sahiplerine bakiye borç tutarlarını gösteren mutabakat mektubu gönderildiğini ve 7 gün içerisinde mutabakat yazısına itiraz etmelerinin bildirildiğini, bu mutabakata itiraz edilmediğini, kötü niyetli olarak takip yapıldığını, …’ye borçlarının olmadığını savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatı istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının alacağının varlığı hususunda bir tartışmanın bulunmadığı, ancak davalı kooperatifin dava konusu alacakları akaryakıt bedeli olarak, banka yolu ile ve yine banka yolu ile çek ciro etmek suretiyle ödemiş olduğu, kapalı fatura bedellerinin ödemeye karine olduğu, kapalı fatura bedeli toplamı ile banka ödemeleri toplamının dava konusu alacak miktarından daha fazla olduğu, söz konusu kesilen fatura bedelinin yükün taşınmasının esas maliyetini oluşturacağı, akaryakıt ücretleri ödenmeden yük taşınmasının mümkün olmayacağı, bu nedenle alacağın ödenmiş olduğu yine ilçede geçerli ticari örf adete göre akaryakıt bedeli olarak ödemenin yapıldığı ve kısmen elden ödeme uygulamasının da bulunduğu nazara alındığında davalı ve davacının defter kayıt ve belgelerinde yapılan incelemeler de gözetilerek dosya kapsamı itibarı ile dava konusu alacağın davalı tarafından davacıya ödenmiş olduğu, davacının takip başlatmakta kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davacının açmış olduğu itirazın iptali davasının reddine, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
(1) Mahkemece Dairemizin 16.10.2018 tarih, 2016/13370 esas ve 2018/6380 karar sayılı bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyulmasından sonra alınan 13.02.2020 tarihli ek bilirkişi raporu, Dairemiz bozma ilamında açıklığa kavuşturulması istenilen hususları karşılamadığı, denetime elverişli açıklamalar içermediği, başka bir deyişle taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözer nitelikte olmadığı için hükme esas alınamaz. Bu durumda mahkemece, dava dosyasının bir bütün halinde (dava dosyasına sunulan tüm belgelerle birlikte ticari defterler de dahil olmak üzere) konusunda uzman bir bilirkişi heyetine (içinde mutlaka SMMM bir bilirkişi bulunması kaydıyla diğer iki bilirkişinin uzmanlık alanının uyuşmazlığın niteliğine göre mahkemece takdir edilerek gerektiğinde talimat aracılığıyla) tevdi edilip tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, Dairemizin 16.10.2018 tarih, 2016/13370 esas ve 2018/6380 karar sayılı bozma ilamında açıklanan hususları karşılayan, tarafların itirazlarını değerlendiren, denetime elverişli bir rapor alınarak tüm deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre davacının sair, davalının tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının sair, davalının tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harçlarının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 10/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.