YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4317
KARAR NO : 2022/8035
KARAR TARİHİ : 10.11.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27.03.2019 tarih ve 2017/451 E- 2019/134 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 19.02.2021 tarih ve 2019/1054 E- 2021/219 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Özel/02234 nolu “FEDERAL” markasının 556 s. KHK’nın 7/1-i ve 8/4 maddesi anlamında tanınmış marka olduğunun Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2008/313 K. nolu kararı ile tespit edildiğini, davalı tarafından 30. sınıfta “FEDERAL” markasının tescili amacıyla başvuruda bulunulduğunu ve bu başvurunun marka bülteninde yayınlanması üzerine müvekkili şirketçe itiraz edildiğini ve YİDK kararıyla itirazın reddedildiğini, FEDERAL ibaresinin müvekkilinin başvuruya konu 30. sınıfta da tescilli FEDERAL markası ile birebir aynı olduğunu, aynı görsel, işitsel ve fonetik özelliklerdeki davalı markasının tescil edilemeyeceğini, hedef müşteri kitlesinin ilana çıkan başvuru ve müvekkili markaları ile bağlantı kuracağını, davalı yanın marka başvurusu yapmadan önce gerekli araştırmayı yapması halinde müvekkili şirketin markalarını geniş bir şekilde kullanıldığını görmemesinin mümkün olmadığını, başvurunun iyiniyet dahilinde değerlendirilmesinin hukuken de imkansız hale geldiğini, müvekkili markasının 30. sınıfta da tescilli olduğu gerçeğinin göz ardı edilerek sadece bir sınıfta tescilli imiş ve sırf tanınmış marka olunması sebebiyle davaya konu 30. sınıftaki tescile itiraz ediliyormuş gibi gösterilerek itiraz talebinin reddine gerekçe oluşturulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek 2017-M-8712 sayılı YİDK kararının iptaline ve davalı adına tescil edilen FEDERAL markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, başvuru kapsamında yer alan mallar yönünden markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, davacı yanın “F FEDERAL” markasının tescilli olduğu 35. sınıf ile müvekkilinin başvuruda bulunduğu 30. sınıfın kapsadığı mal veya hizmetlerin birbirinden tamamen farklı olduğunu, benzer alıcı çevresine sahip olmadıklarını ve halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, mal ve hizmetlerin benzerliği hususu değerlendirilirken bu mal ve hizmetler arasındaki ilişkiyi ortaya koyan tüm ilgili faktörlerin de dikkate alınması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının 2016/01178 sayılı FEDERAL ibareli marka başvurusu ile FEDERAL ibareli davacı markalarının benzer olduğu; başvurunun kapsadığı tüm mallar (30. sınıf) bakımından markalar arasında 556 s. KHK’nın 8/1-b bendi anlamında iltibas ihtimali bulunduğu, somut olayda taraf markaları arasında çekişmeli malların tamamı bakımından iltibas oluştuğundan, 556 s. KHK’nın 8/4 maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı; ayrıca davalı markasının tescilinin, davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlamayacağı, onun itibar ve ayırt ediciliğini zedelemeyeceği ve davacı markasının tanınmışlığının tescil engeli yaratmadığı, davacı Federal Elektrik Yatırım ve Tic. A.Ş.’nin ticaret unvanının, 2016/01178 sayılı FEDERAL markası bakımından 556 sayılı KHK’nın 8/5 maddesi anlamında tescil engeli oluşturmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilleri istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Davalılar vekilleri, kararı temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 10/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.