YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1401
KARAR NO : 2022/7802
KARAR TARİHİ : 07.11.2022
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 18/12/2018 tarih ve 2018/511 E. – 2018/795 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı banka vekili ve fer’i müdahiller vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Egebank A.Ş. Şubesi’ne banka personelinin telkin ve yönlendirmesi ile para yatırdığını, paranın usulsüz olarak off-shore hesabına aktarıldığını, talep edilmesine rağmen paranın geri ödenmediğini ileri sürerek, davacının yatırdığı paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …Ş. ve fer’i müdahiller vekilleri, husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve esasa ilişkin savunmalarda bulunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile, 229.058,76 Euro’nun dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ve fer’i müdahiller vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekili ve fer’i müdahiller vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı banka vekili ve fer’i müdahiller vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, fer’i müdahil TMSF harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 07/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava konusu 448.000.00 DEM 22.12.1999 tarihinde Egebank off-shore hesabına aktarılmış,
Dava 11.03.2015 tarihinde açılmıştır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.04.2022 tarih ve 2021/7 esas, 2022/2 karar sayılı kararı ile “mudilerin off-shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tesbitinde off-shore hesabına aktarma tarihinin esas alınması” gerektiği içtihat edilmiştir.
Eldeki davanın hukuki dayanağının Haksız Fiil sorumluluğu olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 72 maddesinde “tazminat isteminin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüğünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve herhalde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı, ancak tazminatın ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğması durumunda bu zamanaşımını uygulanacağı” öngörülmüştür.
22.04.2022 tarihli Y.İ.B.K ile zamanaşımın başlangıcının ne şekilde belirleneceği içtihat edildiğinden, uyuşmazlıkta artık TBK 72.maddesinde düzenlenen azami 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması mümkün değildir.
Egebank A.Ş yöneticilerinin off-shore bankacılığından kaynaklanan eylemleri nedeniyle ceza davalarının açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu halde somut uyuşmazlıkta, zamanaşımı yönünden eylem suç teşkil ettiği için ceza zamanaşımının uygulanması gerekmektedir.
Banka yöneticilerinin yargılandıkları davalara ilişkin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararlarının getirtilerek suç tarihinde yürürlükte bulunan mülga 765 sayılı TCK 102 ve 104/2 maddesi hükümlerine göre hukuk davası zamanaşımının belirlenmesi gerekmektedir.
Davalı Banka yanında Fer’i müdahil olarak davaya katılan TMSF ve davalı banka cevap dilekçelerinde zamanaşımı def’ini ileri sürdükleri gibi, davanın kabulü üzerine kararı davalı banka yanında temyiz eden fer’i müdahil temyiz dilekçesinde zamanaşımı def’ini tekrarla kararı temyiz etmiştir.
Fer’i müdahil TMSF vekilinin zamanaşımına yönelik temyiz itirazının 22.04.2022 tarihli İ.B.K kapsamında değerlendirilerek yerel mahkeme kararın bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu yöne ilişkin temyiz isteminin reddi isabetli değildir.