Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7499 E. 2022/8132 K. 21.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7499
KARAR NO : 2022/8132
KARAR TARİHİ : 21.11.2022

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.07.2021 tarih ve 2021/158 E. – 2021/260 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından duruşmalı, davalı TPMK vekili tarafından ise duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 44.020.- TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun’la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı şirketin 2016/05669 sayılı “TORKU MİLLİ YOĞURT” ibareli marka başvurusunun, tüketiciler nezdinde davalının Türkiye’nin milli yoğurt üreticisi olduğu veya davalı tarafından üretilen yoğurtların Türkiye’nin milli yoğurtları olduğu kanısını uyandıracağı ve bunun tüketiciler için yanıltıcı olacağını, “milli” ve “yoğurt” kelimelerinin ticarette herkes tarafından kullanılabileceğinden kimsenin tekeline bırakılamayacağı, markada yer alan “torku” kelimesinin ise markayı ayırt edici hale getiremediği dolayısıyla bu ibarenin marka olarak tescil edilemeyeceğini, dava konusu marka başvurusunun haksız rekabete neden olacağından davalı tarafın kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 15.03.2017 tarih ve 2017-M-1706 sayılı YİDK kararın iptaline, marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili tarafından yapılan marka başvurusunun bir bütün olarak algılanması gerektiğini, markanın esaslı ve ayırt edici unsurunun “Torku” kelimesi olduğunu, “milli” ve “yoğurt” kelimelerinin ise tamamlayıcı unsur olarak yer aldığını, haksız rekabete yol açmadığını, “milli” ve “yoğurt” kelimelerinin herkes tarafmdan kullanılabilecek olmasının tescil engeli oluşturmadığını, “torku” markasının tanınmış marka olduğunu ve seri markaları bulunduğunu, marka başvurusunun kötüniyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, somut davada davalının başvuru markasının asıl unsuru “TORKU” ibaresi olmakla birlikte, bu ibareye eklenen “milli yoğurt” ibaresinin başvuru kapsamında bulunan ürünlerin Türkiye’de üretilen milli ve yerli üretim olduğu hususu ile bu ürünlerin sadece davalı tarafından üretildiği yönünde halkı yanıltıcı nitelik taşıdığının görüldüğü, yanıltıcı işaretlerin ise hem KHK m. 7/1-c ve 7/1-f hükümleri hem de SMK 5/c-f hükümleri uyarınca esas veya tali unsur ayrımı yapılmaksızın marka olarak tescili mümkün olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’nun 2017-M-1706 sayılı kararının iptaline, 2016/05669 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istekleri halinde aşağıda yazılı 37,90 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 21.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.