YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13111
KARAR NO : 2023/269
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ihalenin feshi yönelik şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacının reddine ve 1.255.000,00 TL nin %10 oranında para cezasının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuru nedenlerinin kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında ihalenin feshine ilişkin şikayetin reddine ve şikayet konusu 20 numaralı bağımsız bölümün ihale bedeli olan 1.255.000,00 TL’nin %5’i oranında 62.750,00 TL para cezasının davacı borçludan tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;
1.Müvekkilinin ilgili takip dosyası ile görülen takibin borçlusu olduğunu, takip dosyasından … ili, … İlçesi … Mah. 1391 Ada 1 Parselde kayıtlı kayıtlı 20 no’lu bağımsız bölümün 25.06.2020 tarihinde 1. Açık arttırmada …’na ihale edildiğini,
2. Müvekkilinin takip borçlusu olduğundan İİK’nın 134 maddesi gereğince ihalenin feshi davası açabilecek kişilerden olduğunu,
3. İlgili icra dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, icra müdürlüğünce 10.07.2019 tarihli bilirkişi raporu ile taşınmazın kıymet takdirinin yapıldığını, müvekkilinin taşınmazına biçilen değerin o mevkideki emsal taşınmazların değeriyle karşılaştırıldığında düşük olduğundan yasal süre içerisinde 16.10.2019 tarihinde … 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/850 esas sayılı dosyası ile kıymet takdirine itiraz davasının açıldığını, işbu dava kapsamında 01.11.2019 tarihinde bilirkişi heyetince keşif yapıldığını ve 08.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin 1.500.000,00 TL olarak belirlendiğini,
4.Yapılan işbu keşifte kıymet takdirine itiraz edilen dairenin içi görülmeden, taşınmaza girilmeden, taşınmazın gerçek değerinin tespit edildiğini, bu şekilde taşınmazın gerçek değerinin tespitinin mümkün olmadığını, kıymet takdirine itiraz davasında yapılan keşif esnasında ihale konusu dairenin gezilmediğini,
5. İlgili raporda her ne kadar daire ile ilgili bilgilerin apartman görevlisinden alındığı belirtilmiş olsa da, bilgiyi veren apartman görevlisinin beyanına istinaden düzenlenen rapor ile taşınmazın gerçek değerinin tespit edilemeyeceğini, apartman görevlisinin ilgili taşınmazın iç dekorasyonuna, evin iyi durumda olup olmadığına, tadilat yapılıp yapılmadığına ve dairenin fiziki şartlarına muttali olmasının mümkün olmadığını, inşa tarihi yeni olmayan binalarda satış rakamına etki eden en büyük faktörün ilgili gayrimenkulün tadilatlı olup olmadığı, tadilatlı ise içinde kullanılan malzemenin kalitesi ve işçiliğin kalitesi olduğunu, davaya konu gayrimenkul 40 yıllık bir apartmanda bulunmasına rağmen iç dekorasyonu itinayla yapıldığını, tadilatta 1. kalite malzemenin kullanıldığını ve günümüz dekorasyonuna uygun şekilde modernize edildiğini, dairenin sadece apartman görevlisinin beyanları ve dışardan görülerek değerlendirilmesi ile satışa esas alınan kıymet takdiri yapılmasının hatalı olduğunu,
6. Mahkemece bu hususları değerlendirmeden kıymet takdirine konu gayrimenkule yapılan keşifte eksik bırakılan hususları değerlendirmeden karar verdiğini, taşınmazın değerinin usulünce tespit edilmediğini, kıymet takdirine ilişkin kararlar kesin olduğundan bu itirazların ancak ihalenin feshi aşamasında incelenebilecek itirazlardan olduğunu, taraflarınca kıymet takdirine itiraz edildiği halde icra mahkemesi’nce yapılan keşif ve hazırlanan bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden, taşınmazın gerçek değeri usulünce tespit edilmediğinden ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekilinin cevap dilekçesinde; davacı tarafından ikame olunan ihalenin feshi davasında davacı tarafın ileri sürdüğü fesih sebeplerinin her türlü fiili ve kanuni mesnetten yoksun ve yalnızca takip sürecini uzatmaya yönelik olduğunu, yapılan ihalenin usul ve yasaya uygun olup davacının iddia ve taleplerinin yapılan icra takibini sürüncemede bırakmaya dönük olup iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, İİK’nın 134. maddesinde ihalenin feshi nedenlerinin teker teker belirtilerek gösterilmediğini, sadece ihalenin B.K.nun 226.maddesinde yazılı, satış ilanı tebliğ edilmemiş olması, satılan malın esaslı niteliklerindeki hata ve ihaledeki fesat nedenleriyle ihalenin bozulabileceğini, ihalenin bozulma nedenlerinin ihaleye fesat karıştırılmış olması, artırmaya hazırlık aşamasındaki hatalı işlemler, ihalenin yapılması sırasındaki hatalı işlemler, alıcının taşınmazın önemli nitelikleri hakkında hataya düşürülmüş olması şeklinde sınırlı olarak sıralandığını, müvekkilinin alacaklısı bulunduğu icra dosyasında ve satış işleminin gerçekleştirildiği tüm işlemlerin usulüne ve yasaya uygun olduğunu, yapılan işlemler yönünden hiçbir usulsüzlüğün bulunmadığını, icra dosyasından hazırlanan kıymet takdirinin düşük olduğundan sebeple … 18. İcra Hukuk Mahkemesi 2019/650 esas sayılı dosyası ile davacılar tarafından kıymet takdirine itiraz davasının ikame edildiğini, bilirkişi tarafından hazırlanan rapor neticesinde değerinin 1.500.000,00 TL olduğunun belirlendiğini, kıymet takdirine konu taşınmazın her ne kadar içerisi incelenememiş olsa bile o dönemin şartlarına göre emsal taşınmazın bilgisini bilirkişinin 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/650 Esas sayılı dosyasına ibraz etmiş olduğunun göz ardı edilmemesinin gerektiğini, raporun hazırlandığı sırada aynı sitede bulunan başka bir 120 m2 büyüklüğündeki taşınmazın yaklaşık bedelinin 1.150.000,00 TL olduğunu göz önüne alındığında ilgili taşınmazın kıymet takdirinin yerinde olduğu sonucunun ortaya çıktığını, satışa konu taşınmazın içerisine girilmeden yapılan kıymet takdirinin gerçek değerini tespit etmediği iddiasının tek başına ihalenin feshi nedenini oluşturmadığını, açılan davanın yerinde olmadığını, reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ihale alıcısı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde; açılan davada ihalenin feshi için ileri sürülen sebeplerin yasal dayanaktan yoksun hukuki süreci uzatmaya yönelik kötüniyetli iddialar olduğunu, icra dosyası ile yapılan tüm işlemlerin yasal prosedüre uygun olarak gerçekleştirildiğini, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere icra müdürlüğü tarafından yapılan kıymet takdirine davacı borçlu tarafından … 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/ 850 esas sayılı dosyasında açılan dava ile itiraz edildiğini, mahkeme tarafından gayrimenkulün değerinin tespiti için belirlenen keşif gününde incelemenin yapıldığını davacının iddialarının incelendiğini ve 01.11.2019 tarihinde bilirkişi heyetince keşif yapılarak 08.01.2019 tarihli raporunda taşınmazın değerinin 1.500.000,00 TL olarak belirlendiğini, davacının kendi açtığı davada talebi üzerine belirlenen keşif gün ve saatinde ihtara rağmen gayrimenkulü incelemeye hazır olarak bulundurmamasının keşfin yapılmasını bilinçli olarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen 24.05.2022 tarihli son kararı ile (davacının davasının reddine ve 1.255.000,00 TL nin %10 oranında para cezasının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmiştir.
Özetle; mahkemece anılan istinaf kararı doğrultusunda taşınmazın değerinin tespiti için mahallinde keşif yapılarak ve taşınmazların içi de görülerek bilirkişiler … ve …”tan rap alınmıştır. Bilirkişiler 07.04.2022 tarihli raporunda sonuç olarak; dava konusu … İli, … İlçesi, Kütür (…) Mah. 1391 ada, 1 parsel numaralı taşınmazda bulunan 20 bağımsız bölümün bütün özelliklerinin dosya içerisinde bulunan belgelerin tamamının incelenmesinde, taşınmazın satışa esas olan bilirkişi raporunun 1.500.000,00 TL olduğunun tespit etmişlerdir. Alınan bu rapor ayrıntılı ve gerekçelidir. Dosyadaki bilgilere uygundur. … 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/650 esas sayılı dosyasından yaptırılarak keşif sonucu olanan raporda da taşınmazın değeri de 1.500.000,00 TL olarak tespit edildiğinden ve taşınmazın değerinde farklılık olmadığı anlaşıldığından davacının davası yerinde görülmeyerek, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde … (asıl/vekili) istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılması ile ihalenin feshine ilişkin şikayetin reddine, şikayet konusu 20 numaralı bağımsız bölümün ihale bedeli olan 1.255.000,00 TL’nin %5’i oranında 62.750,00 TL para cezasının davacı borçludan tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmiştir.
Özetle;
1. Mahkemece kıymet takdirine itiraz üzerine verilen kararın kesin olduğu ve kıymet takdirinde usulsüzlük bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine dair verilen karar, süresinde yapılan kıymet takdirine itiraz nedeni ile mahkemece yeniden keşif yapılarak bilirkişi raporu alınması ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle Dairenin 22.09.2021 tarihli 2021/2393 Esas – 2241 Karar sayılı kararı ile HMK’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırıldığı,
2. Mahkemece, Daire kaldırma kararından sonra yapılan keşif neticesinde aldırılan bilirkişi kurulu raporunda; bu defa taşınmazın içine girilerek tespitler yapılmış, ancak taşınmazın ilk rapor tarihindeki değerinin 1.500.000,00 TL olduğu görüşü bildirildiği,
3. Somut olayda, asıl borçlu şikayetçi ve ipotek veren taşınmaz maliki hakkında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibinde şikayet konusu 20 numaralı bağımsız bölüm için 28.06.2019 tarihli keşif neticesinde hazırlanan 10.07.2019 tarihli raporda taşınmaza 1.400.000,00 TL değer takdir edildiği, borçlunun kıymet takdirine itirazı üzerine mahkemece 01.11.2019 tarihinde gerçekleştirilen keşifte taşınmazın içine girilmeden 1.500.000,00 TL değer takdir edildiği, söz konusu rapora yargılama sırasında şikayetçi tarafından itiraz edildiği ancak ihalede … bu değerin esas alındığı, taşınmazın 25.06.2020 tarihli artırmada 1.255.000,00 TL bedel ile 3.kişiye ihale edildiği,
4. Bu durumda icra müdürlüğünce yaptırılan kıymet takdirine süresinde itiraz edilmesi üzerine taşınmazın içine girilmeden değerleme yapılmış olması nedeni ile ihalenin feshi aşamasında yeniden incelenmesi gereken itiraz dikkate alınarak yapılan keşif neticesinde hazırlanan yeterli nitelikteki bilirkişi raporunda taşınmazın satışa esas alınan değerinde değişiklik olmadığının tespit edildiği anlaşılmakla istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği,
5. Her ne kadar bilirkişi raporunda, 28.06.2019 keşif tarihi yerine 10.07.2019 rapor tarihi itibari ile değerleme yapılmış ise de aradaki sürenin kısa olması nedeni ile anılan husus sonuca etkili görülmediği,
6. Dairece kamu düzeni gereği re’sen yapılan incelemede başkaca fesih nedeni de bulunmadığı,
7. Fakat; para cezası yönünden ise 7343 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile 2004 sayılı İİK’ya eklenen Geçici 18. Maddenin son fıkrasında; İİK’nın 134. maddesindeki ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hükmün, Bölge Adliye Mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Buna göre anılan düzenlemeler uyarınca verilecek para cezasının her somut olayın özelliğine göre mahkemece takdir edilmesi gerekmektedir.
Dairece 7343 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler uyarınca yapılan değerlendirmede; ölçülülük ilkesi dikkate alınarak mahkemece işin esasının incelenerek istemin reddine karar verilmiş olması nedeni ile ihale bedeli üzerinden mahkemece verilen %10 yerine %5 oranında para cezası verilmesi gerektiği şeklinde gerekçe oluşturulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yine ihale konusu taşınmazın içine girilmeden dışarıdan inceleme ile rapor oluşturulduğu, kaldı ki ihalede tüm sürecin hukuka uygun olması gerektiği, itirazları doğrultusunda rapor alınmadığı ve sair aynı talepleri ile gelerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etti.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK 134 ve sair ilgili mevzuat.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararı sonrası alınan 07.04.2022 tarihli raporda ihale konusu taşınmazın içine girilerek rapor oluşturulduğu açıkça görülmektedir.
3. Öte yandan kamu düzenine de aykırılık mevcut değildir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.