Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2007/1971 E. 2008/3761 K. 06.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1971
KARAR NO : 2008/3761
KARAR TARİHİ : 06.06.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacı ve davalı Kooperatif ile ….vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat …ile davalılar vekili avukat … dahili davalı Bolu Belediye Başkanlığı vekili avukat …. Diğer dahili davalı gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, tazminat istemi ile açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili ile davalı kooperatif ve …vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı arsa sahibi murisi Duygun Leblebicioğu ile davalı yüklenici kooperatif arasında düzenlenen daire karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşa edilen dava konusu blok arsa sahiplerine teslim edilmiş, kısa süre sonra meydana gelen depremde ağır hasar görmüş, daha sonra da verilen yıkım kararı sonucu yıkılmıştır. Davacı arsa sahipleri bu davada yüklenicinin teslim sonrası ayıba karşı tekeffül sorumluluğuna dayanarak bu davayı açmışlardır.
Bolu Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1999/487-456 D.İş tesbit dosyasındaki bilirkişi raporunda, binanın deprem hesabı yapılmadan inşa edilmesi ile kötü ve yetersiz işçilik nedeniyle ağır hasar gördüğü ve daha sonra da yıkıldığı bildirilmiştir. Davacılar tarafından tesbit dosyasındaki bilirkişi raporuna dayanılarak dava açılmış, davalı olarak kooperatif ve Metin Aşçıoğlu gösterilmiş ve 107 milyar TL. (107.000,00 YTL) imalât bedeli olarak tazminat istenmiştir. Davalı Metin Aşçıoğlu vekili müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, yönetim kuruluna yardımcı olmak üzere oluşturulan emanet komisyonunda görev aldığını, bu davada Metin Aşçıoğlu’na husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını beyan etmiştir. Davalı kooperatif vekili ise kusurun davacılarda olduğunu, kooperatifin inşaatı tamamlayıp teslim ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Bina yıkılmış olduğundan İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi’ne talimat yazılarak dosya üzerinden bilirkişi raporu alınması yoluna gidilmiş, İTÜ İnşaat Fakültesi öğretim üyeleri İlhan Eren, M.Emin Savcı ve Hasan Engin verdikleri rapor ve ek raporda tesbit dosyasındaki bulguları tekrarlayarak kusur dağılımını belirlemişler, 2000 yılı fiyatları ile yıkılan binanın yapım bedelinin 118.988.519.790 TL. (118.988,51 YTL) olduğunu bildirmişlerdir. Bilirkişi raporunun tesbit dosyasındaki raporu doğrulamasına rağmen mahkemece üçüncü ve dördüncü bilirkişi raporları alınmıştır. Her iki rapor da dosya üzerinden verilmiştir. Bu raporlar da tesbit dosyası esas alınarak hazırlanmıştır. Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri verdikleri rapor da inşaatın yıkılmasından dolayı teknik elemanlara ve diğer ilgililere sorumluluk yüklenemeyeceğini bildirmişlerdir. Son raporu veren Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim üyeleri eksikliklere ve hatalara değinmekle beraber yapının sadece bir elamanının depremde önemli derecede hasar gördüğünü, binanın beklenilen performansı sergilediğini bildirmişlerdir.
Tesbit dosyasındaki bilirkişi raporu binanın yıkılmasından önce yapılan keşif sonucu düzenlenmiştir. Diğer raporlar ise dosya üzerinden verilmiştir. Dosya içerisinde bulunan fotoğrafların değerlendirilmesi sonucunda da, bu raporlarda belirtildiği gibi binayı ayakta tutan kolonlardan birisinin çatladığı görülmüştür. Ayrıca çevrede bulunan diğer binaların da yıkılmadığı anlaşılmaktadır. Binanın yıkılmadan önceki durumunu gören tesbit dosyasındaki keşif sırasında hazır olup, rapor veren bilirkişidir. Bu bilirkişi binanın depremde ağır hasar görmesinin nedenlerini ayrıntılı olarak açıklamıştır. Aynı görüşler dosya üzerinden rapor veren İTÜ’den seçilen bilirkişi kurulu tarafından da doğrulanmıştır. Son bilirkişi heyeti de raporlarında binanın yapılmasındaki eksiklik ve hatalara değinmişlerdir. Bütün bu raporların birlikte değerlendirilmesinden, binanın yapımındaki hata ve eksikliklerin sonucu depremde ağır hasar gördüğü, daha sonra da bu nedenle yıkıldığı sonucuna varılmaktadır. Mahkemece bu durum gözden kaçırılarak, binanın imara, yönetmeliğe ve projeye uygun olarak yapıldığı, binanın yapımında hata bulunmadığı, davalıların kusurlarının olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Davacı arsa sahipleri tarafından davada Metin Aşçıoğlu’na da husumet yöneltilmiştir. Metin Aşçıoğlu’nun kooperatif üyesi olduğu, yönetim kuruluna yardımcı olmak üzere oluşturulan emanet komisyonunda çalıştığı anlaşılmaktadır. Davalı Metin Aşçıoğlu’nun açıklanan bu konumu binanın yıkılmasından sorumlu tutulmasını gerektirecek nitelikte değildir. Bu nedenle davalı Metin Aşçıoğlu yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalı yönünden de davanın esastan reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Davacılar vekili 06.12.2003 günlü dilekçesi ile Bolu Belediye Başkanlığı ile Mansur Şen’in davaya dahil edilmesi isteminde bulunmuş, bu istek üzerine adı geçenlere dahili davalı olarak davetiyeler çıkarılmıştır. Dahili dava yolu ile davalı sayısının çoğaltılması mümkün değildir. Bu davalılar hakkında harcı yatırılarak açılmış bir dava bulunmamaktadır. Bu durumda davalılar Bolu Belediye Başkanlığı ile Mansur Şen’in davalı sıfatlarının bulunmadığı dikkate alınarak, değerlendirmenin buna göre yapılması gerekir.
Tazminat davalarında birden fazla sorumlu bulunması durumunda zarar görenler bunların hepsi veya birisi hakkında dava açabilirler. Bunların kusur durumları kendi iç ilişkilerini ilgilendirir. Zarar görenlere karşı hakkında usulüne uygun şekilde dava açılan kişi veya kişiler sorumlu olur. Somut olayda da davacılar vekili müştereken ve müteselsilen istekte bulunduğuna göre davanın tarafı olan davalılar yönünden yapılan açıklamalar dikkate alınarak karar oluşturulması gerekir.
Mahkemece yapılacak iş, davalı Metin Aşçıoğlu yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinden, bunun dışında dosyanın tek davalısı olarak hakkında usulüne uygun şekilde dava açılan kooperatif hakkında gerekli değerlendirme yapılarak karar oluşturulmasından ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, kararın 2. bent uyarınca davacılar, 3. bent uyarınca davalılar yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacılara, 550,00 YTL vekâlet ücretinin de davacılardan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 06.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.