Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/3252 E. 2007/1225 K. 27.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3252
KARAR NO : 2007/1225
KARAR TARİHİ : 27.02.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili ve davalı …vekili gelmedi. Davalı … Teks.Plas.San.Tic.A.Ş. vekili avukat … …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, İİK.nun 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptâli istemiyle açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki resmi senet fotokopisinden, dava konusu dubleks dairenin 09.12.1999 tarihinde 43.000.000.000 TL. bedelle ve davacı bankanın koydurduğu 60.000.000.000 TL. ipotekle yükümlü olarak, davalı borçlu şirket tarafından diğer davalı …’e satıldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi tarafından satış tarihi itibariyle dairenin değeri Bayındırlık ve İskân Bakanlığı 1999 yılı birim maliyetine göre 26.419.653.510 TL. olarak hesaplanmıştır. Mahkemece bedel farkı yokluğu ve davacı banka lehine ipotek bulunduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalılar vekilleri tarafından dosyaya konulan cevap dilekçelerinden, borçlu şirket ortakları ile davalı …’in tanıştıkları, ahbaplıklarının olduğu, taşınmazın satışına ilişkin 09.12.1999 tarihli resmi senette satış bedeli 43.000.000.000 TL. yazıldığı halde, peşin ödenen satış bedelinin 10.000.000.000 TL. olduğu anlaşılmaktadır. Davalı …vekili satış bedelinin 85.000.000.000 TL. olduğunu, peşin ödenen dışındaki bedelin senede bağlandığını belirtmişse de, bu savunmayı doğrular senetler veya teslim belgesi dosyaya konulmamıştır. Davacı banka ile davalı borçlu şirket arasındaki 03.05.2001 tarihli borcu taksitlendirme anlaşmasında belirtilen 21.099.083.029 TL.lık bir taksitin davalı …tarafından ödendiği konusundaki savunma, ödemenin …tarafından yapıldığını gösterir bir belge ile kanıtlanmamıştır. Bir taksitin davalı …tarafından ödendiğine ilişkin davalı borçlu şirket vekilinin beyanına da, davalılar arasındaki tasarrufun mal kaçırmaya yönelik olduğu iddiası karşısında değer verilmemiştir.
Dava konusu taşınmazın tapu kaydında davacı banka lehine 60.000.000.000 TL.lık ipotek varsa da, 08.09.2000 tarihinde başlatılan icra takibinde borç miktarının 217.859.366.784 TL. olması ve icra takip tarihinden itibaren işleyen faiz dikkate alındığında, davalı borçlu şirketin borç miktarının ulaştığı durum değerlendirilerek, ipotek miktarının borcu karşılamaktan uzak olduğu, mahkeme kararındaki bu yöne ilişkin gerekçeye itibar edilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davalı borçlu şirket ortakları ile davalı …arasındaki ahbaplık, birbirlerini iyi tanımaları, tapu kaydında yazılı satış bedeli dahi ödenmeden satış işleminin gerçekleştirilmiş olması karşısında, davalı …’in borçlu şirketin içinde bulunduğu mali durumu bildiği, İİK.nun 280/I. maddesindeki iptâl şartlarının oluştuğu, tasarrufun iptâlinin gerekli olduğu (icra takibine konu borç ve fer’ileri toplamını geçmemek kaydıyla), mahkemece bu hususlar gözden kaçırılarak, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, davacı duruşmada vekille temsil edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 27.02.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.