YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5222
KARAR NO : 2007/8378
KARAR TARİHİ : 28.12.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı avukatı gelmedi. Davalı vekili avukat …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı.Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü
K A R A R
Davada, davacı yüklenicinin davalıya ait…. 4.Etap 1.Kısımda bulunan VIM-004 numaralı villanın iç ve dış inşaat ve dekorasyon işlerini, davalının kiracısı ….ile yapılan sözleşme uyarınca yaptığı ileri sürülerek toplam 18.945,08 YTL iş bedelinin davalıdan tahsili istenmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 14.324,00 YTL iş bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davaya dayanak alınan tarihsiz-adi yazılı ve toplam 30.475,00 YTL iş bedelli sözleşme, dava dışı … ile davacı şirket arasında imzalanmıştır. … iş sahibi; davacı ise yüklenicidir. Sözleşmede gösterilen villanın yine sözleşmede belirtilen işlerin yapımı kararlaştırılan götürü bedelle davacı tarafından yüklenilmiştir. Sözleşme kapsamına göre de, iş bedeline mahsuben … tarafından yüklenici davacıya 11.800,00 YTL ödendiği anlaşılmaktadır.
Davalının kiracısı olduğu bildirilen sözleşmenin tarafı …’in davalının temsilcisi olduğu kanıtlanmadığı gibi; somut olayda Borçlar Kanunu’nun 410 ve izleyen vekâletsiz iş görmeye ilişkin hükmünün uygulanmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Bir subjektif hak, kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi hakkında dava açılabilir. Somut olayda, iş bedelinin eser sözleşmesinin tarafı olan dava dışı …’den istenebileceği düşünülmeden, davalı hakkındaki davanın pasif husumet yönünden reddi yerine; mahkemece, yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre de; ıslah yolu ile artırılan dava konusu alacağa ıslah tarihi yerine dava tarihinden itibaren mahkemece temerrüt faizi uygulanması doğru değildir.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, kararın davalı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden 550,00 YTL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 28.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.