Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2007/6491 E. 2007/7747 K. 04.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6491
KARAR NO : 2007/7747
KARAR TARİHİ : 04.12.2007

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

K A R A R

Dava, BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptâli istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı iş bedelinin 2.500,00 YTL olduğunu iddia etmiş ise de bu hususu usulüne uygun bir şekilde kanıtlayamamıştır. Bu nedenle iş bedelinin BK’nın 366.maddesi gereğince yapıldığı yıl mahalli rayiçlerine göre saptanması gerekir. Mahkemece bu konuda herhangi bir araştırma, inceleme yapılmadan iş bedeli 2.500,00 YTL olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır.
Bundan ayrı davacı icra takibinde asıl alacak ile birlikte işlemiş faiz toplamı üzerinden tahsil tarihine kadar faizde talep etmiştir. Mahkemece itirazın iptaline karar verilmiş olmakla BK’nın 104/III.maddesine aykırı olacak şekilde faize faiz yürütülecek şekilde hüküm kurulmuş olması ve davalı icra takibinden önce usulünce temerrüde düşürülmediği halde faizin icra takip tarihinden başlatılması yerine daha önceki bir tarihten başlatılmış olması da usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
O halde mahkemece yapılacak iş, mahallinde keşif yapılmak suretiyle imalâtın yapıldığı 2004 yılı mahalli rayiçlerine göre iş bedeli belirlenerek bu bedele takip tarihinden itibaren faiz yürütülecek şekilde hüküm kurulmasından, alacağın miktarı alınacak bilirkişi raporu ile belirlenmiş olacağından davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesinden ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 04.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.