Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/4471 E. 2007/1079 K. 21.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4471
KARAR NO : 2007/1079
KARAR TARİHİ : 21.02.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı-k.davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-k.davacı kooperatif vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı … İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, davasında; … sahibi SS … Konut … Kooperatifi’nin inşaatını yaptığını ve düzenlenen hakedişlerin tarafların yetkili temsilcilerince imzalandığını ve (234.000,00)YTL tutarındaki … bedeli tutarını içerir 05.02.1999 tarihli fatura düzenlenip davalı kooperatife tebliğ olunduğunu ve itiraz edilmeden kooperatif kayıtlarına alındığını; ancak … bedelinin (110.826,00) YTL tutarındaki kısmının ödenmediğini ve bu sebeple, belirtilen (011) numaralı fatura dayanak alınarak, … 9.İcra Müdürlüğü’nün 1999/4085 takip sayılı dosyası üzerinden adi takip yoluyla hakkında başlatılan icra takibine kooperatifin haksız olarak itirazda bulunması sonucu, takibin durduğunu ileri sürerek, davalı kooperatifin icra takibine vaki itirazının iptalini istemiştir.
Davalı-k.davacı kooperatif ise, karşı davasında; … 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 1999/1449 D…. sayılı dosyası üzerinden yaptırılan delil tespiti sonucu, davacı-k.davalı şirkete (79,718,00) YTL fazla ödeme yapılmış olduğunun ve ayrıca eksik-kusurlu işler bedelinin (750,00) YTL tutarında bulunduğunun saptandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulduğunu açıklamak suretiyle belirtilen toplam alacağın (20.000,00) YTL tutarındaki kısmının davacı-k.davalı şirketten tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı-k.davalı şirketin davasının kısmen kabulü ile (109.428,25) YTL takip konusu alacak üzerinden takip borçlusu davalı kooperatifin itirazının iptaline, 05.02.1999 tarihinden itibaren %80 oranını aşmamak üzere değişen oranlarda işleyecek reeskont faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına; karşı-davacı-davalı kooperatifin davasının reddine karar verilmiş ve davalı-k.davacı kooperatif vekilince verilen karar temyiz edilmiştir.
Yanlar arasındaki … 18.Noterliğince doğrudan düzenlenen 21.12.1993 tarih ve 44506 yevmiye numaralı ve Borçlar Yasası’nın 355.maddesi hükmünde tanımlandığı üzere, niteliğince bir “eser” sözleşmesi olan “Düzenleme Suretiyle İnşaat Sözleşmesi”ni davacı-k.davalı şirket yüklenici, davalı-k.davacı kooperatif ise … sahibi sıfatıyla imzalamışlardır. Yüklenici şirket, yanlar arasındaki sözleşmede belirtilen taşınmazlara, sözleşmedeki koşullarla 76 konutluk betonarme karkas inşaatı yapmayı, bedel karşılığı yüklenmiştir. Sözleşmenin kapsamına ve dolayısıyle koşullarına yönelik olarak taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.
İcra takip alacaklısı davacı şirket tarafından icra takibine dayanak alınan 05.02.1999 tarihli ve (011) numaralı fatura, kooperatifi temsilen başkan … ile yönetim kurulu üyesi … ve yüklenici şirketi temsilen de … tarafından imzalanan 08.01.1999 günlü ve “1998 yılında yapılan İmalât hakediş raporudur” başlıklı belge kapsamına göre düzenlenmiştir. Ancak fatura (234,000,00)YTL tutarında olup kooperatifçe (123.174,00) YTL ödeme yapıldığı kabul edilerek mahsubu ile (110.826,00) YTL takip konusu yapılmıştır. Kooperatif, son hakediş olarak nitelendirilen 08.01.1999 tarihli belgenin, 28.02.1999 tarihinde yapılan Kooperatif Genel Kurulunca ibra edilmeyen yönetim kurulu başkanı ile üyesinin davacı tarafla danışıklı olarak düzenlenip imzalandığını ve bu nedenle kooperatifi bağlayıcı olmadığını ve hatta fazla ödeme yaptığını ve yükleniciye borcu bulunmadığını; yüklenici şirket ise 08.01.1999 günlü belgenin bağlayıcı olduğunu ve itirazsız kabul edilen faturanın da kesinleştiğini ve takip konusu tutarda alacaklı olduğunu ileri sürmektedirler. Mahkemece de, 08.01.1999 tarihli hakediş belgesinin doğruluğu ve fatura kapsamının da itirazsız kesinleştiği kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Davalı-k.davacı kooperatif, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa tabi bir “…” kooperatifidir. Anılan yasanın 55/1 maddesi gereğince, kooperatif yönetim kurulu kanun ve anasözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetlerini yöneten ve onu temsil eden icra organıdır. Buna göre, kooperatifi yönetim kurulu temsil eder. Kooperatifi temsile yetkili yönetim kurulu ve dolayısıyla şahıslar, kooperatif namına onun amacının gerektirdiği bütün hukuki işlemleri yapabilir. 1163 sayılı Kanunun 59/1.maddesinde öngörülen bu kurala göre, temsil yetkisi kooperatifin amacıyla sınırlıdır. Aynı Yasanın 4/1.maddesinin ikinci bendi gereğince kooperatifin amacı ve çalışma koşullarının anasözleşmesinde gösterilmesi; 3/1.maddesi uyarınca da anasözleşmenin kooperatif merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilânı zorunludur. O halde, denilebilir ki, temsile yetkili yönetim organının ve
dolayısıyla temsile yetkili kişilerin, kooperatifin amacı ve çalışma alanı ile sınırlı işlemleri geçerli olacaktır ve bu hukuki işlemler, kooperatifin tüzel kişiliğini bağlayacaktır. Çünkü, kooperatifin amaç ve konu dışında fiil ehliyeti yoktur. Davalı-k.davacı kooperatifin amacının “ortakların konut ihtiyaçlarını karşılamak” olduğu anasözleşmesinin 6.maddesinde açıklanmıştır. Kooperatif yönetim kurulunun da, öngörülen amacın gerçekleşmesi için gereken özen ve dikkati ve kooperatifin başarısı ve gelişmesi yolunda bütün gayretini gösterme yükümlülüğü 1163 sayılı Kanunun 62/1.maddesi hükmü gereği olup; bu hüküm Türk Ticaret Kanunu’nun 20/2.maddesinde öngörülen “basiretli bir … adamı gibi hareket etme kuralını yönetim kurulu içinde” tekrarlamaktadır. Özetle açıklanan bu hukuksal çerçeve dahilinde somut olaya dönülerek yanlar arsındaki uyuşmazlığın değerlendirilmesi halinde denilebilir ki, 08.01.1999 tarihli ve son hakediş olarak nitelendirilen ve kooperatifi temsile yetkili kişilerin imzaladığı belge, kooperatifin amacı sınırları dahilinde yapılan bir hukuki işlem olarak kabul edilebilir ise, kooperatif tüzel kişiliğini bağlayacaktır; aksi halde, bağlayıcı olmayacaktır. Belgenin kooperatifi bağlayıcı olmadığını yasal delillerle, kooperatif tüzel kişiliği kanıtlamakla ödevlidir. Çünkü, temsile yetkili yönetim kurulunca 08.01.1999 tarihli hakediş imzalanmış olduğuna göre; sözleşmenin aksine ve yapılan işi belirleyen hakediş belgesine karşı ileri sürülen muvazaaya dair iddialarını ispat külfeti Kooperatife düşer (Y.15.H.D. 26.05.1993 tarih, E.93/6219 ve K.1993/2563 s. kararı)
Yönetim organının temsil yetkisinin sınırlarını aşarak hukuki işlem yaptığını ve dolayısıyla tüzel kişiliğini bağlayıcı olmadığını, kooperatif her türlü yasal delil ile kanıtlayabilir. Mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucu, dosya kapsamına sunulan 11.09.2001 günlü bilirkişi kurulu raporunda; yüklenici şirketin, inşaatın %39.42 oranındaki kısmını yaptığı ve bedelin %37,27’lık kısmını tahsil ettiğini ve … bedelinden (21.233.508.000) TL. alacaklı olduğu; 29.11.2002 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, yapılan imalâtın %39.42 oranında ve bedelinin %36’sını almış bulunduğu ve (33.775.924.715) TL. alacaklı olduğu ve nihayet fesih tarihi itibariyle de kooperatifin, yüklenici şirkete (40.404.968.000) TL. Fazla ödeme yaptığı açıklanmıştır. 25.05.1999 ve 04.08.1999 günlü delil tespiti raporlarında da inşaatın fiziki gerçekleşme oranının %39,42 olduğu bildirilmiştir. Delil tespiti incelemesi sonucu verilen 04.08.1999 tarihli raporda da yüklenici şirketin kooperatiften (18.171.067.200) TL. alacaklı olduğu belirtilmiştir. Tüm bu bilirkişi kurullarınca yapılan inceleme sonucu; yüklenici şirketin yaptığı işin tüm işe olan oranının %39,42 olduğu ve hak ettiği … bedelinin dava ve takibe dayanak alınan 08.01.1999 günlü belgede gösterilen tutarda olmadığı ve ödenmeyen … bedeli alacağının da dava olunan miktardan çok az olduğu ortaya çıkmaktadır. Bilirkişi incelemesi sonucu verilen bilirkişi ya da bilirkişi kurulu raporu takdiri delildir. Özel ve teknik bir bilgiyi gerektiren konularda, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına mahkemece karar verilmesi gerekir (HUMK. madde
275). Nitekim, mahkemece de gerekli görüldüğü için az yukarıda belirtilen bilirkişi kurullarına inceleme yaptırılmıştır. Bilirkişinin oy ve görüşü hakimi bağlamaz ise de, hakimin, çözümü özel veya teknik bilgiye gerek duyulan hallerde bilirkişi görüşünü bir yana iterek genel ve hukuki bilgisiyle uyuşmazlığı sona erdiremez. Bilirkişi kurulu raporları, toplanan tüm delillerle birlikte değerlendirilerek, 08.01.1999 günlü belgenin kooperatifi temsilen imzalayanların yetkilerini aşmaları sonucu ve kooperatifin amacının sınırları dışında yapılan ve dolayısıyla onu bağlayıcı bir hukuki işlem olup olmadığının takdiri gerekirken; bilirkişi kurullarının oy ve görüşleri bir yana bırakılarak, sözü edilen belgenin doğruluğunun kabulüyle mahkemece, yüklenicinin davasının yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Oysa, dava dosyası kapsamındaki tüm deliller ve bilirkişi raporları incelendiğinde; kooperatifi temsilen 08.01.1999 günlü belgeyi imzalayanların, kooperatifin amacının en ekonomik koşullarla ortaklarını konut sahibi yapmak olduğunu gözetmeden ve dolayısıyla basiretli bir … adamı gibi hareket etmeden yetkilerini aşarak belirtilen hukuki işlemi yapmış oldukları ve yüklenicinin de gerçek durumu bildiği ve sonuçta kooperatifi bağlayıcı olmadığı sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, davacının dava ve icra takibine dayanak gösterdiği açık fatura ve bu faturaya süresinde davalı tarafından itiraz edilmemesi, faturada gösterilen işin yüklenici tarafından tamamen yapıldığının ve faturadaki miktarda … sahibinin borçluluğunun kanıtı olarak kabul edilemez (Y.15.H.D. 25.10.1990 gün, E.90/1160 ve K.90/4358). O halde, Türk Ticaret Kanunu’nun 23/2. maddesi gereğince, tebliğinden itibaren sekiz gün içinde muhatabın itiraz etmemesi sonucu kapsamının bağlayıcı olabilmesi için, öncelikle yanlar arasında faturada gösterilen … ya da işlerin yapımı konusunda bir akdi ilişkinin kurulmuş ve işinde yapılmış olduğunun davacı tarafça yasal delillerle kanıtlanması gerekir. Somut olayda ise, sonradan fesih olunsa da; “eser” sözleşmesi niteliğinde yanlar arasında akdi ilişki kurulduğu sabit olduğu halde, fatura konusu tüm işin yapılmadığı, yukarıda açıklandığı üzere, davalı tarafça kanıtlanmaktadır. Bu hukuksal sebeple, takibe dayanak alınan faturanın kapsamının tümden bağlayıcı olduğunun mahkemece kabulü de doğru olmamıştır.
Kabul şekli bakımından da; Borçlar Yasası’nın 101/1. maddesi gereğince, icra takip tarihinden itibaren kooperatif, borçlu temerrüde düşürüldüğü halde, mahkemece fatura tarihinden itibaren yüklenici alacağına temerrüt faizi yürütülmesi de doğru olmadığından bozma nedenidir.
Mahkemece yapılacak …; yüklenici şirketin 1995 yılı içinde inşaatın yapımına başladığı ve %39,42 oranında … yaptığı; uzlaştırıcı ve kabule elverişli olması itibariyle 29.11.2002 tarihli bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek, yüklenici şirketin davasının kısmen kabulü ile icra takip konusu alacağın (33.775.924.715) TL. kısmı üzerinden borçlu
davalı kooperatifin vaki itirazının iptâline; bu asıl alacak miktarına icra takip tarihinden itibaren değişen oranlarda gözetilerek %80 oranını aşmamak üzere reeskont faizi uygulanmasına, davası kabul edilen takip konusu alacak, likid olmadığından ve dolayısıyla İİK.nun 67. maddesindeki yasal koşullar oluşmadığından yüklenicinin icra inkâr tazminatı ile fazlaya ilişkin isteminin reddine karar vermekten ibaret olmalıdır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden, yüklenici davacı şirketin davasının yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte belirtilen nedenle davalı-karşı davacı kooperatifin sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bentte açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı-karşı davacı kooperatif yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-k.davacıya geri verilmesine, 21.02.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.