Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/2940 E. 2008/6302 K. 24.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2940
KARAR NO : 2008/6302
KARAR TARİHİ : 24.10.2008

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve davacının temyiz dilekçesinin süresi dışında, davalının temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava sözleşmenin feshi ve tahliye istemine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekili 29.01.2008 havale tarihli dilekçesi ile temyiz isteminde bulunmuş ise de; temyiz dilekçesinin defterine kaydı olmadığı gibi temyiz harcının yatırılmadığı ve 14.01.2008 tebliğ tarihine göre 8 günlük temyiz süresi geçtiğinden temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalının temyiz itirazlarına gelince, dava her ne kadar kira kontratosu başlıklı 14.08.2002 gün, 20536 yevmiye nolu kira sözleşmesinin feshi ve tahliye istemli olarak açılmış ise de; sözleşme içeriği ile 06.11.2003 gün 30462 yevmiye nolu düzeltme beyannamesi ve tüm dosya kapsamına göre yanlar arasındaki hukuki ilişkinin yap-işlet-devret sözleşmesi niteliğinde olduğu ve uyuşmazlığın yapım aşamasında ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Dava HUMK’nın 8/II-1 maddesinde sayılan kira sözleşmesine dayalı akdîn feshi ve tahliye davası değildir. Yap-işlet-devret sözleşmesindeki yapım akdînin feshi ve mülkiyete dayalı elatmanın önlenmesi davasıdır. Bu nitelikteki davaların değere göre Sulh veya Asliye Mahkemelerinde görülmesi gerekir. Eldeki davada bu konuda değerlendirme yapılmamış ise de sözleşme yapılan ve tahliye talep edilen yer ve üzerinde yapılan imalâtın dava tarihi itibariyle değerinin Sulh Hukuk Mahkemesinin görev sınırı olan 5.490,00 YTL’den çok fazla olduğu ortadadır. Bu durumda mahkemece dava değerine göre davaya bakmak Asliye Hukuk Mahkemesinin görevinde kaldığından res’en görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu yönden bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2.) bent gereğince davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 24.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.