YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10748
KARAR NO : 2006/12911
KARAR TARİHİ : 09.11.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda murise ait soyisim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, murisi … …’in malik olduğu 47 pafta 2708 ve 2712 parsel sayılı taşınmazların kayıtlarında murisin “…” yazılan soyisminin “…” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, ancak hükümde çekişme konusu parsellerin numaraları yerine ada (pafta) numaralarının yazılmış olması nedeniyle davacı vekilinin 20.7.2006 tarihli dilekçesi ile bu yönde tavzih istemesi üzerine mahkemece bu istek de kabul edilerek, hükümde doğru olan parsel numaraları yazılmak suretiyle tavzih yolu ile düzeltme yapılmış, davalı vekilinin hükmü ve tavzih kararını temyize getirmiştir.
HUMK.nun 388.maddesinde bir kararın kapsamı gereken hususlar belirtildikten sonra 389. madde ile de, kararda iki tarafa yükletilen görev ve verilen hakların şüphe ve tereddüdü gerektiryecek biçimde açık olarak yazılması öngürülmüştür.
Hüküm fıkrası, kararın esası olup, kanunda “hüküm” kelimesi yalnız hüküm fıkrası için kullanılmıştır. Bu nedenle mahkemece, hüküm fıkrasında mahkemenin neye karar verdiği açıkça yazılmalıdır. Hüküm fıkrası çok açık ve infazı mümkün olmalıdır.
Mahkeme kararının hüküm fıkrasında çekişme konusu parsel numaralarının açıkça gösterilmemiş olması veya ada (pafta) numaralarının parsel numarası gibi yazılması infaz sırasında yanlışlık ve karışıklık yapılmasına sebebiyet vereceğinden, bu şekilde hüküm kurulması HUMK.nun yukarıda açıklanan 388 ve 389.maddelerine aykırıdır.
Ayrıca, hangi hallerde bir hükmün tavzihinin istenebileceği de HUMK.nun 455.maddesinde yazılıdır. Buna göre, açık olmayan veya çelişik, yani birbirine aykırı fıkralar içeren hükümlerin tavzihi (açıklanması) istenebilir. Bu yol ile dava edilen veya verilen hükümde, hüküm edilmeyenin yeni bir karar ile hükme katılabilmesi olanaksızdır. Bu açıklamaya göre az yukarıda söylendiği gibi HUMK.nun 388 ve 389.maddelerine aykırı olan hükmün tavzih yolu ile de düzeltilmesine olanak bulunmadığından hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Diğer yandan, bu tür davalarla tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Zabıta araştırması sonucunda düzenlenen tutanakta çekişme konusu taşınmazların bulunduğu köyde … … ve … … adında birden fazla kişilerin olduğu yönündeki cevap üzerine mahkemece Nüfus Müdürlüğü aracılığı ile gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan, bu hususta tanıkların beyanı alınmadan yetersiz tanık beyanlarına dayalı ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 9.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.