YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7780
KARAR NO : 2022/8386
KARAR TARİHİ : 28.11.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29.06.2021 tarih ve 2021/268 E. – 2021/472 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 01.04.2014 tarihinde “Patates Üretimi ve Satınalma Sözleşmesi’nin akdedildiğini, daha sonra işbu sözleşmenin devamı niteliğinde 23.12.2014 tarihli protokolün akdedildiğini, 01.04.2014 tarihli sözleşmede davacının net 4.000 ton patatesi davalıya teslim etmeyi taahhüt ettiğini, ancak teslim edilmesi gereken tohum miktarının davacıya teslim edilmediği gibi, teslimi yapılan tohumların da kalitesinin düşük olduğunun hasat zamanı ortaya çıktığını, davacının teslim etmesi gereken patates miktarının tespitinde, ikame bedel miktarının, kuraklık ve aşırı yağışların göz önünde bulundurulmadığını, bu nedenle davacının sözleşmedeki mucbir sebep maddesi gereğince sorumlu olduğundan fazla miktarda patates teslimine zorlandığı gibi, fahiş ikame bedel de ödemek zorunda kaldığını, ilk sözleşmenin devamı niteliğinde olan 23.12.2014 tarihli protokolün teminat mektubunun bozdurulması tehdidi altında imzalandığını, bu protokol gereğince, davacının sorumluluk miktarının 1.686 ton olarak belirlendiğini, bu seferde aşırı yağışların ürün kaybına yol açtığını, bu nedenle 913 ton ürünün davalıya teslim edildiğini, kalan kısım için ise iklimsel faktörler sebebi ile %50’lik kısım düşüldükten sonra kalan 285 ton için davacı şirketten 240.935,50 TL ikame bedel tahsil edildiğini, oysaki, yeni dönem için 1.686 ton üzerinden %50’lik iklimsel kaybın hesaplanması gerekirken eksik kalan 571 ton üzerinden hesaplama yapıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 240.935,50 TL’nin, ödeme tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 01.04.2014 tarihli sözleşme gereğince taahhüt ettiği 4.000 ton patatesten 2.886 tonluk kısmını eksik teslim ettiğini, eksik kalan patatesin ise yalnızca 1.686 tonluk kısmının ifası için taraflar arasında protokol akdedildiğini, protokolde ilk sözleşme uyarınca teslim etmeyi taahhüt ettiği net 4.000 ton patatesten 1.686 tonunun davacının kendi kusuru ile eksik teslim ettiğini kabul ettiğini, taraflar arasındaki protokolde davacının 1.484 tonluk patates teslim taahhüdünde bulunduğunu, ancak bunun sadece 913 tonluk kısmını teslim ettiğini, bu nedenle kalan 571 tondan aşırı yağış durumu gözetilerek Türkiye avarajı %30 olmasına karşın iyi niyetli bir tutumla %50’si düşülerek eksik ton miktarı 285 ton kısmın taraflarınca spot piyasadan temin edildiğini ve ikame bedelin davacıya yansıtıldığını, davacıya teslim edilen tohumların ayıplı ve kalitesiz olmadığını, üründeki kaybın davacının kusurundan kaynaklandığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak, 23.12.2014 tarihli protokolde davacının teslim etmesi gereken patates miktarının 1.484 ton olarak belirlendiği, ancak davacının davalıya 913 ton patates teslim ettiği, 571 ton eksik teslimat yapıldığı, davacı tarafından teslim edilmeyen 571 ton üründen iklim koşullarının verdiği üretim kaybının %50 olduğunu kabul ederek bu miktardan %50 düşülerek eksik verildiği tespit edilen 285 ton ürünün bedelinin davalı tarafından talep edildiği, istinaf mahkemesince teslimi gereken sözleşmede belirtilen tüm patates miktarı yönünden %50 indirim yapılacağı talebi tarafların serbest iradeleriyle düzenlenen 23.12.2014 tarihli protokol hükmüne açıkça aykırıolduğu, kaldı ki davalı tarafından düzenlenen 26.06.2015 tarihli 240.935,50 TL bedelli faturayı davacının ticari defterine kaydettiği, davacının kendi ticari defterindeki bu kayıt alacağın teşkili açısından karine teşkil ettiği, tarafların arasındaki protokol hükümleri ve tarafların ticari defter ve belge kayıtları dikkate alındığında davanın reddinin gerektiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 28/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.