Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/1493 E. 2008/5030 K. 22.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1493
KARAR NO : 2008/5030
KARAR TARİHİ : 22.07.2008

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, 10.05.2006 günlü tutanakta taahhüt edilen kira bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptâli, icra takibinin devamı ve icra inkâr tazminatı istemleriyle açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile dava dışı arsa sahipleri ve yüklenici … arasındaki 21.04.2006 tarihli düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesini yüklenici … vekili olarak davalı … imzalamıştır. Bu sözleşmenin 22. maddesinde süresinde inşaatın bitirilmemesi durumunda rayiç kira bedeli üzerinden gecikme tazminatı ödemesi kararlaştırılmıştır. Davalı … ile davalı arsa sahibi …’ün imzalarını taşıyan 10.05.2006 günlü tutanakta ise, arsa sahibine ait gecekondunun yıkılması nedeniyle inşaat bitimine kadar aylık 250,00 YTL kira ödeme taahhüdünde bulunulmuştur. İcra takibine dayanak yapılan 10.05.2006 günlü kira tutanağı başlıklı belgenin incelenmesinden, bu belgenin … tarafından vekili olduğu yüklenici … adına imzalandığı sonucuna varılmaktadır. İcra takibine dayanak yapılan 10.05.2006 günlü tutanak adi yazılı olup, yüklenicinin sorumluluğunu artırdığından ve asıl sözleşmenin tabi olduğu şekle uygun olarak yapılmadığından geçerli kabul edilemez. Ayrıca davacı ile dava dışı diğer arsa sahipleri ile yüklenici … vekili … arasında imzalanan 15.01.2007 günlü fesihnamede sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiği ve tarafların birbirlerini ibra ettikleri yazılıdır. Sözleşmenin karşılıklı olarak feshi ve tarafların birbirlerini ibra etmeleri nedeniyle de kira bedelinin davalıdan istenmesi mümkün görülmemiştir.
Davalı … yüklenici …’ye vekâleten hareket ettiğinden ve yukarıda açıklandığı şekilde 10.05.2006 tarihli kira tutanağını da … vekili olarak imzaladığı sonucuna varıldığından, bu davada vekil olan …’ye husumet yöneltilmesi mümkün değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre de, icra takibinden önce davalı temerrüde düşürülmediği halde işlemiş faiz yönünden de itirazın iptâline karar verilmesi ve BK’nın 104/son maddesine aykırı şekilde faize faiz yürütülmesini yaratacak şekilde hüküm oluşturulması da bozma nedenidir.
Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.