Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/2382 E. 2007/611 K. 06.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2382
KARAR NO : 2007/611
KARAR TARİHİ : 06.02.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalı … vekili avukat … …. Davalı Aliye … vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptâline ilişkin olup, mahkemece borcun doğduğu tarihten önce tasarrufun yapıldığı ve diğer takip borçlusunun aciz halinde bulunmamasından dolayı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı banka ile davalı …’in ortağı bulunduğu … S.A. şirketi arasında 01.08.1996 tarihinden itibaren başlayan sözleşmelerle kredi kullandırılmış ve zaman içinde bu krediler davalı … tarafından imzalanan senetlerle devam ettirilmiştir. Bu sözleşmede bankaya yatırılan aktif mal varlığının sahibinin … olduğu kabul ve imza edilmiştir. Esasen icra takibine konu 01.04.2004 tanzim tarihli senedin de şirketin bankaya olan borcunun ödenmesi amacıyla düzenlendiği
uyuşmazlık konusu değildir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacı bankanın alacağının 1996 yılından itibaren başladığının kabulü zorunludur. 25.05.2001 tarihinde …’e devredilen dava konusu taşınmazın, adı geçene hibe edildiği tartışmasızdır. Devir tarihinde 7 yaşlarında olan bu kişinin taşınmaz edinecek malvarlığının bulunmadığı da davalıların kabulündedir. Diğer yandan borçlu … hakkında aciz hali de gerçekleşmiştir. Diğer takip borçlusunun malvarlığının bulunması davanın reddi için gerekçe olamayacağından ve iptâl davasının tüm koşulları dava konusu olayda gerçekleştiğinden, mahkemece davanın kabulüyle tasarrufun iptâline karar verilmesi yerine davanın reddi doğru olmamıştır. Öte yandan dava şartından dolayı reddedilen davada maktu vekalet ücreti yerine nispî vekalet ücreti takdiri de doğru olmamış, kararın belirtilen sebeplerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 500,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak vekille temsil edilen davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 06.02.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.