Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/5726 E. 2022/6338 K. 27.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5726
KARAR NO : 2022/6338
KARAR TARİHİ : 27.10.2022

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Çorum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.12.2019 tarihinde verilen dilekçeyle mera parseline el atmanın önlenmesi ve kal talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 23.03.2021 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından talep edilmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.

KARAR
Dava, mera parseline el atmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, davalının, Hazineye ait 1370 parsel sayılı mera vasıflı taşınmazın 7506,54 m2’lik kısmına, ev yapmak ve tarla olarak kullanmak suretiyle, müdahalede bulunduğunu ileri sürerek el atmanın önlenmesine, taşınmaz üzerindeki muhtesatın kal’ine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili tarafından çok uzun yıllardır nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla kullanılan bu yerin mera olmasının mümkün olmadığını, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından müvekkiline yapı kayıt belgeleri verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, el atmanın önlenmesine, yapılar için yapı kayıt belgesi verildiği gerekçesiyle kal talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davacının davasının kabulüne, davalının, 1370 parsel sayılı meranın fen bilirkişisinin 16.12.2020 tarihli raporunda A, B ve C harfleri ile gösterilen toplam 7.665,21 m2 miktarındaki alana el atmasının önlenmesine, aynı raporda A harfi ile gösterilen alanda yer alan yapıların (ev, tandır, kuruluk) kal’ine karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2) 6100 sayılı HMK’nın 353/b-2. maddesinde; “Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir”. 359/2. maddesinde; “Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükümlerine yer verilmiştir.
İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu kanısına varırsa, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verir (HMK m.353/b-1).
İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararındaki maddi hataların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak (HMK. m. 360, m. 183) aynı kararı verir; yani istinaf başvurusunun esastan reddine karar verir (Karş: İYUK m. 45/3, c.2).
İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu halde, istinaf mahkemesi aşağıdaki kararları verebilir;
a) İlk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesi,
b) İlk derece mahkemesi kararının düzeltilmesi ve davanın esası hakkında karar verilmesi (Prof. Dr. Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, Ekim 2016 s. 698).
Öte yandan, HMK’nın “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilam harçları yargılama giderleri arasında sayılmış, “Yargılama Giderlerinden Sorumluluk” başlıklı 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanununa ekli (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı alınacağı, Bölge Adliye Mahkemelerinin tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları için de bu oranda karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmış ve aynı Kanunun 16. madde düzenlenmesi ile de temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tabi olacağı öngörülmüştür.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28/09/2018 tarih, 2018/2 Esas, 2018/8 sayılı Kararının gerekçesinde ise; düzelterek onamanın yargılama giderlerinden olan onama harcı bakımından bozma kararı niteliğinde olması, aslında bozulması gereken bir kararın, bozma sebebinin yeniden yargılamayı gerektirmeyecek mahiyette görülmesi nedeniyle Yasanın verdiği takdir yetkisine istinaden onanmasına karar verilmesi, bunun yanında onama kararlarında harç alınacağına yönelik yasal bir düzenleme bulunmaması karşısında, düzelterek onama kararlarında onama harcı alınmayacağı görüşü benimsenmiştir.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Dava konusu kararda Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların istinaf talebi değerlendirilerek, yapı kayıt belgesinin kullanıma yönelik olup başka bir hak vermediğinden bu belgeye değer verilerek yıkım isteminin reddedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur. Ancak, ilk derece mahkemesi gibi işin esası ile ilgili hüküm oluşturarak davacının davası kabul edilmiş, hüküm sonucunun 2. maddesinin d. bendinde hüküm altına alınan miktar üzerinden nispi harcın davalıdan alınarak Hazineye ödenmesine karar verildiği halde, hükmün 5. bendinde sanki ilk derece mahkemesi kararı doğru ve geçerliymiş gibi, başka bir ifadeyle ilk derece mahkemesi kararı tasdik edilmiş gibi hükmün 2. maddesinin (d) bendindeki karar ve ilam harcı miktarı kadar, mükerrer olacak bir şekilde istinaf harcının davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını Yargıtay gibi düzelterek onayamadığından, düzeltme işlemini ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp geçersiz hale getirdikten sonra ve yeniden hüküm tesisi suretiyle gerçekleştirdiğinden, ilk derece mahkemesi kararı tasdik edilmediği için istinaf harcına hükmedilmesi mümkün değildir. Bölge Adliye Mahkemesi tasdik etmediği bir karar için istinaf harcı alamaz. Ancak bu kararla hem ilk derece mahkemesi sıfatıyla hüküm altına aldığı miktar üzerinden nispi karar ve ilam harcına hükmetmekte, hem de ilk derece mahkemesi kararını doğru bularak tasdik etmiş gibi mükerrer harç almaktadır.
Taraflardan birisinin istinaf talebinin kabulü ve yeniden hüküm kurulması işlemi, aslında başlı başına bir istinaf yargılaması işlemidir. Bölge Adliye Mahkemesi bu aşamada işin esası ile ilgili hüküm verdiğinden, hüküm altına alınan miktar üzerinden nispi harca hükmedilmeli ve ayrıca hükmün başka bir bölümünde istinaf yargılamasına yönelik mükerrer ve çelişkili hüküm kurulmamalıdır.
Açıklandığı üzere, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf harcı olarak davalıdan mükerrer harç alınmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus kararın bozulmasını gerektiriyor ise de, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bent uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 02/06/2021 tarih, 2021/1133 Esas ve 2021/1116 Karar sayılı ilamının hüküm sonucunun “2.” maddesinin “d” bendinin ve “5.” maddesinin hükümden çıkartılmasına, hüküm sonucuna 5. madde olarak “5- Davalıdan alınması gereken 17.650,19 TL nisbi harçtan peşin alınan 4.412,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.237,69 TL harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,” cümlesinin eklenmesine, HMK’nın 370/2. maddesi gereğince Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi hükmünün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 27/10/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.