YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14718
KARAR NO : 2022/15926
KARAR TARİHİ : 01.12.2022
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 12. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : YETKİ TESPİTİNE İTİRAZ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 1. … Mahkemesi
Taraflar arasındaki yetki tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.
Davalı … vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de davanın niteliği gereğince kanunda ivedi şekilde sonuçlandırılması öngörüldüğünden duruşma isteminin reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve dava dosyası için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Sendikanın 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu … Sözleşmesi Kanunu’nun (6356 sayılı Kanun) 42 nci maddesinde yer alan yasal düzenleme gereğince … Sağlık Bilimleri Üniversitesine ait … sicil No.lu işyerinde toplu … sözleşmesi imzalamak üzere çalışan işçi çoğunluğunun tespiti için 30.09.2019 tarihinde yetki tespit başvurusu yaptığını, davalı Bakanlığın müvekkilinin yetki tespit başvurusuna 11.03.2020 tarihli ve 2577800 sayılı olumsuz yetki tespit yazısı ile cevap verdiğini, olumsuz yetki tespit yazısının 13.03.2020 tarihinde taraflarına tebliğ edildiğini, olumsuz yetki tespitinin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye (696 sayılı KHK) ve Yargıtayın yerleşik içtihatlarına açıkça aykırı olduğunu, 696 sayılı KHK kapsamında istihdam edilen işçilerin işkollarının geçiş öncesi hangi işkollarından bildirilmiş ise aynı işkolundan bildirilmesi gerektiğini, davalı Kurumun geçiş öncesi genel işler işkolundan bildirilen işçileri ilgili düzenlemelere aykırı şekilde ticaret, büro, eğitim ve … sanatlar işkolundan bildirdiğini, ilgili düzenlemelere aykırı bildirim nedeniyle müvekkili Sendikanın toplu … sözleşmesi imzalayamadığını, işçilerin toplu … sözleşmesi güvencesinden mahrum çalıştığını, davalı Bakanlığın olumsuz yetki tespiti nedeni ile müvekkili Sendika üyesi işçilerin toplu … sözleşmesi yapma hakkından yoksun kalacaklarını, çalışanların toplu sözleşme hakkının temel bir insan … olduğunu, sendika hakkının bir tarafını örgütlenme özgürlüğü oluştururken, diğer tarafını ise serbest toplu pazarlık ve toplu sözleşme hakkının oluşturduğunu, davalı Bakanlığın 6356 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi gerekçe gösterilmek sureti ile müvekkili Sendikaya verilen olumsuz yetki tespitinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle 11.03.2020 tarihli ve 2577800 sayılı olumsuz yetki tespit yazısının hukuka aykırılığının tespiti ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacının altı … günü içinde dava açıp açmadığının incelenerek dava süresinde açılmamışsa davanın süre yönünden reddi gerektiğini, İşkolları Yönetmeliği’nin ekindeki işkolları listesinde yer alan ekonomik faaliyet sınıflamasında 85.42 sınıf numarasında yer alan yükseköğretim … faaliyetinin 10 sıra numaralı ticaret, büro, eğitim ve … sanatlar işkolunda yer aldığını, bu nedenle 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu çerçevesinde kurulmuş bulunan üniversitelerin faaliyet alanlarına göre belirlenmiş asıl işkolundan başka bir işkolunda bildirilen söz konusu işyerinin 2020/29 sayılı işkolu değişiklik komisyon kararı gereğince İşkolları Yönetmeliği’nin 10 sıra numaralı ticaret, büro, eğitim ve … sanatlar işkolunda tescil edildiğinin anlaşıldığını, Bakanlıkça yapılan incelemede söz konusu işyerinin Hizmet … Sendikasının kurulu bulunduğu İşkolları Yönetmeliği’nin 20 sıra numaralı genel işler işkolunda bulunmadığının belirlendiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davaya konu edilen ihtilaf ile ilgili olarak dava açılmadan önce davacı Sendika tarafından … Sağlık Bilimleri Üniversitesine hiçbir başvuru yapılmadığını, … Sağlık Bilimleri Üniversitesine hiçbir başvurunun olmaması ve hiçbir ret işleminin de bulunmaması karşısında dava dilekçesinde yer alan ifadelerin yersiz ve hukuka aykırı olduğunu, … Sağlık Bilimleri Üniversitesine husumet yöneltilemeyeceğini, ihtilaf konusunun sadece diğer davalı taraf olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını ilgilendirdiğini bu nedenle olumsuz yetki tespit yazısının hukuka aykırılığının tespitinin Üniversiteye yönelik istenmesinde hukuki bir menfaat bulunmadığını, hukuki menfaat yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, … Sağlık Bilimleri Üniversitesince davacı Sendikanın iddia ettiği gibi ilgili düzenlemelerin göz ardı edildiği hususunun kesinlikle doğru olmadığını, Üniversite tarafından 696 sayılı KHK kapsamında kurum bünyesine geçişi yapılan işçilerin sigortalı işe giriş bildirgelerinden de anlaşılacağı üzere meslek adı ve kodu olarak temizlik görevlisi ve işyeri işkolu kodu olarak da 8121 olarak girişinin yapıldığını, kanun ve mevzuata uygun bir şekilde işkolu kodu, meslek kodu bildirimi yapıldığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
“…uyuşmazlığa konu … nolu … yerinin 30/11/2018 tarihinde 5510 sayılı yasa kapsamına alındığı, 696 sayılı KHK kapsamında 02/04/2018 tarihi sonrasına ait davalı üniversite bünyesine geçişi yapılan işçilerin mevcut olduğu, bilirkişi … …’in rapor içeriğinde geçişten evvel bu kişilerin … Turizm Taşımacılık Ltd Şti bünyesinde çalıştıkları, yapılan işin temizlik işi olduğu, işveren … kolu kodunun 8121 olduğu, … kolu kodunun 20 olduğu, 19 çalışanın isminin tespit edildiği, bu kişilerin 30/11/2018 tarihinde davalı bakanlık bünyesine yapılan girişlerinde de … kolu kodunun 20 olarak gösterildiği, 28/02/2020 tarihli bakanlık … kolu değişiklik komisyon kararı uyarınca … nolu … yerinin 20 nolu … kolundan 10 nolu ticaret, büro, eğitim ve … sanalar … koluna alınmasına karar verildiği, tespiti yapılan 19 işçinin kuruma geçiş öncesi ve yasa kapsamında istihdam edildiği aşamada da 20 nolu … kolu kapsamında bulundukları, bu durumun 28/02/2020 tarihli komisyon kararı uyarınca değiştirildiği, … dava konusu uyuşmazlığa konu … yerinden geçiş öncesi 20 nolu … kolu kodunda bulunan ve yine geçiş sonrası bu şekilde devam ettirilen işçilerin daha sonraki komisyon kararı ile 10 nolu … kolu kapsamına alınmasının hukuka aykırı olduğu, Bakanlıkça yapılacak yetki tespitinin ilgili … yerinin 10 sıra nolu … kolunda bulunması nedeniyle yapılacak bir işlem bulunmaması gerekçesine dayalı işlemde de hukuka uygunluk bulunmadığı, her ne kadar 696 sayılı KHK’nin 127.maddesi ile 375 sayılı KHK’ye eklenen geçici 23.maddenin 6.fıkrasının 2.cümlesi uyarınca mevcut … yerinde 31/10/2020 tarihine kadar Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan … hükümlerinin uygulanacağı ve bu tarihten sonra yetki tespiti talebinde bulunulabileceği anlaşılmışsa da davalı Bakanlığın yetki tespit talebinin ret gerekçesinin bu olmadığı, mevcut ret gerekçesine göre yapılan işlemde yukarıda belirtildiği şekliyle hukuka uygunluk bulunmadığı…” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı … vekili; ilgili işyerinde işkolunun 28.02.2020 tarihli işkolu değişiklik komisyon kararı ile 20 sıra No.lu genel işler işkolundan 10 sıra No.lu ticaret, büro, eğitim ve … sanatlar işkoluna alınmasına karar verildiğini, bu itibarla davacı Sendikanın yetki tespit başvurusuna 11.03.2020 tarihli yazı ile Sendikanın kurulu olduğu işkolu ile işyerinin işkolunun uyumsuz olması nedeniyle yapılacak bir işlemin olmadığının bildirildiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
2. Davalı … vekili; davacının Kuruma bir başvurusunun bulunmadığını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, İşkolları Yönetmeliği’ne aykırı bir durum olmadığını, olumsuz yetki tespit yazısında işyerinin farklı bir işkolunda olduğunun belirtildiğini, asıl işveren durumunda olan Üniversitede çalışan temizlik görevlilerinin yaptıkları işin, asıl işe yardımcı … niteliğinde olduğundan kanun gereği işçilerin sendika bildirimleri de asıl … faaliyetini yürüten Üniversitenin işkolu üzerinden yapıldığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
“…Somut uyuşmazlıkta 696 sayılı KHK ile 6356 sayılı kanuna eklenen geçici 7.maddesinin 1.fıkrasındaki yasal düzenleme dikkate alındığında dava konusu uyuşmazlığa konu … yerinden geçiş öncesi 20 nolu … kolu kodunda bulunan ve yine geçiş sonrası bu şekilde devam ettirilen işçilerin daha sonraki komisyon kararı ile 10 nolu … kolu kapsamına alınmasının hukuka aykırı olduğu, Bakanlıkça yapılacak yetki tespitinin ilgili … yerinin 10 sıra nolu … kolunda bulunması nedeniyle yapılacak bir işlem bulunmaması gerekçesine dayalı işleminin hukuka aykırı olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi dosya içeriğine uygun bulunmuştur. …” gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri; cevap ve istinaf dilekçelerinde belirttikleri sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuşlardır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun’un 41 inci ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 2709 sayılı … Cumhuriyeti Anayasası’nın (Anayasa) “Toplu … sözleşmesi ve toplu sözleşme …” kenar başlıklı 53 üncü maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu … sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.”
2. 6356 sayılı Kanun’un “Yetki” kenar başlıklı 41 inci maddesinin birinci fıkrası da şöyledir:
“Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu … sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu … sözleşmesi yapmaya yetkilidir.”
3. 6356 sayılı Kanun’un “Yetki Tespiti İçin Başvuru” kenar başlıklı 42 nci maddesi ise şöyledir:
“(1) Toplu … sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası Bakanlığa başvurarak yetkili olduğunun tespitini ister. İşveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren de Bakanlığa başvurarak yetkili işçi sendikasının tespitini isteyebilir.
(2) Bakanlık, kayıtlarına göre başvuru tarihi itibarıyla bir işçi sendikasının yetkili olduğunu tespit ettiğinde, başvuruyu, işyeri veya işletmedeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi sendikaları ile taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene altı … günü içinde bildirir.
(3) İşçi sendikasının yetki şartlarına sahip olmadığının ya da işyerinde yetki şartlarına sahip bir işçi sendikasının bulunmadığının tespiti hâlinde, bu bilgiler sadece başvuruyu yapan tarafa bildirilir.
(4) Sigortalılığın başlangıcı ile sona ermesine ilişkin bildirimlerden yasal süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılmayanlar, yetkili işçi sendikasının tespitinde dikkate alınmaz.
(5) Yetki tespiti ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.”
Şeklindedir.
4. 6356 sayılı Kanun’un “Yetki İtirazı” kenar başlıklı 43 üncü maddesi de şöyledir:
“(1) Kendilerine 42 nci madde uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan işveren; taraflardan birinin veya her ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı veya kendisinin bu şartları taşıdığı yolundaki itirazını, nedenlerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren altı … günü içinde mahkemeye yapabilir.
(2) İtiraz dilekçesi görevli makama kayıt ettirildikten sonra mahkemeye verilir. Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde birinden daha az üyesi bulunan işçi sendikası, yetki itirazında bulunamaz.
(3) İtiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin yer almaması hâlinde itiraz incelenmeksizin reddedilir. İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata ve süreye ilişkin itirazları mahkeme altı … günü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar. (Değişik cümle: 12/10/2017-7036/34 md.) Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme, duruşma yaparak karar verir ve bu karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi bir … içinde kararını verir. (Ek cümle: 12/10/2017-7036/34 md.) Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde Yargıtay bir … içinde kesin olarak karar verir.
(4) 42 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca kendisine yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen işçi sendikası, altı … günü içinde yetkili olup olmadığının tespiti için dava açabilir. Mahkeme açılan davayı o işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birini üye kaydeden işçi sendikaları ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene de bildirir. Mahkeme davayı iki … içinde sonuçlandırır.
(5) İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur.”
5. 696 sayılı KHK ile ihdas edilen alt işveren işçilerinin sürekli işçi kadrolarına geçişine dair düzenlemelerin ve geçiş dönemine ilişkin toplu … sözleşmesi yetki tespiti bakımından öngörülen ayrıksı hükümlerin açıklandığı Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 24.10.2019 tarihli ve 2019/7497 Esas, 2019/19812 Karar sayılı kararı şöyledir:
“…24/12/2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 696 sayılı KHK’nın 127 nci maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen geçici 23 üncü madde gereğince “5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri (MİT Müsteşarlığı hariç) ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, bu Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatlarında; ödemeleri merkezi yönetim, sosyal güvenlik kurumu, fon, kefalet sandığı, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, … hizmetleri ve spor il müdürlüğü bütçelerinden veya döner sermaye bütçelerinden, anılan liste kapsamındaki diğer idareler için ise kendi bütçelerinden karşılanan 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olan” alt işveren işçilerinden aynı maddede sayılan şartları sağlayanların, asıl işverenler nezdinde sürekli işçi kadrolarında istihdamına dair düzenlemeler sevk edilmiştir.
Diğer taraftan 696 sayılı KHK’nın aynı maddesi ile sürekli işçi kadrolarına geçişi yapılacak alt işveren işçileri yönünden kısmen ayrıksı düzenlemeler öngörülmüştür. KHK’nın 127 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre;
‘Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerden, geçiş işlemi yapılırken mevcut işyerinin girdiği işkolunda kurulu işyerinden bildirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyal hakları, bu madde kapsamındaki idarelerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu … sözleşmesinin bitimine kadar bu toplu … sözleşmesinin uygulanması suretiyle oluşan ücret ile diğer mali ve sosyal haklardan fazla olamaz. Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerden; geçişten önce toplu … sözleşmesi bulunmadığından kadroya geçirildiği tarihte yürürlükte olan bireysel … sözleşmesi hükümlerinin geçerli olduğu işçiler ile geçiş işleminden önce yapılan ve geçişten sonra yararlanmaya devam ettiği toplu … sözleşmesi bulunmakla birlikte bu madde kapsamındaki idarelerde alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu … sözleşmesinin bitiminden önce toplu … sözleşmesi sona … işçilerin ücreti ile diğer mali ve sosyal hakları, bu madde kapsamındaki idarelerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu … sözleşmesine göre belirlenir. Bu madde kapsamındaki idarelerde; 6356 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinde belirtilen mevcut işyerleri bakımından anılan Kanuna uygun olarak yetki başvurusunda bulunulabilir, ancak geçişi yapılan işçiler için yeni tescil edilen işyerlerinde, geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu … sözleşmesinin sona erme tarihinden sonra yetki başvurusunda bulunulabilir.’
696 sayılı KHK’nın 127 nci maddesinin altıncı fıkrasının gerekçesi ise ‘Altıncı fıkrada, geçişi sağlanan işçilerin varsa alt işveren işyerinde iken faydalandıkları toplu … sözleşmelerinden faydalanmaları, toplu … sözleşmesi bulunmaması nedeniyle ücret ile mali ve sosyal hakların bireysel sözleşme ile sınırlı kalmaması için Yüksek Hakem Kurulu tarafından bu madde kapsamındaki idareler bakımından karara bağlanmış ve yürürlükte bulunan en son toplu … sözleşmesinin süresi sona erene kadar uygulanması sağlanmaktadır. Anayasal bir hak olan toplu … sözleşmesi, çalışma hayatındaki uyuşmazlıkları çözüme kavuşturma amacını taşımakta ve çalışma ilişkilerinin düzenlenmesi anlamında oldukça önemli bir görev üstlenmektedir. Bu anlamda, tarafların mutabakatının sağlandığı toplu … sözleşmelerinin istikrarlı bir biçimde yürütülmesi, çalışma hayatını ilgilendiren konularda sosyal diyalog ilkesinin gözetilmesinin bir gereği olarak ekonomik ve sosyal istikrarı sağlamak bakımından önemlidir. Uluslararası Çalışma Örgütünün 98 sayılı Örgütlenme ve Toplu Pazarlık … Sözleşmesinde, toplu pazarlık konusu olan ücretlerde, ekonomik istikrar politikaları çerçevesinde gerekli olması, istisnai bir nitelik taşıması ve makul bir süreyi aşmaması durumunda düzenlemeler yapılabileceği belirtilmektedir. Yapılan düzenlemeyle, geçiş işleminden önce alt işveren işyerleri için Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu … sözleşmesi kapsamında benzer ücret ile mali ve sosyal haklarla çalışan işçiler arasında, süresi en son sona … toplu … sözleşmesi boyunca ücret ile mali ve sosyal haklar bakımından eşitsizliğin oluşması önlenmekte, geçişten önce toplu … sözleşmesi bulunmayan alt işveren işyerlerindeki işçilerin dc bu düzenlemeden yararlandırılması amaçlanmaktadır.’ şeklindedir.
Yine 696 sayılı KHK’nın 113 üncü maddesi ile 6356 sayılı Kanuna eklenen geçici 7 nci maddeye göre de;
‘(1) 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer alan idareler ile birlikte veya ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşlarına ait şirketler, anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 23 üncü ve geçici 24 üncü maddeleri uyarınca sürekli işçi kadrolarına, geçici işçi pozisyonlarına veya işçi statüsüne geçirilen işçilerinden; geçişten önce işçinin çalıştığı alt işveren işyerinin girdiği işkolu mevcut işyerinin girdiği işkolu ile aynı olanları o işkolundaki mevcut işyerinden, farklı olanları ise geçişten önce işçinin çalıştığı alt işveren işyerinin girdiği işkolunda yeni tescil edilecek işyerlerinden Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirir.
(2) Birinci fıkra kapsamındaki işyerlerinin her biri bu Kanunun uygulanması bakımından bağımsız bir işyeri sayılır.
(3) Birinci fıkra kapsamında yeni tescil edilen işyerlerinden bildirilen işçiler, bu madde kapsamındaki idarelerde geçiş işleminden önce alt işveren işçileri için Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve en son sona erecek olan toplu … sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte 4 üncü maddeye uygun şekilde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilir.
(4) Bu maddenin uygulanmasında bu Kanunun bu maddeye aykırı diğer hükümleri uygulanmaz.’
Maddenin gerekçesi ise ‘Madde ile, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu … Sözleşmesi Kanununa geçici madde eklenmek suretiyle, geçişi yapılan işçilerin sendika üyeliğinin, geçiş işleminden önce çalışılan alt işveren işyerinin işkolu esas alınarak tescil edilecek işyerlerinden yapılacak bildirimlerle sürdürülmesine imkân sağlanmaktadır. Düzenleme yapılırken, sendika üyeliğinin ve üyelikten ayrılmanın serbest olması kuralı ile toplu … sözleşmesi … birlikte değerlendirilmekte, geçişten önceki sendika üyeliklerinin geçiş işleminden önce Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süre itibariyle en son sona erecek toplu … sözleşmesine göre sürmesini sağlayacak istisnai ve geçici bir bildirim usulü getirilmektedir.’ şeklindedir.
İfade etmek gerekir ki, 696 sayılı KHK’nın yukarıda belirtilen 127 nci maddesi ile 113 üncü maddesi, 08/03/2018 tarihli Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanan 7079 sayılı Kanun’un 118 inci ve 106 ncı maddeleri ile aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.
…696 sayılı KHK’nın yukarıda belirtilen hükümlerine göre, alt işveren işçilerinin sürekli işçi kadrolarına geçirilmesi hususunda, asıl işveren ile aynı işkolunda yer alan alt işveren işyerleri ile farklı işkolunda yer alan alt işveren işyerleri arasında bir takım farklı uygulamalar öngörülmüştür.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, alt işveren ile asıl işverenin farklı işkolunda yer alması durumunda, bu işçiler yönünden asıl işverence, alt işverenin yer aldığı işkolunda yer alan yeni bir işyeri tescil ettirilecek ve farklı işkolunda yer alan alt işveren işçileri, bu yeni tescil edilecek işyerinden Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilecektir. Nitekim bu husus 696 sayılı KHK’nın 113 üncü maddesi ile 6356 sayılı Kanuna eklenen geçici 7 nci maddenin birinci fıkrasında “geçişten önce işçinin çalıştığı alt işveren işyerinin girdiği işkolu mevcut işyerinin girdiği işkolu ile … farklı olanları ise geçişten önce işçinin çalıştığı alt işveren işyerinin girdiği işkolunda yeni tescil edilecek işyerlerinden Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirir.” şeklinde ifade edilmiştir. Hükümden açık olarak anlaşılacağı üzere bu ilk ihtimalde farklı işkolunda tescil edilen yeni bir işyeri söz konusudur.
Bununla birlikte asıl işveren ile alt işveren aynı işkolunda yer almakta ise, sürekli işçi kadrolarına geçişi yapılan alt işveren işçileri mevcut asıl işveren işyerinden Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilecektir. Bu ikinci ihtimalde, yeni tescil edilen herhangi bir işyeri söz konusu değildir.
Bu düzenlemelere göre, ilk olarak asıl işverenin mevcut işyeri, ikinci olarak asıl işverence alt işverene göre farklı işkolunda tescil edilecek işyerleri söz konusu olacktır. 6356 sayılı STİSK Geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrasına göre “Birinci fıkra kapsamındaki işyerlerinin her biri bu Kanunun uygulanması bakımından bağımsız bir işyeri sayılır.” Maddeye göre mevcut işyeri ile alt işverene göre farklı işkolunda tescil edilecek işyerlerinin bağımsız birer işyeri sayılacağı ifade edilmiştir.
Kanun koyucu bu düzenlemeler yoluyla bir geçiş dönemi öngörmüştür. Bu dönemin son bulacağı tarih ise 6356 sayılı STİSK Geçici 7 nci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilmiştir. Hükme göre ‘Birinci fıkra kapsamında yeni tescil edilen işyerlerinden bildirilen işçiler, bu madde kapsamındaki idarelerde geçiş işleminden önce alt işveren işçileri için Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve en son sona erecek olan toplu … sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte 4 üncü maddeye uygun şekilde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilir.’
Belirtmek gerekir ki ‘Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve en son sona erecek olan toplu … sözleşmesinin’ son bulacağı tarih 31/10/2020 tarihidir. Bu tarih itibariyle farklı işkolunda yeni tescil edilen işyerlerinden bildirilen işçiler de, asıl işverenin mevcut işyerlerinden Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilecektir.
Kanun koyucunun belirtilen bu ayrıksı düzenlemelerdeki amacı, farklı işkolunda tescilli alt işveren işçilerinin sürekli işçi kadrolarına geçişi ile birlikte, işkolu değişikliği sebebiyle sendika üyeliklerinin düşmesini engellemek ve yine bu suretle sendikaların ani üye kaybını engellemek olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim bu hususlar madde gerekçesinde ifade edilmiştir.
Diğer taraftan 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrolarına geçişi yapılan alt işveren işçilerinin mali ve sosyal haklarının belirlenmesine dair de ayrıntılı düzenlemeler sevk edilmiştir.
696 sayılı KHK’nın yukarıda belirtilen 127 nci maddesinin altıncı fıkrasında mevcut işyerinden bildirilecek işçiler ile farklı işkolunda yeni tescil edilen işyerlerinden bildirilen işçiler bakımından farklı düzenlemeler yapılmış ise de, maddenin amacı 31/10/2020 tarihine kadar sürecek geçiş döneminde, sürekli işçi kadrolarına geçişi yapılan tüm alt işveren işçilerinin aynı mali ve sosyal haklara sahip olmasını temin etmektir.
…Bu noktada, 696 sayılı KHK’nın 127 nci maddesinin altıncı fıkrasının son cümlesinde kanun koyucu tarafından yetki başvurusuna dair yapılan özel düzenlemenin dikkate alınması gerektiği hususu belirtilmelidir. Hükme göre ‘Bu madde kapsamındaki idarelerde; 6356 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinde belirtilen mevcut işyerleri bakımından anılan Kanuna uygun olarak yetki başvurusunda bulunlabilir, ancak geçişi yapılan işçiler için yeni tescil edilen işyerlerinde, geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu … sözleşmesinin sona erme tarihinden sonra yetki başvurusunda bulunulabilir.’
Kanun koyucu söz konusu düzenleme ile açık bir şekilde mevcut işyeri bakımından 6356 sayılı STİSK hükümlerine uygun olarak yetki başvurusunda bulunulabileceğini ortaya koymuştur. Burada şu hususu ifade etmek gerekir ki, esasen mevcut işyerleri bakımından mevzuatta öngörülen bir yasak bulunmadığından, yetki başvurusunda bulunulabileceği tabiidir. Bu cümleden olarak, kanun koyucunun yaptığı bu özel düzenlemenin amacının mevcut işyerleri bakımından 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrolarına geçişi yapılan ve mevcut işyerinden bildirilen işçilerin dikkate alınması gerektiği hususu olduğu sarihtir. Buna göre, 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrolarına geçişi yapılan ve mevcut işyerinden bildirilen işçiler de yetki tespitinde dikkate alınacaktır.
Kanun koyucunun istisnai düzenleme sevk ettiği husus, farklı işkolundan yeni tescil edilen işyerleri bakımından yetki başvurusunun yapılması durumudur. Maddeye göre yeni tescil edilen işyerlerinde 31/10/2020 tarihinden önce yetki başvurusu yapılamayacaktır. Zaten bu tarih itibariyle de, bu işçiler de mevcut işyerinden bildirilecektir. …”
6. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Somut uyuşmazlıkta … işverenine ait … sicil numaralı işyerine ilişkin davacı Sendika tarafından 30.09.2019 tarihi itibarıyla yapılan yetki tespit başvurusunun; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının dava konusu yetki tespit kararı ile işyerinin, Sendikanın kurulu bulunduğu işkolundan farklı bir işkolunda yer aldığı gerekçesiyle reddedildiği görülmektedir. İlk Derece Mahkemesince özetle yetki başvuru tarihinden sonra işkolu değişikliği yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de karar dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
2. Dosya kapsamında mevcut bilgi ve belgelere göre tespit konusu işyerinin 696 sayılı KHK yürürlüğe girmeden önce alt işveren işyeri olduğu, alt işveren işyerinin asıl işveren işyerine göre farklı işkolunda kayıtlı olduğu, söz konusu KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçişi yapılan uyuşmazlık konusu alt işveren işyerinde çalışan işçilerin farklı işkolu olarak genel işler işkolunda yeni tescil edilen işyerinde çalışmaya devam ettiği anlaşılmaktadır.
3. Açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında, 696 sayılı KHK’nın yürürlüğe girmesinden önce asıl işverenden farklı işkolunda faaliyet gösteren ve buna göre yeni tescil edilen işyerine dair davacı Sendika tarafından yetki tespit başvurusu yapıldığı ve yeni tescil edilen işyerlerinde 31.10.2020 tarihine kadar yetki tespit başvuru yasağı bulunduğu açık olduğundan Bakanlık tarafından yetki tespit başvurusunun olumsuz sonuçlandırılmasında hukuka aykırı bir durum bulunmamaktadır.
4. Belirtmek gerekir ki … tarafından farklı bir gerekçe ile yetki tespit başvurusu reddedilmiş ise de 6100 sayılı Kanun’un “Hukukun uygulanması” kenar başlıklı 33 üncü maddesi gereğince hâkim, … hukukunu resen uygulayacağından ve tatbik edilecek kanun maddelerini belirlemek yetkisi hâkime ait olduğundan münhasıran Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ret gerekçesi çerçevesinde yapılan değerlendirme ile sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
5. Belirtilen sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olduğundan 6356 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükümlerin bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Karar tarihi itibarıyla alınması gerekli olan 87,70 TL harçtan, peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 26,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4. Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı … Bakanlığının yaptığı 360,65 TL, davalı … Rektörlüğünün yaptığı 183,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile ilgili davalılara ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre 9.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6. Yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.