YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6752
KARAR NO : 2022/7024
KARAR TARİHİ : 17.11.2022
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Acıpayam 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24/07/2019 tarihinde verilen dilekçeyle irtifak hakkının tapu kütüğüne tescili talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13/02/2020 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, 217 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalıya ait olduğunu, bu tarlanın içinde bulunan su kaynaklarının davacı tarafından satın alındığını, bu konuda taraflar arasında bir anlaşmazlık bulunmadığını, davalının kaynak sularının iletildiği kaptajı tıkadığını, bu yüzden ağaçlarının kuruduğunu ve tarla bataklık haline geldiğinden tarım yapılamadığını ileri sürerek Acıpayam Asliye Hukuk Mahkemesinde el atmanın önlenmesi ve tazminat davası açtığını, 2013/387 Esas numarası ile görülen bu davanın sulh ile sonuçlandığını, ancak bu hukuki durumun henüz tapu kütüğüne tescil edilmediğini, ileride davalı bu tarlasını başkasına satar veya bağışlarsa, iyi niyetli olan üçüncü kişiye karşı bir hak iddia edemeyeceklerini belirterek, mahkeme kararına istinaden davalıya ait tarlanın tapu kaydına bu taşınmaz üzerindeki su kaynaklarının davacıya ait olduğuna ilişkin irtifak hakkının tesciline karar verilmesini, taşınmazın üçüncü kişilere devredilmemesi için ihtiyati tedbir konulmasını istemiştir. Davacı vekili, mahkemeye sunmuş olduğu 30/07/2019 tarihli dilekçesinde taleplerinin ne olduğunu açıklamış, davalıya ait 217 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan iki adet su kaynağının Türk Medeni Kanununun 756/2. maddesine göre davacıya ait olduğuna dair tapu kütüğüne bir irtifak … olarak yazılmasını istediklerini belirtmiştir.
Davalı ön inceleme duruşmasında takdiri mahkemeye bıraktığını beyan etmiştir.
Mahkemece, Türk Medeni Kanununun 679, 752, 704 ve 705. maddeleri hükümlerine göre resmi şekilde yapılmış bir irtifak sözleşmesi ve tescil işleminin bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sulh sözleşmesi gereğince irtifak hakkının tapu kütüğüne tescili istemine ilişkindir.
Sulh, 6100 sayılı HMK’nın 313 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nın 313/1. maddesine göre sulh; “görülmekte olan bir davada, taraflar arasındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dahil edilebilir. Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir.” Aynı Kanunun 314. maddesine ise; sulhun hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği hükme bağlanmıştır. Yine anılan Kanunun 315. maddesi gereğince sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme dışı sulh ise, borçlar hukukunun konusu olduğundan düzenleme dışı bırakılmıştır. Madde gerekçesinde, taraflardan birinin, mahkeme dışı sulh sözleşmesi yapıldığı ve bu sözleşmeye uygun mahkemece bir karar verilmesi gerektiği yolundaki iddia ve talebinin, diğer tarafın kabulüne bağlı olduğu belirtilmiştir. Mahkeme taraflar sulha göre karar verilmesini isterlerse sulh sözleşmesine göre karar verir.
Kaynak ve yer altı sularına ilişkin Türk Medeni Kanununun 756. maddesi; “Kaynaklar, arazinin bütünleyici parçası olup, bunların mülkiyeti ancak kaynadıkları arazinin mülkiyeti ile birlikte kazanılabilir.” “Başkasının arazisinde bulunan kaynaklar üzerindeki hak, bir irtifak … olarak tapu kütüğüne tescil ile kurulur” hükmünü taşımaktadır. Aynı Kanunun 761. maddesinde; “Evi, arazisi veya işletmesi için gerekli sudan yoksun olup, bunu aşırı zahmet ve gidere katlanmaksızın başka yoldan sağlayamayan taşınmaz maliki, komşusundan, onun ihtiyacından fazla olan suyu tam bir bedel karşılığında almasını sağlayacak bir irtifak kurulmasını isteyebilir” denilmektedir. Diğer yandan, Türk Medeni Kanununun 837. maddesi de; “Başkasının arazisinde bulunan kaynak üzerinde irtifak …, bu arazinin malikini suyun alınmasına ve akıtılmasına katlanmakla yükümlü kılar” hükmünü içermektedir.
Bu genel açıklamalar ışığında somut olaya gelince; taraflar arasında Acıpayam Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/387 Esas, 2017/711 Karar sayılı dosyasında görülen el atmanın önlenmesi ve tazminat davasında, taraf vekillerinin imzaladığı 15/06/2017 tarihli bir sulh anlaşmasının düzenlendiği, davanın çözümüne ilişkin hususların bu sulh anlaşmasında belirtildiği, mahkemece sulh anlaşmasının onaylanması suretiyle davanın sonuçlandırıldığı ve kararın temyiz edilmeksizin 14/03/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı, sulh anlaşmasının mahkemece onaylanması suretiyle davalıya ait 217 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki su kaynağına ilişkin oluşan irtifak hakkının tapuya tesciline karar verilmesini istemektedir.
Taraflar arasında düzenlenmiş olan 15/06/2017 tarihli sulh sözleşmesi, bu sözleşmenin onaylanmasına yönelik kesinleşen mahkeme kararı da gözönüne alınarak ihtilafın yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve özellikle Türk Medeni Kanununun 761. maddesi hükmü de birlikte değerlendirilmek suretiyle çözümü konusunda bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi gereğince temyiz olunan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE, karardan bir örneğin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 17/11/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.