YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7697
KARAR NO : 2009/6913
KARAR TARİHİ : 18.12.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davacılar vekili müvekkilleri ile davalı arasında düzenlenen 20.06.1996 gün ve 32784 nolu asıl ve 11.10.1996 gün 56084 nolu ek sözleşmeler ile Maltepe Gülsuyu Mahallesi 1999 ada 140 nolu parsel üzerindeki arsaya davalının inşaat yaptığını, davalının binaya sözleşme dışı iki dubleks daire ilave etmesine rağmen davacıların %45 hissesini vermediğini ileri sürerek davalının iki dubleks daire üzerindeki elatmasının önlenmesini, ecrimisilin tahsilini, mümkün olmaması halinde yıkımına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında; davacı dairelerinin sözleşmedeki şartlardan daha iyi malzeme kullanılarak yapıldığını, büyümeler olduğunu, dubleks dairelerin encümen kararıyla yıkılacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere, alınan bilirkişi raporuna dayanılarak binanın 9 ncu katının üzerinde bulunan 2 adet dairedeki davacıların payı olan 207/1000 oranındaki paya davalının müdahalesinin men’ine, dairenin birisinde davalı bizzat oturduğundan bu daire yönünden ecrimisil isteminin reddine, diğer daire yönünden ise kiraya verilerek istifade edildiğinden, 1.573,40 YTL ecrimisil alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle fazla imalâtla ilgili olarak ayrı dava açacağını bildirmiş olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece fazladan yapılan dubleks daire için davacı yararına ecrimisil alacağına hükmedilmiş ise de bu daireler için belediye encümen kararıyla yıkım kararı verildiği anlaşılmaktadır. Ruhsata ve imara aykırı bir yerin yasal hale getirilmesi mümkün bulunmadığı hallerde bu yerlerin kullanımından dolayı bir dava hakkı sözkonusu olamaz ancak yıkımı istenebilir. Bu nedenle imara aykırılığın yıkımdan başka bir suretle giderilip giderilemeyeceği araştırılıp, belediyeden sorulmalı, imara aykırılık giderilemiyor ise bu kaçak yerlerden davalının müdahalesinin men’ine karar verilmelidir. Yasal hale getirilmesinin mümkün olduğunun anlaşılması halinde ise davalıya yetki ve mehil verilip yasal hale geldiği takdirde, davacının hissesi nisbetinde gecikme alacağına hükmedilmeli yine hissesi nisbetinde davalının dubleks dairelerdeki müdahalesinin men’ine karar verilmelidir. Mahkemece bu konuda yeterli araştırma yapılmadan bilirkişi raporundaki görüşle bağlı kalınarak eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1 nci bendde yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nci bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 18.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.