Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2022/12046 E. 2022/15081 K. 23.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12046
KARAR NO : 2022/15081
KARAR TARİHİ : 23.11.2022

BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 5. Hukuk Dairesi

İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 6. … Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl alacak yönünden karar verilmesine yer olmadığına, faiz talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı … davalı … vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların müvekkili Bankada çalışırken kanuna aykırı usulsüz eylem ve işlemleri ile Banka müşterilerinin hesaplarında yer alan paraları zimmetlerine geçirerek Bankayı zararı uğrattıklarını, davalılar hakkında Savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek Bankanın uğradığı zararın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iddia edilen zimmet eyleminden dolayı sorumluluğunun bulunmadığını, diğer davalı … Bilgin’in müvekkiline ait şifreyi haberi olmadan öğrenerek işlemler yaptığını ve kendi adına imzalar attığını ikrar ettiğini, böylece müvekkilinin haksız suçlandığının ortaya çıktığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı … Bilgin vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin diğer davalı …’nın altında, ve emrinde çalıştığını bu nedenle davalı …’nın taleplerini güvenerek ve iyiniyetle yerine getirdiğini, iddia edilen zimmete para geçirme eylemini yapmadığını, dava konusu alacaklardan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar hakkında bankacılık zimmet suçundan açılan davada, … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2016 tarihli ve 2012/311 Esas, 2016/81 Karar sayılı kararı ile davalılarının bankacılık zimmeti suçunu işlediklerinin sabit olduğu gerekçesiyle hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve zimmet tutarının geri ödenmemesi nedeni ile banka zararı olan 435.682,07 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı bankaya ödenmesine karar verildiği, kararın Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 08.07.2019 tarih ve 2018/4806 Esas, 2019/33813 Karar sayılı ilâmıyla onanarak kesinleştiği, … 2. Ağır Ceza Mahkemesince banka zararının davalılar tarafından ödenmesine karar verildiğinden Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 30.09.2020 tarih ve 2020/5668 Esas, 2020/9876 Karar sayılı kararından bahsedilerek anapara yönünden davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin zararın gerçekleştiği tarihten itibaren değişen oranlardaki reeskont faiz talebi bakımından ise taraflar arasında … ilişkisi olduğundan uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğu kabul edilerek zararın oluştuğu tarihten ceza mahkemesi karar tarihine kadar işlemiş olan yasal faizin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … davalılardan … vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili; davanın, davalıların haksız zimmet filleri nedeniyle davacının uğradığı zararın tazminine yönelik olduğundan somut olayda zararın gerçekleştiği tarihten itibaren değişen oranlardaki reeskont faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

2.Davalı … vekili; ceza mahkemesince belirlenen cezai yaptırımını aşan şekilde ilave bir yükümlülüğe karar verilemeyeceğini, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nda zarar tazminine dair hüküm getirildiğinden zarar tazminine dair ceza mahkemesince karar verilmişken … mahkemesinde aynı hususta mükerrer hüküm kurulamayacağını, hukuk mahkemesinde dava açılmasında davacının hukuki menfaati bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesinleşen … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2016 tarihli ve 2012/311 Esas, 2016/81 Karar sayılı ile davalıların davalıların eyleminin sabit olduğu, davacının zararının kesin olarak belirlendiği, ve davacı banka lehine tahsil hükmü kurulduğu, bu nedenle asıl alacak bakımından davanın konusuz kaldığına dair karar verilmesinin yerinde olduğu, davacı tarafça … sözleşmesine dayanılarak işveren zararının tazmini talep edildiğinden Mahkemece yasal faiz esas alınarak hüküm kurulmasının isabet olduğu gerekçesiyle davacı … davalı … vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve faiz talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hükmedilen faiz türüne ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle ileri sürülen temyiz nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,3.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.