Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/7851 E. 2008/2031 K. 31.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7851
KARAR NO : 2008/2031
KARAR TARİHİ : 31.03.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı … İnş. Gıda San.Ltd.Şti. temsilcisi … ile davalı vekili avukat … Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı temsilcisi ve davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava ve birleşen dava alacak istemiyle açılmış, mahkemece davaların kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı yüklenici şirketin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece her iki davanın toplam miktarı olan 83.148,00 YTL.nin tahsiline karar verilmiştir. Mahkeme kararının gerekçe kısmından anlaşıldığına göre, bu miktarın 1.185,90 YTL.si karo imalâtından doğan fiyat farkı, kalan kısmı ise hakedişlerin zamanında ödenmemesi nedeniyle faiz alacağıdır. Davacı şirket sözleşmeyi … Ltd. Şirketinden devralmıştır. Bu devir sözleşmesinde … Ltd. Şirketi ile davalı … arasında imzalanan 05.11.1997 tarihli sözleşmenin hükümlerinin geçerli olduğu belirtilmiştir. Davanın dayanağını oluşturan 05.11.1997 tarihli sözleşmenin 26. maddesinde hakedişler ve ödeme esasları düzenlenmiştir. Sözleşmenin 26. maddesinde yapılan düzenleme borcun muacceliyet tarihini belirlemektedir. Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre hakedişlerin geç ödenmesi nedeniyle davacı tarafın faiz talep edebilmesi için davalı iş sahibinin ayrıca temerrüde düşürülmüş olması gerekir. Ayrıca asıl alacak yani hakediş bedeli tahsil edilirken geç ödeme
nedeniyle faiz hakkının BK’nın 113. maddesi uyarınca saklı tutulması zorunludur. Davacı hakediş bedellerini tahsil ederken faiz hakkını saklı olduğu konusunda ihtirazî kayıt koymamıştır. Hakedişlerin tamamını tahsil ettikten sonra davalı Belediyeye verdiği dilekçelerde de ödeme talebinde bulunmamıştır. Davacı tarafça dava konusu edilen miktar alacağın geç ödenmesi nedeniyle faiz istemine ilişkin olduğundan alacak aslı tahsil edilirken faiz isteme hakkı saklı tutulmadığından BK’nın 113. maddesi gereğince davacının faiz isteme hakkı düşmüştür. Mahkemece bu durum gözden kaçırılarak davacı tarafın hakedişlerin geç ödenmesi nedeniyle olan faiz istemi yönünden davanın kabul edilmesi doğru olmamıştır.
3-Yukarıdaki bentte belirtilen faiz istemi dışında davacı tarafın karo imalât farkı olarak 1.185,90 YTL isteği karar altına alınmıştır. Mahkeme kararında bu miktara da 30.12.2002 tarihinden itibaren faiz yürütüldüğü yazılıdır. Davacı tarafça bu istek 26.12.2001 tarihli asıl dava dilekçesinde dava konusu yapıldığından, karar altına alınan karo imalât farkı ile ilgili miktara 26.12.2001 tarihi yerine birleşen dava tarihinden faiz yürütülmesi hatalı olmuştur.
4-Mahkemece karar altına alınan karo imalât farkı dışındaki miktarın faiz alacağı olduğu düşünülmeden, faiz alacağına faiz yürütülerek tahsil kararı verilmesi BK’nın 104/son maddesine aykırı olduğu gibi, davacı tarafın faiz ve karo imalât farkı dışındaki istekleri reddedildiği halde, asıl dava ve ek davada istenilen miktarın tamamına hükmedilmiş olması da, HUMK’nın 74. maddesine aykırı olup kabul şekli bakımından bozma nedenidir.
Yapılacak iş, karo imalât bedeli olan 1.185,90 YTL yönünden dava tarihi olan 26.12.2001 tarihinden itibaren faiz yürütülerek davacı isteminin kabul edilmesinden, faize yönelik istemin de diğer davacı istemleri gibi reddedilmesinden ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (3.) bent uyarınca davacı, (2.) ve (4.) bentler uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı Belediyeye verilmesine, davacı Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmadığından lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 31.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.