Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/1898 E. 2007/1739 K. 20.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1898
KARAR NO : 2007/1739
KARAR TARİHİ : 20.03.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

K A R A R

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava dilekçesinin tebliği için davalıya gönderilen davetiyenin iade edilmesi üzerine aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35.maddesi uyarınca işlem yapılarak davalının yokluğunda sonuca varılmıştır. Oysa dava dilekçesinin tebliğe çıkartıldığı adres, davalının ikâmetgah adresi ise de, davalının bu adresten geçici olarak ayrıldığı ve yurtdışında olduğu mazbatada belirtilmiştir. Öyle olunca tebliğle görevli memurun durumu mahallinde bulunan komşu, yönetici, kapıcı gibi kişilerin beyanıyla tevsik edip imzasını alması ve muhatabın kapısına ihbarname yapıştırarak tebligat parçasını muhtara bırakması, yani, 7201 sayılı Kanunun 21.maddesine göre işlem yapması gerekmektedir. Bu işlemlerin yapıldığına dair tebliğ evraklarında bir açıklamaya yer verilmemiş olup tebliğ işlemi geçersizdir. Hâl böyle iken tebliğ memurunca yeni adres belirlenmediği halde, daha önce tebligat yapılmış gibi mahkemece 7201 sayılı Kanunun 35.maddesine göre dava dilekçesi tebliğ olunmuştur. 7201 sayılı Kanunun 35.maddesi gereğince muhataba tebligat yapılabilmesi için muhatabın aynı adresine daha önce tebligat usulen yapılmış olmalıdır.
Açıklanan bu nedenlerle dava dilekçesinin davalıya tebliği işlemi geçersiz olup davalının savunma hakkı kısıtlanarak sonuca varılmıştır. Yapılacak iş davalıya usulüne uygun biçimde dava dilekçesinin tebliğ edilmesi, davalının savunma ve delillerinin toplanarak sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Kabule göre de yapılan işin bedeli ihtilaflı olduğu, bu durumda iş bedelinin BK.366.maddesi uyarınca yapıldığı tarihteki mahalli rayiçleri üzerinden bilirkişiye tesbit ettirilmeden hüküm tesisi ve faizin icra takip tarihi yerine fatura tebliğ tarihinden başlatılması da doğru olmamıştır.
Karar belirtilen nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 20.03.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.