Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/7491 E. 2022/14283 K. 16.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7491
KARAR NO : 2022/14283
KARAR TARİHİ : 16.11.2022

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
No :

Dava, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davalı kurum vekili tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 6552 sayılı Kanunun 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7. maddesine eklenen 4. fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın kuruma re’sen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında fer’î müdahil olarak katılan kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir. Buna göre hizmet tespiti talebi olmaksızın salt prime esas kazancın tespitinin istenildiği eldeki davada; “davalı” konumunda bulunan Sosyal Güvenlik Kurumunun davada fer’î müdahil olarak benimsenerek davaya katılımının sağlanması ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326’ncı maddesinde belirtildiği üzere, vekâlet ücreti de dâhil yargılama giderlerinin davada haksız çıkan, yani aleyhe hüküm verilen tarafa yükletileceği, davanın reddine karar verilmesi ve temyiz eden davalı Kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiği nazara alınarak davalı Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu gözetilmeksizin ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 maddesi gereğince verilen karar, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Mahkeme kararında yer alan “fer-i müdahil” ifadesinin silinerek “davalı” ifadesinin yazılmasına, hüküm fıkrasına 6. fıkra olarak “davalı Kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 3.400,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine” sözcüklerinin yazılarak hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.