YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12488
KARAR NO : 2022/14388
KARAR TARİHİ : 17.11.2022
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan … hariç tüm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
6100 sayılı HMK’nın 297 ve 298.maddelerine göre yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar (hüküm sonucu), esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın hüküm sonucu ve gerekçe bölümünün bu karara aykırı olmaması gerekir. Eldeki dava dosyası incelendiğinde 09/03/2022 günlü oturumda tefhim edilen hüküm sonucu ile gerekçeli kararın gerekçe bölümünün aykırı olduğu, duruşma tutanağı ve gerekçeli kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır. Bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekmektedir. Davada kabul edilen peşin sermaye değerli gelir tutarının yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair kısa kararda hüküm kurulmuş ise de, gerekçeli kararın gerekçe bölümünde davalılardan bazılarının davaya konu olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığının belirtilmesi, bir başka deyişle gerekçede kusuru bulunmadığı belirtilen davalı hakkında kabule yönelik hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılardan … hariç tüm taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazların kabul edilmeli, hüküm sair yönleri incelenmeksizin bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 17/11/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.