Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/5286 E. 2022/7931 K. 21.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5286
KARAR NO : 2022/7931
KARAR TARİHİ : 21.12.2022

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 05.02.2019 tarihinde verilen dilekçeyle el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda, dava konusu 1003 parsel yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine; diğer taşınmazlar yönünden davanın reddine dair verilen 12.03.2020 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi taraf vekillerince talep edilmiştir. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince ecrisimil talebi ve buna bağlı vekalet ücretine yönelik hüküm açısından 6100 sayılı HMK’nın 341, 346/1 ve 352. maddeleri gereğince taraf vekillerinin istinaf dilekçelerinin reddine; el atmanın önlenmesi talebine ilişkin vekalet ücreti yönünden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, el atmanın önlenmesi talebi yönünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf incelemesine konu yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, 1003 parsel yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine; diğer taşınmazlara ilişkin ecrimisil talebi yönünden davanın reddine; 786, 1897, 1900, 1904, 1907, 1908 ve 1910 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin el atmanın önlenmesi talebi yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına kesin olarak karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, 08.12.2020 tarihli ek kararla kesinlik sınırının altında olduğundan davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermiştir. Ek kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.01.2022 tarihli ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 1003 parsel sayılı taşınmaz yönünden aktif husumet yokluğundan davanın reddine, diğer parseller yönünden ecrimisil talebinin reddine, el atmanın önlenmesi talebi yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, dava konusu taşınmazlarda tarafların paydaş olduklarını, taşınmazların tamamının davalı tarafından kullanıldığını, yaş çay ürünlerinin davalı tarafından toplandığını, elde edilen ürünlerden davacılara pay verilmediğini belirterek hissesinden fazla alanı kullanan davalının taşınmazlara el atmasının önlenmesi ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile geriye doğru 5 yıllık ecrimisil talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu 1003 parselde muris … … …’ın herhangi bir payının olmadığını, bu nedenle davacıların hak sahibi olduğu bir taşınmaz olmadığını, söz konusu taşınmaz yönünden davanın husumet nedeniyle reddini talep ettiğini, kullanıma uzun süre sessiz kalınarak muvafakat verildiğini, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, “davanın reddine” karar verilmesi üzerine taraf vekilleri istinaf talebinde bulunmuştur.
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, “ecrisimil talebi ve buna bağlı vekalet ücretine yönelik hüküm açısından 6100 sayılı HMK’nın 341, 346/1 ve 352. maddeleri gereğince taraf vekillerinin istinaf dilekçelerinin reddine; el atmanın önlenmesi talebine ilişkin vekalet ücreti yönünden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; el atmanın önlenmesi talebi yönünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf incelemesine konu yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu 1003 parsel yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine; 786, 1897, 1900, 1904, 1907, 1908 ve 1910 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin ecrimisil talebi yönünden davanın reddine; 786, 1897, 1900, 1904, 1907, 1908 ve 1910 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin el atmanın önlenmesi talebi yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına” kesin olarak karar verilmiştir.
Davalı vekilinin temyiz başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, 08.12.2020 tarihli ek kararla kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 366. maddesi yollamasıyla ve 346/1. maddeleri uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermiştir.
Temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19.01.2022 tarihli 2021/3506 Esas ve 2022/605 Karar sayılı ilamıyla “el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davalarının aynı maddi olgu ve hukuki nedenden kaynaklanması nedeniyle dava değerinin elatılan taşınmazın değeri ve talep edilen ecrimisil miktarından ibaret olduğu, bu nedenle dosyanın esası hakkında inceleme yapılması gerektiğinden bahisle ek kararın bozulmasına” karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu Bölge Adliye Mahkemesi, “1-Dava konusu; Rize ili, Merkez ilçesi, … Köyü, 1003 parsel yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2-Dava konusu; Rize ili, Merkez ilçesi, … köyü, 786, 1897, 1900, 1904, 1907, 1908 ve 1910 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin ecrimisil davasının reddine,
3-Dava konusu; Rize ili, Merkez ilçesi, … köyü, 786, 1897, 1900, 1904, 1907, 1908 ve 1910 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin el atmanın önlenmesi davası yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar vermiştir.
Hükmü, davacılar vekili ve davalı vekili temyiz etmişlerdir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinde, kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği belirtilmiştir. Bu yargılama giderleri, hem davayı kazanan tarafça daha önce peşin olarak ödenen hem de dava sonunda ödenmesi gereken harç ve masraflar ile yargılama gideri olan vekalet ücretidir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 331/1. maddesine göre de, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesine göre “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmazların dava açılmadan önce davalının kullanımında olduğu, dava açıldıktan sonra davalının kullanımı bıraktığı tanık ve taraf beyanları doğrultusunda sabit olduğundan dava açma tarihinde haklı olan davacılar lehine nisbi vekalet ücreti takdiri gerekmekte olup davanın konusuz kalması ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce olduğundan AAÜT’e göre hesaplanan ücretin yarısı oranında davacılar lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değildir.
Ne var ki bu husus, hükmün bozulmasını gerektirmiş ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm ve davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne; Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 6. bendinin 2. satırında yer alan “5.100,00TL” ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yerine “16.334,00TL” ibaresinin eklenmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 21.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.