YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5087
KARAR NO : 2022/9051
KARAR TARİHİ : 14.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.02.2018 tarih ve 2014/803 E- 2018/115 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 16.02.2021 tarih ve 2018/1820 E- 2021/207 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili ile katılma yoluyla davalılar-karşı davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile … arasındaki ilk ilişkinin 15.05.2007 tarihinde sahibi olduğu diğer davalı şirket ile imzalanan danışmanlık sözleşmesi ile kurulduğunu, ardından davalı …’ın genel müdür sıfatıyla 07.07.2008 tarihinden 27.02.2009 tarihine kadar görevde kaldığını, davalı …’ın sahibi olduğu diğer davalı şirketin müvekkili şirket adına Ensida En.Sis.Dan.Müh.Ltd. Şti. ile 17.09.2007 tarihinde mühendislik ve danışmanlık hizmetleri sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmeye istinaden müvekkiline verilecek hizmete karşılık olmak üzere Ensida şirketine 150.000 Avro ödemenin …tarafından yapılacağını, bunun 50.000 USD’nin 18.09.2007 tarihinde ödendiğini, …’tan fatura talep edildiğini ancak düzenlenmediğini, 28.12.2007 tarihinde …’ın sahibi olduğu diğer davalı şirketten 95.292,67 USD tutarında fatura düzenlendiğini, faturadan … tarafından yapılan indirimden sonra 76.959,34 USD’nin … adına ödendiğini, … tarafından 03.04.2008 tarihinde 175.189,88 USD tutarında ikinci fatura düzenlendiğini, faturaya karşılık 06.05.2008 tarihinde 70.000 USD ve 31.07.2008 tarihinde 73.535,21 USD ödeme yapıldığını, 17.09.2007 tarihli sözleşmeye göre Ensida şirketine 150.000 Avro ödenmeyeceği, aslında ödenecek tutarın 60.000 USD olduğunun ortaya çıktığını, davalı …’ın olay tarihinde genel müdür olduğunu, davalının yapılacak ödemeyi 150.000 Avro göstermek sureti ile şirketleri dolandırdığının ortaya çıkması üzerine sözleşmenin feshedildiğini, davalı …’ın genel müdür olmasından ötürü kendisine duyulan güven neticesinde müvekkili şirketin 199.682,55 USD zarar ettirdiğini, bu tutarın TCMB USD satış fiyatı üzerinden 17.04.2009 tarihi itibariyle 321.249,28 TL’nin 29.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı/Karşı davacılar vekili; müvekkili …’ın yılın finansçısı seçildiğini ve diğer davalı şirketi enerji sektöründe danışmanlık yapmak üzere kurduğunu, müvekkili ile Worldwide Vision LCC arasında aylık 12.500 USD, 15.05.2007 tarihinde yapılan sözleşme ile davalı şirket ile Sırbistan ve Arnavutluk’ta enerji santrali projelerine danışmanlık hizmeti verme konusunda anlaştıklarını, daha sonra ise bu hizmetin Envil şirketince verilmeye başlandığını, Türkiye’de yapılacak olan 1000 mw kapasitede bir yatırımın fizibilite çalışmasının 150.000-Avro+KDV karşılığında yapılmasının kararlaştırıldığını, müvekkilinin ayrıca davacı şirkete %20 paylı ortak alınacağına dair söz verildiğini, bunun yerine getirilmediğini, davalı şirket ile Ensida şirketi arasında imzalanan 60.000 USD tutarlı sözleşmenin müvekkili tarafından tedarik edildiğini, davacı şirket ortağı Alenxander Razinski’nin parasal açıdan sıkıntıda olduğu gerekçesi ile ödeme yapamayacağını belirterek 22.01.2008 tarihinde Türkiye’deki yatırımdan vazgeçtiğini bildirdiğini, müvekkili tarafından yapılan bu çaptaki bir iş için 500.000 Avro+KDV biçilmesi gerektiğini, davacının ödemeleri sürekli geciktirdiğini savunmuş, karşı davasında ise; Envil şirketince 17.000 USD aylık maaşından 3 aylık toplam 51.000 USD ödenmediğini, müvekkillerinin davacı şirkete verdiği hizmetlere karşılık 50.000 USD’nin tahsiline ait karşı davasının da kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin 15.05.2007 tarihli sözleşme ile müvekkilinin aktifliğini belirtmekte ise de bu sözleşmenin Worldwide Division LLC olduğu, buna göre ödenmesi gereken bedelin borçlusunun davacı olmadığından sözleşmenin nispiliği gereğince davalı şirkete karşı sözleşmeden dolayı bir talepte bulunamayacağı, davacının bu itibarla aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, davalı Sinerji Enerji .. Şti. ile Ensida Enerji arasındaki sözleşme dosyada bulunmadığından davacıya karşı yükümlülük altına girilen işin ifası ile ilgili olarak imzalandığına dair belge bulunmadığı ve bu sözleşmede ödeme yapan kurumun davacı olduğuna dair bir sözleşme şartı da bulunmadığından, taraflar arasında bir ilişki varsa davalı şirkete para ödendiği ve sözleşmeye aykırı para ödendiğine ilişkin bir talebin mümkün olmadığı, davacı ödemeler yaptığını ve bu ödemeleri sunduğu sözleşmeye göre yaptığını kabul etse de davalı tarafından bu sözleşmelerde taraf olmadığına dair itiraz olduğundan sözleşme hukuku sebebine dayanarak davanın açılamayacağı, çünkü sözleşmeler onu akdeden tüzel kişiyi bağlayacağı gerekçesi ile, aktif dava ehliyeti bakımından davanın reddine, aynı sözleşmelere dayanarak alacak talebinde bulunmuş olup, davalı için geçerli olan sözleşmelerde davacının sözleşmenin tarafı olmadığından davalı karşı davacı bakımından da aynı gerekçelerle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, tüm taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; asıl ve karşı davanın tarafları önce bir yıl süre ile Worldwide Vision LLC-Sinerji Global..Ltd.Şti. arasında, devam eden yılda da davacı WER ile ve bu kezde …’ın diğer şirketi Envil aracılığıyla hizmet ilişkisini devam ettirdikleri, asıl davadaki ihtilaf birinci sözleşme döneminde ancak bağımsız bir iş olan fizibilite çalışmasından kaynaklanmış olup, karşı davalıların ihtilaf ile sonlanan ikinci dönemde bağımsız hizmet vermedikleri, danışmanlık hizmet sözleşmesinin …’ın isteği ile Envil ile kurulduğu, karşı davacıların ayrı ayrı danışmanlık hizmeti vermelerinin sözkonusu olmadığı, bir alacak varsa Envil şirketi tarafından talep edilebileceği gerekçesi ile, davalılar/karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı/karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeninden hüküm kurularak, asıl davada; ispatlanamayan davanın reddine, karşı davada; her iki davacı bakımından açılan davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı/karşı davalı vekili ile katılma yoluyla davalılar/karşı davacılar vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi’nce verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı/karşı davalı vekili ile katılma yoluyla davalılar/karşı davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 42,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılar-karşı davacılardan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı-karşı davalıdan alınmasına, 14.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.