Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/1457 E. 2008/4899 K. 16.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1457
KARAR NO : 2008/4899
KARAR TARİHİ : 16.07.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki asıl davanın davacıları vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili avukat …. Davalı avukatı gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacılar avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Davacı arsa sahipleri tarafından açılan asıl davada eksik işler bedeli ile gecikme tazminatı talep edilmiş, davalı deprem nedeniyle inşaatın geciktiğini, sözleşmeyi fesheden davacıların eksik … bedeli ve gecikme tazminatı talep edemeyeceğini ileri sürülerek davanın reddini istemiş mahkemece sözleşme feshedildiğinden davacıların eksik … gecikme tazminatı talep edemeyecekleri gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 09.03.2006 günlü bozma ilamında kat karşılığı inşaat sözleşmesi aynı zamana tapuda pay devrini içerdiğinden resmi şekilde düzenlenmesi zorunlu olduğu gibi sona erdirilmesi de tarafların karşılıklı iradelerinin birleşmesi veya mahkeme kararının varlığının zorunlu olduğu, dava dilekçesinde fesih isteği de yer almadığından aynen ifaya yönelik davacı talepleri yönünden deliller toplanarak işin esasına ilişkin bir karar verilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle mahkemenin davanın reddine dair kararı bozulmuş, davalının karar düzeltme isteği de reddedilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılama yapılmış, bu arada davacı arsa sahipleri tarafından yüklenici aleyhine açılan Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/56 E. sayılı dava dosyası ile yüklenici tarafından arsa sahipleri aleyhine açılan 2007/84 Esas sayılı dava dosyaları asıl dava dosyası ile birleştirilmiştir. Yine birleştirilmesine karar verilen aynı mahkemenin 2007/110 ve 111 Esas sayılı dava dosyaları taraf teşkilinin tamamlanması için açılan davalardır.
Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucu alınan bilirkişi raporuna göre ve taraf iradelerinin fesih konusunda birleşmiş olması, davacı arsa sahiplerinin fesih talebinin geri alınması hususundaki beyanlarına hukuken itibar edilemeceği sözleşmenin feshi nedeniyle eksik işler bedeli ile öngörülen gecikme tazminatının talep edilemeyeceği 2007/56 Esas sayılı dava nedeniyle ise feragat nedeniyle reddi gerektiği, yüklenicinin 2007/84 E. sayılı davanın ise konusuz kaldığı gerekçesi ile asıl ve birleştirilen davalar sonuçlandırılmış verilen karar davacı arsa sahipleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve karşı davalı arsa sahiplerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Arsa sahipleri tarafından açılan Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/56 E. sayılı dosyasında, arsa sahipleri sözleşmenin geriye etkili olarak feshi ile davalı yükleniciye inşaat karşılığı devredilen tapunun iptali ile kendi adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Arsa sahiplerinin bu davayı açmalarından sonra yüklenici 08.05.2007 tarihinde açtığı 2007/84 E. sayılı davada arsa sahiplerinin sözleşmeyi geriye etkili feshetmeleri ve tapu kaydının iptalini istemeleri nedeniyle yapmış oldukları inşaatın bedeli olarak şimdilik 10 milyar TL’nin tahsilini istemişler, daha sonra 09.07.2007 tarihinde ıslah talebinde bulunarak taleplerini 384.361,88 YTL’ye çıkarmışlardır. Arsa sahiplerinin sözleşmenin geriye dönük olarak feshi nedeniyle açtıkları davaya karşılık yüklenici de inşaata yaptığı masraflara karşılık ayrıca dava açtığından taraf iradelerinin kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye yönelik olarak feshi konusunda birleştiğinin kabulü zorunludur. Nitekim mahkemece de sözleşmenin tarafların karşılıklı olarak iradelerinin birleşmesi nedeniyle feshedildiği kanaatine varılmıştır. Davacı arsa sahipleri vekili daha sonra verdiği 03.10.2007 tarihli dilekçe ile sözleşmenin geriye etkili feshi davasından feragat edildiğini belirterek sözleşmeye göre arsa sahiplerine ait olan daire ve dükkanların tapularının davalı üzerinden terkini ile arsa sahipleri adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Arsa sahiplerinin açtığı geriye yönelik fesih davasından sonra yüklenici de yaptığı işin bedelinin tahsili içih dava açtığından ve taraf iradelerinin sözleşmenin geriye etkili feshi konusunda birleştiğinden arsa sahiplerinin 03.10.2007 tarihli dilekçe ile ortaya koydukları geriye etkili fesih davasından feragat edildiğine dair beyanlarına itibar edilmesi mümkün değildir. Yargılamada alınan bilirkişi raporu ile de inşaatın ortalama %65 seviyesine getirildiği anlaşıldığından dava tarihi itibariyle geriye etkili fesih koşullarının oluştuğu hususu kabul edilmelidir.
Celbedilen tapu kaydına göre tapunun işin başında davalı yükleniciye devredildiği yüklenici tarafından 17.03.1998 tarihinde kat irtifakı kurulduğu anlaşılmaktadır. Toplam 13 bağımsız bölümden oluşan taşınmazda zemin kat 2, 2. kat 10- 11, 3. kat 12-13 nolu bağımsız bölümler sözleşme gereği arsa sahiplerine ait olup, kalan 6 adet bağımsız bölüm yüklenici tarafından tapuda üçüncü kişilere devredilmiştir. Arsa sahiplerine ait olmayan 3 ve 5 nolu bağımsız bölümler de halen yüklenici adına kayıtlıdır. Arsa sahipleri vekili tarafından verilen 03.10.2007 tarihli dilekçede tescil talebi ile açılmış olan davadan feragat edildiğine dair bir ibare yer almadığından ve taraf iradeleri sözleşmenin geriye dönük olarak feshi konusunda birleştiğinden, arsa sahipleri tarafından açılan ve birleştirilen 2007/56 E. sayılı dava nedeniyle 2 parsel nolu taşınmazda halen yüklenici adına kayıtlı olan 2-10-11-12 ve 13 nolu bağımsız bölümlerle geriye dönük feshin tabii sonucu ve inşaatın getirildiği seviye itibariyle 3 ve 5 nolu bağımsız bölümlerin tapularını iptal ile arsa sahipleri adına tesciline karar verilmesi gerekirken, 2007/56 E. sayılı tapu iptal ve tescil davasının feragat nedeniyle reddi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Davalı yüklenici tarafından açılan ve birleştirilen 2007/84 E. sayılı davada inşaata yapılan harcamalar nedeniyle 10 milyar TL’nin tahsili talep edilmiş, 09.07.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile harcı yatırılarak talep 384.361,88 YTL’ye çıkarılmıştır. Bu dava yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve tarife uyarınca davacı yüklenici yararına 384.361,88 YTL üzerinden 21.674,47 YTL nisbi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Sözleşme geriye etkili olarak feshedildiğinden ve fesih tarihinde inşaatın seviyesi ortalama %65 nisbetinde olduğundan yüklenicinin taşınmazdaki 1-4-6-7-8 ve 9 nolu bağımsız bölümleri tapuda üçüncü kişilere devretmiş olduğu da nazara alındığında geriye etkili fesih sonucu başkaca alacağı bulunup bulunmadığı yargılama ile belirleneceğinden davalı arsa sahiplerinin 384.361,88 YTL üzerinden nisbi vekalet ücreti ile sorumlu tutulmaları da doğru olmamış, kararın bu yönden de bozmayı gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı ve karşı davalı arsa sahiplerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davacı ve karşı davalı arsa sahipleri yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davalı karşı davacı yükleniciden alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı ve karşı davalı arsa sahiplerine ödenmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalılara geri verilmesine, 16.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.