Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5270 E. 2022/9167 K. 19.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5270
KARAR NO : 2022/9167
KARAR TARİHİ : 19.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19.06.2019 tarih ve 2018/141 E. – 2019/215 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 20.05.2021 tarih ve 2019/1429 E. – 2021/688 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1980’de faaliyete başladığını, çok sayıda “TİRYAKİ” ibareli markasının bulunduğunu, markaların tanınmış olduğunu, davalının 2017/33821 sayılı “TD TİRYAKİ DÖNER” ibareli marka tescil başvurusuna itirazlarının, diğer davalının 2018-M-587 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkilinin markanın gerçek hak sahibi olduğunu, markaların benzer bulunduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalı Türkpatent YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, markaların benzer olmadığını, farklı sınıflar içerdiğini, müvekkili adına farklı unsurlarla “TİRYAKİ” ibaresinin 2016/24939, 2015/45186 ve 2013/71313 sayı ile tescilli olduğunu, markalar arasında karıştırılma olasılığının bulunmadığını, davacı markasının tanınmış olmadığını, davacı başvurularının zayıf marka olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının “TD TİRYAKİ DÖNER+şekil” ibareli marka başvurusu ile davacının “TİRYAKİ” ibareli markaları arasında, dava konusu edilen 2017/33821 sayılı markanın kapsamında yer alan 29/03 sınıftaki “hazır çorbalar, bulyonlar” 29/07 “kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar” ile 43/1 “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacının 30. sınıftaki emtialarının (mercimek, kuru bakliyatlar, bulgur, pirinç ve diğerlerinin) davalı marka kapsamındaki 29/03 “hazır çorbalar, bulyonlar” 29/07 “kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar” ile 43/1 “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” arasında mal ve hizmetlerin doğası, amaçlanan kullanımı ve kullanım metodu, birbirleri ile rekabet içinde yada birbirlerini tamamlayıcı şekilde ilintili ve bağlantılı mal/hizmet olarak sayılmasının gerektiği, zira bu tür ürünlerin (mercimek, kuru bakliyatlar, bulgur, pirinç), diğer ürünlerin (29/03 “hazır çorbalar, bulyonlar” 29/07 “kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar”) hammadde/mamül ilişkisi içinde olduğu, dolayısıyla anılan mal ve hizmetler yönünden tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1 maddesindeki koşulların oluştuğu, HMK 282. maddesinde belirtilen “hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.” hükmünden hareketle bilirkişi raporunun iltibas koşulunun bulunmadığına dair değerlendirmesine itibar edilmediği, iltibas oluşturmayan kısımlar yönünden ise başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın eskiye dayalı kullanım hakkı, markalarının tanınmışlığı, ticaret unvanına bağlı sınai mülkiyet hakkı ile davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı yönündeki iddiaların kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPMK 2018-M-587 sayılı YİDK kararının, dava konusu edilen 2017/33821 sayılı markanın kapsamında yer alan 29/03 “hazır çorbalar, bulyonlar” 29/07 “kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar” ile 43/1 “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden iptaline, bu mallar/hizmetler yönünden markanın hükümsüzlüğüne, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı TPMK vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibarelerin asıl unsurlarının “Tiryaki” kelimesinden oluştuğu ve ibareler yönünden taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, davacının itiraza dayanak markalarının kapsamındaki 29 ve 30. sınıfta yer alan gıda malları ile davalının başvurusu kapsamındaki 43/1. sınıf “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin” benzer ihtiyaçları karşıladığı ve anılan mal ve hizmetler arasında iltibas ihtimalinin oluştuğu, Yargıtay 11. HD.’nin 04/11/2015 tarih ve 2015/4408 E.- 2015/11546 K., 21/12/2015 tarih ve 2015/6254 E.- 2015/13732 K. sayılı kararlarının da aynı yönde bulunduğu, davalının marka başvurusu kapsamındaki 29/03. sınıf “hazır çorbalar, bulyonlar” ile 29/07. sınıf “kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar” mallarının, davacının itiraza dayanak markalarının kapsamındaki mallarla benzer olduğu yönündeki ilk derece mahkemesinin kabulünde de bir isabetsizliğin bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca, iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, ilk derece mahkemesi kararının gerekçe kısmında, başvuru tarihi itibariyle somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi yerine, 556 sayılı KHK’nın 8/1 maddesine yer verilmesinin maddi hatadan kaynaklandığı gerekçesiyle davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı TPMK vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPMK’dan alınmasına, 19/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.