Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2007/6037 E. 2007/8359 K. 28.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6037
KARAR NO : 2007/8359
KARAR TARİHİ : 28.12.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı-k.davacı …vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı … vekili avukat … ve davalı vekili avukat Ulviye … …. Birleşen davanın davalıları …. vs. vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesine dayalı iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı reddini savunmuş, birleşen davasında inşaat mahallinde alınan ihzarat malzeme bedellerinin tahsilini istemiştir.
Mahkemenin asıl davanın ıslah edilen miktara göre kabulüne, birleşen davanın reddine dair kararı davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
20.12.1990 tarihli sözleşmeyle yapımı kararlaştırılan inşaatın, Göksu Deltası Özel Çevre Koruma Bölgesi kapsamında bulunması nedeniyle ruhsatı alınamadığından 18.11.1991 tarihinden itibaren yapımı durdurulmuştur. Bu arada düzenlenen 5 ara hakedişte yüklenici toplam 18.430.000 m3 imalât gerçekleştirmiş, bedeli ödenmiştir. Yüklenici, işin durdurulmasından sonra tasfiye kararının alındığı 2003 yılına kadar ayrıca imalât
gerçekleştirdiğini ataşman, yeşil defter vs. belgelerle usulen kanıtlayamamış aradan geçen uzun zaman içerisinde toprağın sıkışması, üzerinin bitki örtüsüyle kaplanması sonucu imalâtın gerçek tutarını saptama olanağı da kalmamıştır. Davacının istemiyle 30.10.2003 tarihinde mahallinde yapılan tesbitte alınan raporda, mevcut plankotelerden 41 adet kesit alınarak Cross metoduyla yapılan hesaplama sonucu 115.036,663 m3 kübay miktarı saptanmıştır. Hükme dayanak bilirkişi raporunda dosya üzerinde incelemeyle tesbit raporu esas alınmıştır. Bu haliyle davacı yüklenicinin gerçek imalâtının kanıtladığından söz edilemez. Nevar ki davalı idare elemanlarınca düzenlenen 20.01.2004 tarihli tutanakta, arazi üzerinde açılan 38 adet numune çukurlarından tesbit edilen (h=0,98 mt) dolgu yüksekliği esas alınarak yapılan hesaplama sonucu (32.273 m2 X 0,98 mt=31.627,540 m3 ) imalâtı gerçekleştirdiği belirtilmiştir.
O halde idarenin kabulünde bulunan bu miktar imalât esas alınarak bundan hakedişe giren 18.430,000 m3-daha önce sıkıştırma bedeli ödenmediği gözetilmek suretiyle-işin ödenen tutarı mahsup edilmek suretiyle sözleşme fiyatlarıyla yüklenici alacağı hesaplanıp hüküm kurulmalıdır. Dayanağı gösterilmeden ve bilirkişi raporuyla bağlı kalınarak davanın kabulü bozmayı gerektirir.
Birleşen davayla ilgili temyiz istemlerine gelince;
Yükleniciye teslim edildiği halde inşaat mahallinden götürülen malzemelerin, 2003 yılı piyasa rayiçlerine göre tutarının hesaplanması gerekirken bilirkişilerin ihale tenzilatı uygulanarak yaptığı hesapla bağlı kalınması ve ayrı dava açıldığı birleşmiş olsalar da her davanın müstakil varlığını sürdüreceği, bu nedenle birleşen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yüklenicinin asıl davadaki alacağından mahsupla birleşen davanın reddine karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … birleşen davada davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan adı geçen yararına takdir edilen 500,00 YTL duruşma ücretinin davacıdan tahsili ile idareye verilmesine, 28.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.