YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/15091
KARAR NO : 2022/15602
KARAR TARİHİ : 30.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (…) Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti
Davacı, giyecek yardım alacağı, sorumluluk zammı alacağı, gece zammı alacağı, yıllık ücretli izin alacağı, fazla çalışma alacağı, bayram tatili ve tatil günleri alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemenin İlk Kararının Özeti
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Bozma Kararı
Davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 17.10.2018 tarihli ve 2017/14899 Esas, 2018/22449 Karar sayılı ilâmı ile davacının talepte bulunan olarak verdiği ve taleplerinin miktarlarını artırdığını belirttiği 05.05.2015 tarihli dilekçesinin davalıya tebliğ edilmeden karar verildiği, söz konusu dilekçenin davalıya usulüne uygun olarak tebliği sağlanarak oluşacak sonuca göre yeniden değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle sair yönler incelenmeksizin kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Bozmaya Uyularak Verilen Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İkinci Bozma Kararı
Davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 22.09.2021 tarihli ve 2021/7433 Esas, 2021/12551 Karar sayılı ilâmı ile;
“…
Somut olayda davacının ücreti dosyada bulunan son aya ilişkin bordroda yazılı miktarın asgari ücrete oranı bulunmak ve geçmiş yıllarda alınan ücretler, o dönem yürürlükte olan asgari ücretin bu orana çarpılması suretiyle hesaplanmıştır. Bilirkişinin uyguladığı bu yöntem geçmiş yıllara ait ücretlere ilişkin dosyada başka bir belge bulunmaması durumunda uygulama alanı bulucaktır. Oysa dosyada geçmiş döneme ait birçok bordro örneği bulunmaktadır. Davalı kurum resmi daire niteliğinde olması, bordrolara itiraz olmaması ve ücret miktarı yönünden çekişme bulunmadığı da dikkate alındığında, hesaplamalarda geçmiş dönemlere ait bordrolarda yazılı bu miktarların dikkate alınması gerektiği açıktır. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin hesaplamalarda kullanılan dönemsel ücret miktarlarının hatalı olarak belirlenmesi doğru olmayıp bozma nedenidir.
…
Somut olayda davacının fazla mesai ücreti tanık beyanlarına göre hesaplanmıştır. Bu hesaplamada davacıya bordrolarla yapılan fazla mesai ücreti ödemeleri ile davacının çalışmadığı genel tatil günleri ile izinli ve raporlu olduğu günler de dikkate alınmamış, davacı yılda 52 hafta çalışmış gibi hesaplama yapılmıştır. Bunun yerine bilirkişi tarafından hesaplama tablosunun altında davacıya fazla mesai ücreti olarak yapılan ödemelerin toplam miktarının hesaplanan miktardan mahsup edilmiş hali yazılmakla yetinilmiştir. Oysa yukarıda belirtildiği üzere fazla mesai ücretinin tahakkuk ettirildiği aylar ve davacının çalışmadığı dönemler fazla mesai hesaplamasında dikkate alınmaz. Dosya kapsamına yer alan bordroların bir kısmı mali hizmetler müdürü tarafından kaşelenmiş ve imzalanmış olup davacı imzasını içermese de, bir kısım bordroların altındaki imzaların davacıya ait olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu sebeple davacı asil isticvap edilmek suretiyle bordroların altındaki imzanın kendisine ait olup olmadığı sorulmalı ve bordroların davacı tarafından imzalanmadığının sabit olması halinde bordrolardaki tutarların davacının banka hesabına yatırılıp yatırılmadığı araştırılarak ve yatırılmış olması halinde mahsup işlemi yapılarak sonuca gidilmelidir. Bordrolardaki imzanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde ise, imzalı maaş bordrolarında fazla çalışma tahakkuku bulunan aylar dışlanmak suretiyle hesaplama yapılmalıdır. Mahkemece bu hususlara dikkat edilmeksizin fazla çalışma ücretinin hatalı şekilde hesaplanmış olması ayrı bir bozma nedenidir.
…
Somut olayda, davacının 24 saat çalışıp 48 saat dinlenme esasına göre çalıştığı belirtilerek çalıştığı günlerde 10 saat gece çalışması yaptığı kabul edilmiştir. Davalı işyerine karşı gece zammı talepli olarak açılan (Kapatılan) Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin emsal nitelikteki 2013/19574 Esas sayılı dosyasında gece çalışması ücretinin ne şekilde hesaplanacağı detaylı şekilde açıklanmıştır. Buna göre; davacının 24 saat nöbet tuttuğu ve 48 saat dinlendiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. 24 saat içerisinde 10 saat gece çalışması niteliğindedir. Ancak, gece çalışma ücreti çalışma karşılığı ödenecek nitelikte olup davacının 24 saatlik çalışmada fiilen 14 saatin 7 saatinin gece geçtiği kabul edildiğinde gece çalışmasının dinlenme süresine orantılandığında (14 saat fiili çalışma x10 gece çalışması/24 saat) 5,83 yuvarlak hesapla 6 saatinin gece çalışması olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca dosyada yapılan hesaplamada davacıya imzasız bordrolarla yapılan gece zammı ücreti ödemeleri dikkate alınmadığı gibi, davacının çalışmadığı genel tatil günleri ile izinli ve raporlu olduğu günlerin ise dikkate alınıp alınmadığı rapordan anlaşılamamaktadır. Bunun yerine bilirkişi tarafından hesaplama tablosunun altında davacıya gece zammı ücreti olarak yapılan ödemelerin toplam miktarının hesaplanan miktardan mahsup edilmiş hali yazılmakla yetinilmiştir. Yapılacak … gece zammı ücretinin tahakkuk ettirildiği ayların davacının banka hesabına yatırılıp yatırılmadığı araştırılarak yatırılmış olması halinde mahsup işlemi yapılarak var ise bakiyesinin hüküm altına alınması gerekir. Davacının çalışmadığı dönemler ise hesaplamada dikkate alınmamalıdır. Mahkemece bu hususlara dikkat edilmeksizin gece zammı alacağının hatalı şekilde hesaplanması isabetli değildir.
…
Somut olayda davacının 24 saat çalışıp 48 saat dinlenme esasına göre çalıştığı ve tanık beyanlarına göre bu çalışma sisteminde denk gelen … bayram ve genel tatillerde çalışıldığı belirtilerek davacının … bayram ve genel tatil günlerinin 1/3 ünde çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Fakat dosyada bulunan bilirkişi raporunda bu hesaplamada davacının izinli ve raporlu olduğu dönemlerin dikkate alınıp alınmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin genel tatil ücretinin hüküm altına alınmış olması hatalı olup bozma nedenidir.
6-Son olarak, hüküm altına alınan alacakların brüt ya da net olduğunun kararda belirtilmemesi de hatalı olup infazda tereddüt oluşturur mahiyettedir.” gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda bozma kararı ve dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe
1.Dosyadaki yazılara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda mahkeme yönünden; bozma kararında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak kararda açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama usuli kazanılmış hak olarak adlandırılır (YİBK, 09/05/1960 T., 1960/21 E., 1960/9 K.). Bu hukuki kurum mahkemeye; hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve yerine getirilmesi istenilen hususlar kapsamında, yargılama usulünün davanın sürüncemede kalmaması ve en az maliyetle bir an önce bitirilmesi amacına yönelik usul ekonomisi ilkesi çerçevesindeki hükümleri ışığında, uyulan bozma kararı gereğinin yerine tam olarak getirilmemesi gerekçesiyle ikinci kez bozulmasına sebebiyet vermeyecek şekilde, özenle işlem yapmak ve hüküm kurmak zorunluluğunu getirir. Dairemiz bozma ilâmında dosya kapsamındaki bordrolara itiraz olmaması ve taraflar arasında ücret miktarı yönünden çekişme bulunmadığı da dikkate alınarak geçmiş dönemlere ait bordrolarda yazılı miktarların hesaplamada dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Ancak Mahkemece bozma gereğinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışma, gece zammı, … bayram ve genel tatil ücret alacaklarının hesaplanmasında bozma ilâmına uygun olarak bordrolardaki ücret miktarının esas alındığı belirtilmiştir. Fazla çalışma, gece zammı ile … bayram ve genel tatil ücret alacaklarının bordrodaki dönem ücretleri dikkate alınarak hesaplanması yerinde ise de hesaplamanın giydirilmiş ücret üzerinden yapılması hatalıdır. Alacakların bordrolarda “normal çalışma” olarak adlandırılan çıplak ücret dikkate alınarak hesaplanması gerekirken “net ödeme tutarı” olarak adlandırılan giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanması hükmün yeniden bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 30.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.