Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2007/6392 E. 2008/6359 K. 27.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6392
KARAR NO : 2008/6359
KARAR TARİHİ : 27.10.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü
– K A R A R –
Davacı arsa sahipleri ile davalı yüklenici arasında imzalanan 15.10.1997 ve 15.09.1998 tarihli sözleşmelerin ifa olunmaması üzerine açılan davada, sözleşmelerin feshine ve yüklenici üzerine geçirilen tapu kayıtlarının iptâline karar verilmiş, bu kararın kesinleşmesinden sonra eldeki davada arsa sahipleri, yapının güçlendirilmesi için yapılan masraflar ile ikinci bir yüklenici ile yapılan sözleşme sonucunda uğranılan menfi zararlarının tahsilini talep etmişler, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Tapuda pay devrini içeren eser sözleşmeleri tarafların tek taraflı fesih beyanları ile feshedilemez. Bunun için fesih konusunda tarafların iradelerinin birleşmesi veya Borçlar Kanununun 369. maddesi uyarınca fesih hakkının kullanılması gerekir. Aksi takdirde fesih mahkemenin vereceği karar ile gerçekleşir. Dava konusu olayda sözleşmeler … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/2052 Esas 2001/1399 Karar sayısında yer alan davada feshedilmiş ve karar 13.09.2001 tarihinde kesinleşmiştir. Dolayısıyla tarafların sözleşmeden doğan hakları ile ilgili olarak hangi davaları açabilecekleri bu tarih itibariyle belirgin hale gelmiştir. Bu sebeple arsa sahiplerinin davalının zarara uğramaması için en geç 2001 yılı 2. döneminde eldeki davayı açmaları gerektiğinden arsa sahiplerinin gerek güçlendirme masraflarının ve gerekse menfi zararlarının hesabı yapılırken 2001 yılı 2. döneminin rayiçleri dikkate alınmalıdır. Mahkemece hükme esas alınan rapordaki hesaplama, dava tarihine göre yapıldığından bu konuda ek rapor alınarak sonuca varılmalıdır. Diğer yandan mahkemece davacıların sözleşmenin feshi sebebiyle menfi zarara uğradıkları kabul edilerek sonuca varılmış ise de, bu hesaplamanın dava tarihi nazara alınarak yapılması doğru olmadığı gibi ilk sözleşmede paylaşım şekli %40, %60 iken, daha sonraki yüklenici ile yapılan sözleşmede paylaşım oranının %50’şer olarak kabul edilmesi karşısında davacıların menfi zararlarının ne şekilde oluştuğu bilirkişi raporunda yeterince tartışılmamıştır. O halde bilirkişilerden alınacak ek raporda bu konu da açıklattırılıp sonuca varılmalıdır.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 27.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.