YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12812
KARAR NO : 2007/13070
KARAR TARİHİ : 31.10.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.03.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil, birleşen dosyada 04.03.2002 gününde verilen dilekçe ile mülkiyetin tespiti istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne dair verilen 29.12.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile davalılardan … … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne kalemce tutulan 11.06.2007 günlü tutanağa istinaden duruşma pulu çıkmadığından duruşma talebinin reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, davalılardan yüklenicinin satışı nedeniyle kazanılan bağımsız bölümler arsa paylarının diğer davalı …’in davalı Secaattin Akatan Ateş’le yaptığı muazaalı işlemler sonucu bağımsız bölümlere uygun düşmediği nedenine dayalı tapu iptali tescil, ıslah yoluyla öne sürülen istek ise, davacıların bağımsız bölümlerine karşılık gelen hisse oranının tespiti, dava konusu muhdesatın arz değerinden daha fazlası olması nedeniyle arzın bedeline tekabül eden davalı …’in payının davacılarca ödenmesi koşuluyla satışın paydaşlar arasında yapılması istemlerine ilişkindir.
Birleştirilen davada arz üzerindeki yapının mülkiyetinin tespiti istenmiştir.
Mahkemece asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davacılar ile davalılardan … … temyiz etmiştir.
1-Çekişme konusu yapı 1307 parsel üzerinde bulunmaktadır. Tapuda arsa niteliği ile kayıtlıdır. Bu parselde davacıların dışında davalı …’in de cebri ihale sonucu kazandığı adına tescil edilmiş, 44/200 pay bulunmaktadır. Kısaca ifade etmek gerekirse davacılar ile davalılardan … … 1307 parselde paylı mülkiyet rejimine tabi olarak maliktir.
Tüm dosya içeriğinden, 1307 parsel üzerine 12.50 irtifada bodrum+zemin+3 normal kat yapılmak üzere yapı ruhsatı verildiği ancak yapının ruhsat ve eklerine aykırı olarak 4 normal kat inşa edildiği yapı hakkında tatil tutanağı düzenlendiği binanın bu haliyle ruhsata bağlanma olanağı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Uygulamadaki deyimi ile yapı kaçaktır.
3194 sayılı İmar Kanununun 26 ve 27. maddelerinde belirtilen ayrıcalıklar dışında inşaata başlanmadan önce tüm yapılar için ruhsat alınması zorunludur. Şayet yapı ruhsatı yoksa veya olmasına rağmen yapı ruhsata aykırı yapılmışsa o yapı kaçak sayılır yetkili merci tarafından yasanın 32. maddesine göre işlem yapılarak ilgililer hakkında da cezai yaptırım uygulanır. İmar kanunu hükümleri kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, mahkemelerce re’sen gözetilmesi zorunlu hükümlerdendir. Mahkemeler yasaya aykırılığı saptamışsa yasaya aykırılığın korunması veya devamı sonucunu meydana getirecek şekilde hüküm kuramaz. Nitekim somut olayda; mahkemece 1307 parsel üzerine yapılan inşaatın, inşaat ruhsatına aykırılığı saptanmış, davacıların tapu iptali ve tescil istemleri reddedilmiştir. Gerçekten; yasaya aykırılığın ortaya çıktığı bu gibi durumlarda ilgilileri ancak yasaya aykırılığın giderilmesini yani yapının yıkılarak imara uygun hale getirilmesini isteyebilir. Bundan dolayıdır ki, davacıların Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı istemlerinin dinlenme olanağı da yoktur.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacıların bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davalılardan …’in temyiz itirazlarına gelince;
Birleştirilen davanın konusu mülkiyet tespitine ilişkindir.
Gerçekten; tespit davası ile bir kimse ile diğer kimse veya eşya arasında var olan hukuki münasabetin tespiti dava konusu yapılabilir. Fakat tespit davasının dinlenme olanağının bulunması için davacının hukuki ilişkinin hemen tespitinde yararı olması gerekir. Esasen bir istemin başka bir şekilde ileri sürülmesi mümkünse o istem tespit davasına konu yapılamaz. Somut olayda; davacılar asıl davada şahsi haklarına dayanarak tapu iptali ve tescil ikinci kademedeki istek olarak da temliken tescil davası açtıklarından eda davasında ileri sürdükleri hususları tespit davasında yeniden ileri süremezler. Birleştirilen tespit davasının açıklanan bu nedenle reddi gerekir. Diğer taraftan; az yukarıda söylendiği üzere yasaya aykırılığın korunması anlamına gelecek şekilde tespit hükmü kurulma olanağı da bulunmamaktadır.
Kabul şekline göre de; yine az yukarıda sözü edildiği üzere davalı … 1307 parselde davacılar gibi 44/200 pay sahibi olup 1307 parsel paylı mülkiyet rejimine tabi olarak tapuda kayıtlıdır. Türk Medeni Kanununun 718. maddesi hükmünce mülkiyetin kapsamı yasal sınırlamalar ayrık olmak üzere yapılar da girer. Başka bir anlatımla, arazi üzerindeki mülkiyet yapıları da kapsar. Yapıların ayrı, arazinin ayrı değerlendirme olanağı yoktur. Yasanın 683. maddesi hükmünce de eşyaya malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine de sahiptir. Taşınmaza paylı malik olan davalının mülkiyet … ayakta kaldığı sürece Anayasal güvence altındaki mülkiyet hakkını ortadan kaldırılarak tespit hükmü kurulup sonuçta davalıyı yapıdan el çektiren biçimde karar kurulması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalıların bütün temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. bent uyarınca kararın davalı …’in yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 31.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.