Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/13952 E. 2022/10335 K. 23.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13952
KARAR NO : 2022/10335
KARAR TARİHİ : 23.12.2022

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık …’ın 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/04/2006 tarihli ve 2005/128 Esas, 2006/91 sayılı kararının 14 yıl 21 ay 1 gün hapis cezası olarak içtima edilmesine ilişkin İstanbul (Kapatılan) 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/06/2007 tarihli ve 2007/393 değişik iş sayılı kararını müteakip, Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin 14/03/2011 tarihli ve 2011/203 değişik iş sayılı kararı ile 26/03/2011 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliye edilmesini takiben, sanığın bihakkın tahliye tarihi olan 28/08/2020 tarihinden önce 21/07/2015 tarihinde işlediği suça ilişkin almış olduğu 4 yıl 12 ay hapis ve 2 yıl 1 ay hapis cezalarının iki katı olan sürenin hakederek tahliye tarihini aştığı, bu sebeple lehe uygulama yapılması gerektiğinden bahisle hükümlü hakkında Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin 14/03/2011 tarihli ve 2011/203 değişik iş sayılı koşullu salıverme kararının geri alınmasına, ikinci suçun işlendiği 21/07/2015 tarihi ile hakederek tahliye tarihi olan 28/08/2020 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin reddine dair İstanbul İnfaz Hâkimliğinin 23/02/2021 tarihli ve 2021/3218 Esas, 2021/3256 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/04/2021 tarihli ve 2021/225 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 16/04/2021 tarihli ve 2019/3620 Esas, 2021/7036 karar sayılı ilamında “…Yukarıda açıklandığı gibi koşullu salıverilen hükümlü hakkında infaz işleminin özgürlüğü bağlayıcı cezanın kanun gereği yerine getirilmesi tarihine kadar kesintisiz sürdüğünün kabul edilmesinin zorunlu olduğu, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107. maddesinin 6. fıkrasında koşullu salıverilen hükümlünün denetim süresine tabi tutulacağı, bu denetim süresinin infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadar olacağı ve süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemeyeceği,..”şeklinde belirtildiği üzere,
Dosya kapsamına göre, her ne kadar İstanbul İnfaz Hakimliğinin 23/02/2021 tarihli kararı ile hükümlünün koşullu salıverme için 647 sayılı Kanun gereğince 6 yıl 116 gün gün süreyi yatması gerekip koşullu salıverme tarihinin 01/04/2011 olduğu, hükümlünün cezaevinde kaldığı sürenin 1/2’sinin 5275 sayılı Kanun’un değişiklikten önce 107/6 maddesine göre denetim süresi olacağı ve koşullu salıverme tarihinden itibaren başlayacak 1/2’lik sürenin bitiminin 29/05/2014 olup hükümlünün yeniden suç işlediği 21/07/2015 tarihinden önce olduğu, buna göre hükümlünün cezasını infaz etmiş sayılacağından bahisle şartla tahliyenin geri alınması talebinin reddine karar verilmiş ise de; 5275 sayılı Kanun’un 107/6. maddesindeki düzenleme ile toplam ceza miktarını
aşabilecek şekilde mahrumiyetlerin önüne geçmenin amaçlandığı ve denetim süresinin cezaevinde geçirilecek sürenin yarısı kadar belirlendiği, Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının 17/06/2010 tarihli ve 2010/7-1133 ilamat sayılı müddetnamesinin 647 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca 1/2 ve ayda 6 gün indirimli olarak infaz olacak şekilde tanzim olunduğu, müddetnameye göre hükümlünün 17/01/2007 tarihinde cezaevine girdiği, şartla tahliye tarihinin 16/10/2012, bihakkın tahliye tarihinin 28/08/2020 olarak belirlendiği, hükümlünün cezaevinde geçirmesi gereken sürenin hesabında ise 14 yıl 21 ay 1 gün hapis cezası nazara alındığında, 647 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapıldığında 7 yıl 10 ay 15 gün üzerinden ayda 6 gün indirimin de toplamda 579 gün gün olduğu, 7 yıl 10 ay 15 günden de toplamda 579 günün düşülmesi sonucunda hükümlünün cezaevinde geçirmesi gereken sürenin toplamda 6 yıl 6 ay 21 gün olacağı, denetim süresinin ise infaz hukukunda karma bir uygulama yapılamaması ve 647 sayılı Kanun’un hükümlünün ceza evinde geçirmesi gereken süre bakımından da lehe olduğu, çapraz ve karma bir uygulama yapılmasının mümkün olmadığından, 647 sayılı Kanun’a göre belirlenmesi gerektiği, bu sürenin ise bihakkın tahliye tarihi olan 28/08/2020 olacağı, bu haliyle hükümlünün 21/07/2015 tarihinde işlemiş olduğu kasıtlı suçun denetim süresi içerisinde işlenmiş olacağı gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 11/10/2022 gün ve 94660652-105-34-24838-2021-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;

TÜRK MİLLETİ ADINA

Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre açıklanan sebeple yerinde görüldüğünden, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/04/2021 tarihli ve 2021/225 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.