Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2007/4891 E. 2007/7126 K. 12.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4891
KARAR NO : 2007/7126
KARAR TARİHİ : 12.11.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Asıl dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshi, eksik ve kusurlu iş bedelinin tahsili, birleşen dava saklı tutulan eksik ve kusurlu işler ile ruhsat yenileme, yapı denetimi, sigorta, kat irtifakı ve belediye harcından oluşan alacakların tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl davada fesih talebinin reddi, eksik ve kusurlu işler bedelinin kabulü, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
1-Tefhim olunan kısa kararda birleştirilen davanın kısmen kabulü ile 10.634,43 YTL.nın birleştirilen dava tarihi olan 18.09.2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine denildiği halde, gerekçeli kararda birleşen davanın 29.634,43 YTL üzerinden kısmen kabulüne şeklinde karar verilmek suretiyle, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratacak şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Anayasa’nın 141. maddesince konulan duruşmaların aleniliği ilkesi ve HUMK’nın 382. maddesi gereği kararların alenen tefhimi gerekir. Kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik olması aleniyet kuralına aykırı düşer ve mahkemelere olan güveni sarsar. Tebliğ edilen ve yazılan gerekçeli kararın kısa karara uygun olması kamu düzeni ile de ilgilidir. 10.04.1992 gün 1991/7 E. 1992/4 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında kabul edildiği üzere kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunması bozma nedenidir. Bozmadan sonra yerel mahkemenin önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi gidermek kaydıyla hakimin vicdani kanaatine göre karar vermesi gerekir.
2-Yerel mahkemenin ilk kararında 4 nolu villanın davacıya ait olmadığı kabul edilmek ve gerekçe kısmında belirtilmek suretiyle hüküm kurulmuş, bozma ilâmında sair temyiz itirazları reddedilmek suretiyle 4 nolu villanın davacıya ait olmadığı kesinleşmiştir. Hükmüne uyulan bozma ilâmında eksik ve kusurlu işler bedelinin 26.05.2000 tarihindeki mahalli rayiçlerle (serbest piyasa fiyatlarıyla) hesaplanıp hüküm altına alınması gereğine işaret edilmiştir. Bozmaya uyulmakla bozmada belirtilen hususlar lehine bozma yapılan taraf için usulî müktesep hak oluşturmuştur. Bu durumda mahkemece bilirkişi kurulundan alınacak ek raporla 2-5-6 nolu villalardaki eksik ve kusurlu işlerin 26.05.2000 tarihi itibariyle serbest piyasa rayiçlerine göre bedeli konusunda ek rapor alınarak davanın sonuçlandırılması gerekirken eksik inceleme sonucu ek davada yazılı şekilde hüküm tesisi kabul şekli bakımından usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Belirtilen sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. ve 2. bentlerde açıklanan nedenlerle davalı …’nun temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı …’na geri verilmesine, 12.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.