YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11429
KARAR NO : 2022/13722
KARAR TARİHİ : 21.12.2022
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Asıl ve birleşen dosyalarda davacı üçüncü kişi; … 18. İcra Müdürlüğünün 2015/3062 ve 2015/3064 Esas sayılı icra dosyalarında 30.3.2015 ve 15.4.2015 tarihli hacizlerin üçüncü kişinin iş yerinde yapıldığını, haczedilen menkullerin davacıya ait olduğunu belirterek istihkak davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen dosyalarda davalı alacaklı; mülkiyet karinesinin borçlu lehine olduğunu, davacı tarafından mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli delil sunulamadığını, borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 24.12.2019 tarih, 2016/18661 Esas 2016/18661 Karar sayılı ilamı ile davacı vekilince 15/03/2016 tarihli duruşmaya mazeret dilekçesi gönderilmiş olup Mahkemece davacı vekilinin mazeretinin kabul edilmiş olduğundan yeni bir duruşma günü tayin ederek, vekile duruşma gününün tebliğ edilmesi gerekirken, yokluğunda karar verilerek hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmiş olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak, davacı taraf haczedilen menkul mallara ilişkin olarak mülkiyet karinesini ispat edecek faturalar sunmuş ise de, haczedilen mahcuzların önemli bir kısmına ilişkin olarak faturanın tespitinin mümkün olmadığı, hacizli malların dosya kapsamında ibraz ettiği faturalarla ayırt edici özelliklerinin örtüşmediği, söz konusu faturalar dışında malların mülkiyetine dair başka herhangi ayrıntılı fatura ve belge sunulmadığından mülkiyet karinesinin ispatına yeterli delil bulunmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, karar asıl ve birleşen davalarda üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen dosyalarda dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dava konusu haciz, üçüncü kişinin ticaret sicil adresinde ve üçüncü kişi huzurunda yapılmış, borçlu haciz sırasında hazır bulunmamış, borçlu şirkete ödeme emri farklı adrese tebliğ edilmiştir. 3.kişi …, borçlu şirket ortaklarından biri iken borcun doğum tarihi olan 28.11.2014 ve 30.11.2014 tarihlerinden çok önce 1.12.2010 tarihinde hissesini devretmiştir. Dava konusu 30.3.2015 tarihli haciz sırasında Kazancıoğlu yazılı duba, kalemlik ve duvarda asılı saat görülmüş olup 3.kişinin soyadının Kazancıoğlu olması, daha önce borçlu şirkette ortak olmuş olması, yine borçlu şirketin haciz adresinde faaliyet gösterirken 1.12.2010 tarihinde bu adresten ayrılmış olması karşısında anılan eşyaların haciz mahallinde borçlunun faaliyetine devam ettiğine tek başına karine teşkil etmeyeceği anlaşılmıştır. Ayrıca, borçlu ile üçüncü kişinin faaliyet alanları farklı olduğu gibi hacze konu mahcuzların üçüncü kişinin faaliyet alanı ile ilgili olduğu görülmüştür. Buna göre, mülkiyet karinesi davacı üçüncü kişi lehine olup, davanın İİK m. 96 gereğince üçüncü kişi tarafından açılması ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmaz. Mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Davalı alacaklı tarafından 3. kişi yararına olan karinenin aksi kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilemediğinden; asıl ve birleşen davaların kabulü yerine, oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’un 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.