YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2894
KARAR NO : 2022/8155
KARAR TARİHİ : 21.11.2022
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Uygulama : Sanık hakkında TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükmü
Bozma üzerine bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği, ancak kullanım olmaksızın ByLock yüklenmesinin atılı suçun sübutu için yeterli olmayacağı gözetilmekle;
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun vasfı açısından belirleyici nitelikte olması ve tespit ve değerlendirme raporunun da temin edilememiş olması gözetilerek, sanığın teknik olarak bu programı kullandığının tespiti açısından HIS (CGNAT) ve HTS kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması,
2- Sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağ ile katılıp katılmadığı hususundaki maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması ve savunmalarının denetlenmesi bakımından, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığının da araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, sanık hakkında beyanda bulunan Ömer Yıldırımoğlu’nun beyan ve teşhisleri, sanık ve müdafiine duruşmada okunmamasına rağmen bölge adliye mahkemesi gerekçesine dayanak yapılmak suretiyle TCK’nın 217. maddesi gereğince duruşmada tartışılmayan delillerin hükme esas alınamayacağının gözetilmediği, yine hükümden önce UYAP sistemi üzerinden dosyaya gelen Yasin Yücel’in beyanlarının da duruşmada sanık ve müdafiine okunmadığı, suçun sübutu açısından hükmün gerekçesine dayanak yapılıp yapılmadığının karar yerinde tartışılmadığı ve yapılmamış olması halinde sebeplerinin gösterilmediği nazara alınarak; elde edilecek tüm delillerin ile Ömer Yıldırımoğlu’nun, Yasin Yücel’in ve hükümden sonra dosyaya UYAP sistemi üzerinden gelen Ömer Almas’ın beyanlarının CMK’nın 217. Maddesi uyarınca sanık ve müdafiine duruşmada okunup gerekirse beyanda bulunan şahısların mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebeplerle BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.