YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2456
KARAR NO : 2008/4461
KARAR TARİHİ : 03.07.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ise de mahiyeti itibariyle duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş, temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı … İnş.Ltd.Şti. Ortak Girişimi tarafından davalı … aleyhine 27.10.2006 tarihli dava dilekçesi ile açıldığı kabul edilen dava nedeniyle hakem heyetince 15.02.2007 tarihinde verilen karar … 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne tevdi edilmiş, mahkemece hakem kararının HUMK’nın 536.maddesi gereğince taraflara tebliğine, duruşmanın 18.09.2007 günü saat 16.00’da yapılmasına dair tensip kararı ile hakem kararı davacı ortak girişime 16.07.2007 tarihinde davalı Cemiyete ise 12.07.2007 tarihinde tebliğ edilmiş, mahkemece taraflarca kanuni süresi içerisinde temyiz yoluna müracaat edilmemesi nedeniyle hakem kararının HUMK’nın 536.maddesi gereğince tasdikine dair verilen 18.09.2007 günlü karar davalı … vekillerince temyiz edilmiştir.
HUMK’nın 535. maddesi gereğince hakemde dava açılması dava dilekçesinin hakem heyetine tevdi edilmesi ile mümkündür. HUMK’nın 179. maddesine göre dava dilekçesinde hangi hususların yer alacağı ayrı ayrı sayılmıştır. Dava dilekçesinde talep sonucunun açık bir şekilde belli edilmesi mutlaka gerekli olup, talep sonucu belli olmayan dilekçenin dava dilekçesi olarak kabulü mümkün değildir. HUMK’nın 533. maddesi gereğince hakem heyetinin talep edilen bir şey hakkında karar verip vermediği veya talep edilmeyen bir şey hakkında karar vermiş olup olmadığının temyizen incelenebilmesi için de talebin duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirgin olması gereklidir.
Somut olayda hakem heyetinin dava dilekçesi olarak kabul ettiği davacının 27.10.2006 tarihli dilekçesi HUMK’nın 179. maddesindeki unsurları taşımadığı gibi netice-i talebi de içermediğinden dava dilekçesi olarak kabulü mümkün değildir. Hakem heyetine usulüne uygun olarak açılmış bir dava mevcut olmadığı halde usulünce açılmış bir dava mevcut gibi yargılama yapılıp ve yazılı şekilde karar verilmiştir. Hakem heyetince verilen 15.02.2007 günlü karar HUMK’nın 388 ve 389. maddesinde öngörülen hususları da kapsamamakta, kararda taraflara tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak şekilde sarih olarak yer almamaktadır.
HUMK’nın 532. maddesindeki düzenlemeye göre hakemler kararlarını yetkili ve görevli mahkeme kalemine verirler. Hakem kararı mahkeme kalemince evrak mahzeninde saklanır ve isteyen tarafa bir sureti verilir. Hakem kararı kendisine verilen mahkeme hakem kararının kendisine verildiği ve kararın neden ibaret olduğunu iki tarafa yazılı olarak tebliğ eder. Karar iki taraf hakkında ancak bu tebliğ tarihinde mevcut sayılır. Temyiz süresi de tebliğ tarihinden itibaren işler. Aynı Kanun’un 536. maddesine göre de hakem kararları temyiz süresi geçince mahkeme başkanı veya hakim tarafından tasdik edilir. Temyiz edilmeksizin kesinleşen bu kararların tasdiki yalnızca kararın kesinleştiğini tesbit eden bir şerh niteliğinde olmayıp, aynı zamanda hakem kararının usule, şekle ve kamu düzenine uygunluğunu tesbit eden ve bu karara kesin hüküm ve icra edilebilir olma niteliğini veren yargısal bir karardır. Yukarıda değinildiği gibi hakem heyetine usulen açılmış bir dava mevcut olmadığı ve hakemlerce usulüne uygun olarak oluşturulan bir karar bulunmadığı halde 15.02.2007 tarihli hakem kararının tasdikine karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
… davalı sıfatını taşıdığı halde mahkemenin karar başlığında davacı olarak gösterilmesi maddi hataya dayalı olup mahkemesince her zaman düzeltilebileceğinden ayrıca bozma nedeni sayılmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle … 4. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanının 2007/520 E. sayılı, 18.09.2007 günlü, hakemler … Durgunoğlu, … ve … tarafından verilen 15.02.2007 tarihli hakem kararının HUMK’nın 536. maddesi gereğince tasdikine dair vermiş olduğun kararın BOZULMASINA, 03.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.