YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14225
KARAR NO : 2022/17330
KARAR TARİHİ : 30.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Suçta kullanılan nakil aracının iadesine ilişkin kararın incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, katılan adına Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Sanıklar hakkındaki mahkumiyet kararının incelenmesinde ise;
Tüm dosya kapsamının incelenmesinde olay günü… plakalı aracın kolluk güçlerinin dur ihtarına uymayarak kaçtığı, lastik patlatanla durdurulması sonucu araçta bulunan sanıkların araç içerisinde bulunan sigaraları boşaltarak yakınlardaki bir köy içerisinde … isimli şahsın ahırında saklanırken yakalandıkları anlaşılmakla, sanık …’in 24.06.2014 tarihli dilekçesi ve savunmasında ısrarla olayla ilgisinin olmadığını ve kendisine ait kimlik bilgilerinin kullanıldığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, 08.07.2015 havale tarihli temyiz dilekçesinde de kendi kimlik bilgilerini kullanan şahsın … olduğunu belirttiği, … isimli şahsın hükümden sonra mahkemeye sunmuş olduğu 08.07.2015 havale tarihli dilekçede de olayda yakalanan şahsın kendisi olduğunu ve korktuğu için …’e ait kimlik bilgilerini kullandığını beyan etmesi karşısında, … isimli şahıs hakkında suç duyurusunda bulunularak açılacak davanın iş bu dava ile birleştirilmesi, sanık …’un ve …’in imza örnekleri alınıp, aynı zamanda kamu kurum ve kuruluşlarında imzaladıkları belgelerin olması halinde bunlar da celp edilerek hazırlık evrakları, ifade tutanağı, temyiz dilekçeleri üzerindeki imzalarla imza mukayesesi yaptırılması, olay günü olay yeri inceleme birimince suçta kullanılan araç üzerinden alınan parmak izlerinin sanıklardan alınacak parmak izleriyle karşılaştırılmasından sonra, elde edilecek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Yasaya aykırı, katılan adına Hazine vekilinin ve sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.