YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5200
KARAR NO : 2007/6399
KARAR TARİHİ : 28.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 3.3.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve davacı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, intifa hakkına vaki muarazanın meni istemiyle açılmıştır.
Mahkemece, 1265 parselin kira sözleşmesi dışında kalan iki dönümlük kısmına davalının yersiz elatmasının önlenmesine, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.
Hükmün taraflar temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir yanılgı bulunmamasına göre davalının bütün, davacının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-1265 parselin çıplak mülkiyeti davalıya intifa hakkı ise davacıya aittir. Davalının taşınmazdan yararlanması 26.3.1998 ve 2.4.1998 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayalıdır. Anılan sözleşme fesh edilmediğinden davalı sözleşmenin ayakta kaldığı süre içerisinde 1265 parselden yararlanabilir. Ancak; 37.940 metrekare yüzölçümündeki 1122 parselle ilgili 2.4.1988 başlangıç tarihli kira sözleşmesi 1122 parselin yol cepheli 4 dönümlük alanı için yapılmıştır. 1265 parsel ise 6.000 metrekare yüzölçümündedir. Şu hali ile davalı 1265 parselin 4 dönümlük kısmı dışındaki alanda sözleşmeye dayanarak hak iddiasında bulunamaz. Diğer yandan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 388 ve 389. maddeleri hükmünce kurulan hükmün taraflar arasında yeni bazı sorunlara yol açmıyacak açıklıkta yazılması gerekir. Her ne kadar; mahkemece davalının 2 dönümlük kısma elatmasının önlenmesine karar verilmiş ise de, bu
alanın 1265 parselin hangi bölümü olduğu ne bilirkişi krokisinde gösterilmiş ne de hüküm yerinde açıklanmıştır.
O halde mahkemece yerinde yeniden keşif yapılmalı, bilirkişi ve tanıklar keşif yerinde dinlenerek sözleşmenin yapıldığı 26.3.1998 tarihinde davalıya kiralanan 4 dönümlük kısım bilirkişi ve tanıklara tanımlattırılmalı, fen bilirkişisinin düzenleyeceği krokiye bu yer işaret ettirilerek, bunun dışında kalan alanda davalı kira sözleşmesine dayanamayacağından davalının elatması önlenmeli, davacının ecrimisil talebi de açıklanan doğrultuda değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, kurulan hüküm Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 388 ve 389. maddelerine uygun düşmediğinden eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar bozulmalıdır.
SONUÇ; Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının bütün, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bent uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın yatırana iadesine, 28.5.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.