YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5708
KARAR NO : 2007/6427
KARAR TARİHİ : 28.05.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.10.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.2.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 30.7.1980 tarih ve 7 numaralı tapu kaydına dayanarak bu kayıt kapsamı ile kullandığı taşınmazının 1994 yılında yapılan kadastroda 140 ada 10 parsel numarası ile hazine adına tescil edildiğini, hukuki dayanaktan yoksun hazine tapusunun iptali ile adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalı Hazinenin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- 28.9.2005 tarihli keşifte hazır edilen teknik bilirkişi … davacıya ait 30.7.1980 tarih 7 sıra numaralı tapuyu kapsam tayin ederek düzenlediği 26.9.2006 günlü ek raporda dava konusu yeri siyah renkle tarayarak A harfi ile göstermiştir. Davacı 20.2.2007 tarihli oturumda yukarıda belirtilen ek rapor doğrultusunda karar verilmesini ve ek raporda belirtilen fazlaya ilişkin kısmı talep etmediğini beyan etmiştir.
Davacıya ait dayanak tapu, 10 parselin A=9900 metrekaresini kapsamakta olup bu parselin B,C,D,E ve F harfleri ile gösterilen diğer bölümleri bu kayıt kapsamı dışında kalmaktadır. Hüküm kurulurken Fen
bilirkişisi raporundaki krokiye yollama yapılarak infazda tereddüt edilmeyecek biçimde kabul ve reddedilen bölümlerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Teknik bilirkişinin infaza da uygun olacak biçimde düzenlediği 26.9.2006 günlü ek rapor nazara alınarak davanın kabul ve reddedilen bölümlerinin buradaki belirtilen şekli ile hüküm fıkrasına yazılması gerekirken infaza elverişliliği olanaklı bulunmayacak biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı temsilcisinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte yazılan nedenlerle hükmün BOZULMASINA 28.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.