YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3716
KARAR NO : 2022/7241
KARAR TARİHİ : 28.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.10.2009 gününde verilen dilekçe ile men’i müdahale ve kâl talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.10.2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili ve davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, irtifak hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve yıkım talebine ilişkindir.
Davacı vekili, davalıların maliki olduğu 2858 ada 12 parsel sayılı taşınmazda davalıların inşaata başladıklarını, inşaatın müvekkili lehine olan irtifak hakkını tehlikeye düşürdüğünü, ayrıca can ve mal güvenliğini de tehdit ettiğini belirterek, el atmanın önlenmesini ve yapının tecavüzlü kısmının yıkılmasını talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, davaya konu edilen inşaatın 20 yıl önce tamamlandığını, söz konusu elektrik hattının da 30 yıl önce kurulduğunu, davacının bakım yapmaması sebebiyle tellerin sarktığını, ayrıca davacı lehine taşınmazda böyle bir irtifak hakkının da bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, men’i müdahale davasının kabulüne; davalı … aleyhine açılan davanın kabulü ile 2858 ada, 12 parsel üzerinde kurulu 26 No.lu bağımsız bölüm ile ilgili yatayda (bina ön cephesinden) soldan 6,43 m², sağdan 11,25 m² arasında kalan yamuk alan, düşeyde giriş kotundan yukarı 7 metreden yukarısı (4,57 m²) kesilip atılacak bu kottan yukarıda 2. kat + teras katı + çatı katı toplam yıkılıp atılması gerekli alan 110 m² olan bu yerin tecavüzünün önlenmesine, tecavüzlü kısımların kal’ine, kal masrafı olan 7.253,00 TL’nin bu davalıdan alınmasına ve davacının diğer davalılar aleyhine açılan davasının ispat edilememesi nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hükmün bir kısım davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 21.12.2020 tarihli, 2017/2719 E, 2020/8667 K sayılı ilamı ile “… dosya içerisinde bulunan davaya konu 2858 ada 12 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydında, 13.02.1989 tarihli “TEK lehine 576 m² sahada daimi irtifak …” kaydı bulunmakta olup, 21.04.2015 tarihli ek bilirkişi raporunda bu taşınmaz üzerinde 5 adet binanın bulunduğu, bunlardan 22 No.lu binanın …’a ait olduğu ve binada yatay binanın tüm alanı, binanın giriş kotundan itibaren ise 7 metresi kalacak şekilde yukarısından itibaren 1,19 metrenin irtifak hakkına ihlalinden dolayı kesilip atılması gerektiği; 26 No.lu binanın malikinin ise davalılardan … olduğu, binada yatayda solda 6,43 metre; sağdan 11,25 metre arasında kalan yamuk alan ile düşeyde giriş kotundan 7 metre yukarısı olan 4,57 metrenin irtifak hakkına ihlalinden dolayı kesilip atılması gerektiği belirtilmiştir. Öte yandan taşınmazın tapu kaydına göre niteliği “tarla” olup üzerinde kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmamıştır. Dolayısıyla irtifak … ihlaline konu olan taşınmazlardaki binalardan 22 ve 26 No.lu binalar, 12 parsel sayılı taşınmazın tamamlayıcı parçası (mütemmim cüz’i) olup, hukuksal durumu arza bağlıdır. Bu husus gözetilmeden mahkemece 12 parsel sayılı taşınmazın diğer paydaşları olan “…, …, …, …, … …, … ve …’na husumet yönetilmeden hüküm kurulmuştur.
Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup re’sen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir. Savunma …, Anayasanın 36. maddesi ile güvence altına alınmış olup, 6100 Sayılı HMK’nın 27. maddesinde de “Hukuki dinlenilme …” başlığı altında ayrıca düzenlenmiştir. Hakim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Buna göre hakim iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafları duruşmaya çağırmak zorundadır.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; geri kalan paydaşlar …, …, …, …, … …, … ve … yaşıyor ise kendilerinin, ölü iseler ibraz edilecek mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya dahil edilerek savunmaları alınmalı, varsa delilleri toplanmalı ve tüm bu eksiklikler giderildikten sonra esas hakkında hüküm vermek olmalıdır.
Tüm bu hususlar gözardı edilerek mahkemece esas hakkında karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.’’ gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın, davalı … ile dahili davalılar …, …, …, …, … ve … yönünden kabulüne; dava konusu 2858 ada 12 parsel üzerinde kurulu 22 numaralı binada yatay binanın tüm alanı, binanın giriş kotundan itibaren ise 7 metresi kalacak şekilde yukarısından itibaren 1,19 metrenin irtifak hakkını ihaleninden dolayı kesilip atılması ve 26 numaralı binada ise yatayda (bina ön cephesinden) soldan 6,43 metre, sağdan 11,25 metre arasında kalan yamuk alan ile düşeyde giriş kotundan yukarı 7 metreden yukarısı olan 4,57 metrenin irtifak hakkına ihlalinden dolayı kesilip atılacak alanlara el atmanın önlenmesine, el atılan kısımların kaline, kal masraflarının infaz aşamasında dikkate alınmasına, davanın, davalılar …, …, …, … ve … yönünden reddine karar verilmiştir.
Hükmü, bir kısım davalılar vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesi gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olayda, mahkemece dava konusu 2858 ada 12 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıt malikleri hakkında dava kabul edilmiş olmasına rağmen söz konusu taşınmazda tapu kayıt maliki olan … hakkında hüküm tesis edilmemesi, yine dava konusu 2858 ada 12 parsel sayılı taşınmazda tapu kayıt maliki olmayan davalılar hakkında davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen tapu kayıt maliki olmayan davalılar …, … ve … hakkında hüküm tesis edilmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.11.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.