Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/168 E. 2008/7703 K. 26.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/168
KARAR NO : 2008/7703
KARAR TARİHİ : 26.12.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, yanlar arasında yapıldığı bildirilen tarihsiz ve “sözleşme, anlaşmadır” başlıklı adi yazılı sözleşmeye dayalı olarak açılmış olup, ödenmediği ileri sürülen 8.000,00 YTL bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 8.000,00 YTL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Yanlar arasında adi yazılı şekilde yapılan sözleşme, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi hükmü uyarınca niteliğince bir “eser” sözleşmesidir. Bu sözleşme, davacı tarafından yüklenici; davalı tarafından ise, iş sahibi sıfatlarıyla imzalanmıştır. Davacı yüklenici, davalıya ait dairedeki sözleşmede yazılı işleri 8.500,00 YTL götürü bedelle malzemeli olarak yapmayı yüklenmiştir. Davacı, sözleşme konusu tüm işi yaparak davalıya teslim ettiğini; ancak, hakettiği iş bedelinin 8.000,00 YTL tutarındaki kısmının ödenmediğini ve her biri 4.000,00 YTL tutarlı 22.06.2004 keşide tarihli, 30.08.2004 vade tarihli bonoları keşide ederek kendisine vermiş olmasına karşın ödemediğini iddia etmiş; davalı ise bonoların sahte olarak düzenlendiğinin Akhisar İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2005/31 Esas ve 2005/139 Karar sayılı kesinleşen hükmü ile tespit olunduğunu, işin tümünün davacı tarafından değil, kendisi tarafından yapıldığını, davacının yaptığı iş bedelinin tümünün ise ona ödendiğini savunmuştur.
Yanlar arasındaki sözleşme, fesih olunmamıştır. Sözleşme konusu iş yüklenici davacı tarafından malzemeli olarak yüklenilmiştir. Tarafların az yukarıda belirtilen açıklamalarına göre de, sözleşme konusu tüm işin yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Karine, ifa ile sonuçlanan malzemeli işin yüklenici tarafından yapılmış olduğunun kabulünü gerektiği yönündedir. Ancak, iş sahibi davalı yasal ve yazılı delillerle sözleşme konusu işlerin bir kısmını kendisinin yapmış olduğunu kanıtlayabilir. Davada HUMK’nın 289. maddesi hükmü gereğince karşı tarafın açık onayı bulunmadığından; aynı Kanunun 292. maddesi gereğince de “yazılı delil başlangıcı” niteliğinde belge sunulmadığından, işin bir kısmını kendisinin yapmış olduğunu ve davacı tarafından yapılan iş bedelinin de ödenmiş olduğunu, davalı tanık delili ile kanıtlayamaz. Nevar ki, davalı, iş bedeline mahsuben 1.300,00 YTL tutarındaki çeki davacıya verdiğini ve Oyakbank Şubesi tarafından davacıya ödenmiş olduğunu savunduğu halde bu husus mahkemece araştırılmamıştır. Sözü edilen çek bedelinin davacıya veya yetkili hamile ya da tahsile yetkili davacı temsilcisine ödenmiş olması durumunda çek bedelinin uyuşmazlık konusu iş bedelinden mahsubu gerekir. Çünkü, mahsup bir hakkın doğumunu engelleyen veya doğmuş olan hakkı ortadan kaldıran itiraz niteliğinde olduğundan mahkemece, doğrudan gözetilir. O halde, mahkemece bu hususun araştırılması zorunludur.
Davalı, yasal delil kapsamında “yemin” deliline dayanmış olduğundan, çekle yapıldığı ileri sürülen ödemenin kanıtlanamaması durumunda tüm ödemelerin ve ayrıca davalı tarafından yapıldığı ileri sürülen işlerin kanıtlanabilmesi amacıyla davacıya “yemin önerme hakkı” bulunduğunun mahkemece davalıya hatırlatılması zorunludur. Davalı tarafından yemin önerme hakkının kullanılması ve yeminle ilgili yargılama işlerinin yapılması sonucu, az yukarıda açıklanan savunmalarının kanıtlanması durumunda, yapılan ödemelerin hakedilen iş bedelinden mahsubunun gerektiği gözetilmelidir. Diğer yandan, bir kısım işin davalı tarafından yapıldığının kanıtlanması durumunda ise, iş götürü bedelle olduğundan yerinde uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılmak suretiyle mahkemece inceleme yaptırılarak davacının yaptığı işin tüm işe oranının nefaset varsa gözetilerek belirlenmesi ve bu oranın toplam iş bedeline uygulanması ile belirlenecek iş bedeli tutarından, yasal delillerle davalı tarafından kanıtlanan ödemelerin mahsubu yapılarak davacının hakettiği istenebilir alacağının bulunup bulunmadığı mahkemece saptanmalıdır.
Yukarıda açıklanan hususlar gözden kaçırılarak noksan araştırmayla yazılı şekilde mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davalının temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 26.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.