Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/3396 E. 2022/7588 K. 31.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3396
KARAR NO : 2022/7588
KARAR TARİHİ : 31.10.2022

MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 24.11.2020 tarih ve 2018/373 E- 2020/162 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nce verilen 05.03.2021 tarih ve 2021/293 E- 2021/456 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; davacılarının murisi …’in 04.08.2016’da geçirmiş olduğu trafik kazası sonucunda vefat ettiğini, vefattan sonra murise ait iş yerinin kapanması gerektiği için iş yerindeki tüm malları alacakları ve borçları müteveffanın kardeşlerine ait olan davalı şirkete kendilerinin belirlediği fiyatlar çerçevesinde devredildiğini, iş yerinden mallar çıkarılmadan davalı şirkete teslim edildiğini, bu mallar için davalı yana iki adet fatura düzenlendiğini, iki fatura bedelinin taraflarına ödenmesi hususunda davalı yana iadeli taahhütlü ihtarname gönderildiğini, davalının davacılara ödeme yapmadığını, iki fatura bedelinden fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL’lik kısmının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; faturalardan dolayı davacılara herhangi bir borcun olmadığını, faturaların kapalı olduğunu ve bedelin peşin ödendiğine karine teşkil ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; davaya konu faturaların davalıya ait yasal defter ve belgelere kaydedildiği, yasal defterlerin ise usulüne uygun tutulduğu, bu faturalara karşılık davalının kesilen faturalar karşılığında borçlanan davalının kendi 2017 yılı yevmiye defterinde borcun diğer bilanço kalemleri ile karşılaştırılarak ödendiğinin belirtildiği, davacının teklifi üzerine davalı şirket yetkilisinin 24.11.2020 tarihli celsede davalı şirketin borcu olmadığına dair yemini eda ettiği ayrıca ticari örf ve adete göre faturanın kapalı olarak düzenlenmiş olmasının o fatura bedelinin ödendiğine dair karinenin aksini ispatlayacak delil de ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacının alacağının faturaya dayanması, davacının dava konusu yapmış olduğu faturaların kapalı fatura olması, kapalı faturaların ödendiği karinesinin bulunması nedeniyle, davacının davaya konu faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu yazılı delil ile ispat etmesi gerektiği, davalı defterlerinde davaya konu faturaların kayıtlı olduğu ve ödendiği görülmekle birlikte davalının faturaların ödendiğine dair yemin teklifinin eda edilmesi karşısında davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, faturaya dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, alacağı oluşturan faturaların kapalı düzenlendiği, davacının fatura bedellerinin ödenmediğini kanıtlayamadığı ve davalı şirket temsilcisinin fatura bedellerinin peşin ödendiğine dair yemin ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf istemleri, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.
Fatura altının faturayı tanzim eden tarafından kaşe vurularak imzalanması, o faturanın kapalı fatura olduğuna ve fatura bedelinin ödendiğine karine teşkil eder. Bu durumda, ispat yükü yer değiştirir. Diğer bir ifadeyle, ödeme savunması yönünden mevcut karine karşısında alacaklının fatura bedelini tahsil etmediğini kanıtlaması gerekir. Somut olayda dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda, davaya konu faturaların davalı taraf ticari defterlerine 2016 yılında kaydedildiği ve 2017 yılı defter kayıtlarında ise diğer bilanço kalemleri ile kapatılarak ödendiği bildirilmiştir. Davalının kapalı faturaları defterlerine kaydettiği ancak ödemenin 2017 yılında bilanço kalemleriyle yapıldığının defter kayıtları ile anlaşılması karşısında, kapalı faturanın oluşturduğu ödeme karinesinin aksi davalı defter kayıtlarından anlaşılmaktadır. Başka bir anlatımla 2016 yılında ticari defterlere kaydedilen kapalı faturanın davalı kayıtlarında 2017 yılında ödendiğinin belirtilmesi karşısında, davalının kapalı faturanın ödemeye karine oluşturmasının tersini ticari defterleriyle ortaya koymaktadır. Bu nedenle davacının fatura bedellerinin ödenmediğini ispat edemediği kabulü hatalı olduğu gibi ispat yükü üzerinde olmayan davacının yemin teklifi yersiz olup, yeminin eda edilmesi de hukuken sonuç doğurmayacaktır. Bu durumda, mahkemece, fatura bedellerinin ödendiğinin ispat yükünün davalı üzerinde olduğu kabul edilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararına karşı davacıların istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar yararına BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 31/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.