YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/141
KARAR NO : 2008/7793
KARAR TARİHİ : 30.12.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, iş bedelinin kalan kısmının tahsili için başlatılan icra takibinin davalı iş sahibi şirketin itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptâli, icra takibinin devamı, icra inkâr tazminatı istemleriyle açılmış, mahkemece işlemiş faiz isteminin reddine, diğer istemlerin kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki ilişki, sistemin kurulmasını da içerdiğinden eser sözleşmesine dayanmaktadır. Mahkemece bu durum gözden kaçırılarak taraflar arasındaki ilişkinin satım olarak değerlendirildiği anlaşılmaktadır. Davalı iş sahibi vekili, süresinde davaya cevap vermemiş, 30.05.2006 havale tarihli beyan ve delil dilekçesinde inkâr gerekçesini açıklamış, bu çerçevede delillerini dosyaya sunmuştur. Davalı iş sahibi şirketin savunması satımı yapılan ve kurulan sistemin ayıplı olduğuna ilişkindir. Davacı yüklenici şirket tarafından davalı tarafa gönderilen ve taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisinin kurulmasına dayanak olan 17.03.2005 tarihli teklif başlıklı belgenin “Garanti” başlıklı bölümünde sistemin garantisinin kurulumun tamamlanmasıyla başlayacağı ve 3 yıl süreli olacağı taahhüt edilmiştir. Davacı tarafça başlatılan icra takibine verilen cevap ve bu dosyadaki davalı şirket vekilinin 30.05.2006 havale tarihli dilekçesi ve diğer beyanlarından ayıbın garanti süresi içerisinde davacı yüklenici şirkete bildirildiği sonucuna varılmaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlığın BK’nın 360. maddesi dikkate alınarak ve sözkonusu madde uyarınca uzman bilirkişilerden rapor alınarak çözümlenmesi gerekir. BK’nın 360. maddesi uyarınca yapılan eserin kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı olup olmadığının veya ayıbın iş bedelinden indirimi gerektirip gerektirmediğini bilirkişi raporuyla ortaya çıkarılması zorunludur. Mahkemece bu durum dikkate alınmaksızın, taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesine dayandığı ve 3 yıllık garanti süresi nedeniyle ayıp ihbarının süresinde olduğu düşünülmeksizin, uzman bilirkişilerden rapor alınmadan, taraflar arasındaki ilişki satım olarak değerlendirilmek suretiyle yazılı şekilde karar oluşturulması doğru olmamıştır.
Yapılacak iş; yerinde keşif yapılarak konunun uzmanı bilirkişilerden oluşturulacak içerisinde hukukçunun da bulunduğu bir kuruldan rapor alınmak suretiyle, BK’nın 360. maddesi kapsamında uyuşmazlığın değerlendirilmesinden, sonucuna göre karar verilmesinden, taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi yargılama yapılmasını gerektirdiğinden, davacı tarafın icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesinden ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle davalı iş sahibi şirketin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın davalı iş sahibi şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 30.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.