YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4305
KARAR NO : 2022/8103
KARAR TARİHİ : 21.11.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25.04.2019 tarih ve 2018/415 E.- 2019/220 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 19.02.2021 tarih ve 2019/989 E.- 2021/227 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “AVON” esas ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin, bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “Avor” ibareli markanın 19, 35, 36, 37, 42, 43. sınıf mallarda tescil edilmek üzere davalı TPMK’ya başvuruda bulunduğunu, 2017/57683 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığı’na itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin uzun yıllardır kozmetik, tekstil ve bağlantılı sektörlerde faaliyet gösterdiğini, Avrupa, Amerika ve Türkiye’de de kendi sektöründe lider firmalardan olduğunu, dünyada başka hiçbir kozmetik markasının AVON kadar çok sayıda kendi ismini taşıyan ürünü olmadığını, davalı şahsın kötü niyetli olduğunu, kurum kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, 21.09.2018 tarih ve 2018-M-7925 sayılı YİDK kararının iptaline, karara konu 2017/57683 numaralı markanın tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, öncelikle dava konusu markaların genel izleniminin ortalama tüketici nezdinde karıştırılacak derecede benzer olmadığını, her ne kadar söz konusu markaların sadece son harfleri farklı ise de tek harflik fark ile de onlarca başka marka kombinasyonu oluşturulabileceğini, tescilli markalarla başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının tespitinde işaret ve markanın görsel, sescil ve anlamsal unsurları itibariyle bütünsel olarak analiz edilmeleri gerektiğini, başvuru ile redde mesnet alınmaya çalışılan markaların kapsamlarında yer alan ürün ve hizmetler itibariyle ortalama düzeydeki tüketicilerin davacı markalarıyla başvuru konusu işareti karıştırmasının mümkün olmadığını, her iki kelimenin anlamsal farklılığının ilk bakışta farkedildiğini, yazım biçimi ve kullanılan logolar itibariyle ve bütünsel olarak başvuru konusu işaretle davacı markaları arasında belirgin farklılık bulunduğunu, davacı markalarının tanınmış olmasının da sonuca etkisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, markanın davalı tarafından kullanılmadığını, herhangi bir zararın oluşmadığını, markanın iltibas oluşturmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, başvuru konusu AVOR sözcüğünün üst kısmında V ve O harflerini kapsayacak şekilde mavi renkte iç içe yazılmış büyük “v” ve yine küçük “v” harflerinin yazılmış olduğu, başvuru kapsamında yer alan 19, 35, 36, 37, 42, 43.sınıf hizmetlerin bir kısmının davacı markalarının kapsamında yer aldığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği; davacının AVON ibareli markasıyla davalının “AVOR+ŞEKİL” ibareli başvurusu arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, gerek okunuş ve anlamsal olarak, gerekse şekille birlikte görünüşte yeteri derecede farklılık yarattığı, bu nedenle davacı itirazlarının reddine dair kurum kararının hukuka uygun olduğu, davacı markasının tanınmış marka olmasının da varılan sonucu değiştirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, “AVOR+şekil” ibaresinden oluşan dava konusu markada asıl unsurun “Avor” ibaresi olduğu, başvuruda yer alan şekil unsurunun ayırt edicilik sağlamadığı, davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunun da “Avon” ibaresi olduğu, dava konusu dört harfli markanın ilk üç harfinin, davacının itirazına gerekçe markaları ile aynı olması, markaları görsel ve işitsel olarak benzer kılmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2020/571 Esas 2020/4975 Karar sayılı ilamında da davacının “Avon” ibareleri markaları ile “Avoy” ibareli marka arasında ilk üç harfin aynı olması nedeniyle marka işaretleri yönünden benzerlik bulunduğu, dolayısıyla markaların benzer olduğu, haliyle benzer mal ve hizmet sınıfları yönünden markalar arasında karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkacağı gerekçesiyle benzer mal ve hizmetler bakımından davanın kabulünün gerektiği, diğer mal ve hizmetler yönünden davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı Türk Marka ve Patent Kurumu’nun sayılı 2018-M-7925 YİDK Kararının, 35. sınıfta yer alan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.Büro hizmetleri: sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri.”, 36. sınıfta yer alan “Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler”, 42. sınıfta yer alan “Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri.” hizmetleri yönünden kısmen iptaline ve bu mal ve hizmetler yönünden dava konusu markanın kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karar, davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPMK’dan alınmasına, 21/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.