YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8332
KARAR NO : 2022/8107
KARAR TARİHİ : 21.11.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.07.2017 tarih ve 2014/963 E. – 2017/528 K. sayılı kararın davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 10.12.2020 tarih ve 2019/1001 E. – 2020/1302 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile dava dışı Ak-Tik … Ltd. Şirketi’nin arasında genel kredi sözleşmesi imzaladığını, diğer davalı borçluların ise müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladıklarını, dava dışı şirketin kredileri zamanında ödemediğini, bu nedenle davalılara ihtarname keşide edildiğini, ancak sonuç alınamadığını, bu nedenle davacı banka tarafından alacağın tahsil edilmesi amacıyla genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, ancak davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek takibe haksız olarak yapılan itirazların iptali ile, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, sözleşmede atılan imzanın taklit edilerek kefil gösterildiğini, banka sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını, borcun olduğunu ödeme emri tebliğ edildiğinde öğrendiğini, davacı bankanın imza ve kimlik incelemesi yapmadan kredi kullandırdığı için kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine ve %60’dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, takibe yönelik olarak davalı …’nun takibe konu sözleşmedeki imzaya itiraz ettiği, aldırılan bilirkişi raporuna göre sözleşmedeki imzanın davalı …’na ait olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davacının bu davalı hakkında açtığı davanın reddine, davacının kötü niyetli olarak icra takibi yaptığı ispatlanamadığından davalının koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerektiği, yargılama aşamasında dava konusu alacağın ödenmiş olduğu ve davacının … haricindeki diğer davalılar hakkında açtığı davayı takip etmediği, bundan dolayı dosyanın işlemden kaldırılarak, 3 ay içerisinde ise yenilenmediğinden diğer davalılar yönünden açılan davanın HMK 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacının davalılar Ak-Nur İnş. Elk. San. Taah. Tic. Ltd. Şti., …, … ve … hakkında açtığı davanın HMK 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davalı … hakkında açılan davanın reddine, davacının kötü niyeti ispatlanamadığından davalının koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, mahkemece yapılan yargılama sırasında 07/10/2015 tarihli celsede taraflarca takip edilmeyen dava dosyasının HMK’nun 150.maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davalı … vekilince yenileme talebinde bulunulduğu, anılan talep üzerine davalı … hakkında yargılamaya devam edildiği, ancak dava tarihinden sonra dava konusu borcun ödenerek takip hesabının kapatıldığı, bu durumda mahkemece davalı … hakkında açılan davanın yargılama aşamasında konusuz kaldığı gözetilerek konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca davalı … lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı yönünden ise davacı bankanın davalı …’na karşı icra takibine girişmekte haksız ve kötüniyetli olduğu gözetilerek davalı … yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde anılan davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmesinin de isabetli olmadığı, diğer istinaf sebeplerinin ise reddinin gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin davalı … hakkında vekalet ücreti takdirine yönelik istinaf itirazının kabulüne, davalı … vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kabulüne, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak davacının davalılar Ak-Nur İnş. Elk. San. Taah. Tic. Ltd. Şti., …, … ve … hakkında açtığı davanın HMK 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davalı … hakkında açılan davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, İİK’nun 67/2. maddesi uyarınca 345.892,64 TL alacağın %20’si oranında hesaplanan 69.178,52 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalı …’na verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 21/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.